5. Ceza Dairesi 2008/8005 E. , 2012/3851 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; T.C. Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen 30/01/2007 gün, 2007/3-9 Esas ve 2007/18 sayılı; 05/07/2011 gün, 2011/2-148 Esas ve 2011/155 sayılı; 2011/1-175 Esas ve 2011/210 sayılı kararlarına göre; gerek yüze karşı, ge
**5. Ceza Dairesi 2008/8005 E. , 2012/3851 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; T.C. Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen 30/01/2007 gün, 2007/3-9 Esas ve 2007/18 sayılı; 05/07/2011 gün, 2011/2-148 Esas ve 2011/155 sayılı; 2011/1-175 Esas ve 2011/210 sayılı kararlarına göre; gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hükümlerde başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve şekillerinin belirtilmesi zorunlu olduğu halde, sanıklar ile müdafiilerin yokluğunda verilen hükümlere ilişkin hüküm fıkrasında başvuru şekli ile sürenin tefhim veya tebliğden itibaren başlayacağının gösterilmediği ve bu noksanlık CMK'nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni sayıldığından, sanık ...´ın 18/12/2009 havale tarihli dilekçesinin süresinde yapılmış eski hale getirme yoluyla temyiz isteği niteliğinde olduğu kabul edilerek, tayin olunan ceza miktarına göre sanık ... ve sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Suç tarihlerinde ... Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görevli olan sanıkların, sivil giyimli olarak "..." isimli kafeye gelerek müştekiden kimlik göstermesini istedikleri, katılanın da ehliyet gösterdiği, ancak sanıkların ehliyetin kenarlarının yırtık ve resminin kopuk olmasından şüphelendikleri ve katılanı yasal dayanağı olmaksızın karakola getirdikleri ve katılandan serbest bırakılması karşılığında, iki adet cep telefonu istedikleri, ancak, katılanın aranmıyor olmasına, hakkında soruşturma ve kovuşturma olmamasına rağmen, sanıkların ellerinden kurtulmak için, talep edilen cep telefonları yerine, sanıklara 110 dolar, 90 euro, 100 lira para verdiği, sanıkların bununla da yetinmeyip katılandan ayrıca nokia 7250 marka cep telefonunu da aldıkları, böylece, sanıkların atılı suçu işledikleri anlaşılmış olup, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; İrtikaba konu olan ve sanıklar tarafından katılandan alındığı kabul edilen cep telefonunun suç tarihi itibariyle değerinin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek ve yine sanıklar tarafından alındığı kabul edilen dolar ve euro cinsinden paraların suç tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı da belirlenip buna eklenerek, sanıkların katılandan sağlamış oldukları menfaate ilişkin toplam para miktarına göre haklarında 765 sayılı TCK'nın 219/son maddesine göre indirim yapılıp yapılmayacağı da tartışıldıktan sonra 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, tüm hak yoksunluklarının hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi, Sanıklar hakkında TCK'nın 250. maddesine göre temel ceza belirlenirken, uygulama fıkrasının ne olduğunun ve yine sanıklara verilen cezalardan TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapılırken, indirim oranının ne olduğunun hükümde gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanık ... müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 17/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.