7. Ceza Dairesi 2022/14139 E. , 2024/4326 K. MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2021/36 E., 2021/325 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir d…
**7. Ceza Dairesi 2022/14139 E. , 2024/4326 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2021/36 E., 2021/325 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuk hakkında cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığı halde dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile mahkûmiyetine karar verildiğine ve re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir. II. GEREKÇE Kolluk görevlileri tarafından kaçakçılık suçu ile mücadele çalışmaları kapsamında görevlilere ulaşan bir ihbar neticesinde Adana ili, ..., No:10, Seyhan adresinde yüklü miktarda kaçak sigara bulunduğu ve kaçak sigaraların kısa süre içerisinde piyasaya sürüleceği bilgisi alınması üzerine, görevlilerce Adana 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.11.2013 tarihli ve 2013/795 Değişik İş numaralı adlî arama kararı ile 15.11.2013 tarihinde, saat 15.30 sıralarında bahsi geçen adrese gidildiği, kilitli olan kapıyı açan olmaması üzerine kapının çilingir marifetiyle açıldığı, binanın tek katlı olduğu ve herhangi bir odasının bulunmadığı, içeride 15-18 yaş aralığındaki suça sürüklenen çocuk ... ile yetişkin oldukları için haklarında ayrı soruşturma yürütülen ..., ... ve ...'nın bulunduğu, yerde koliler içerisinde muhtelif markalarda kaçak sigaralar olduğu görülerek 10.034 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği, kaçak sigaraların kime ait olduğu sorulduğunda ...'in kaçak sigaraların açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği ... ve ... adlı şahıslara ait olduğunu belirttiği, arama sırasında olay mahalline gelen söz konusu taşınmazın mülk sahibi olan ...'in iş yerini ... adlı şahsa kiraya vermiş olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Dosyada söz konusu taşınmazın boş depo olarak ...'in oğlu olan ... tarafından, ... adlı şahsa 1 yıl süre ile kiralandığına dair 15.12.2012 tarihli kira sözleşmesi sureti mevcuttur. Hazırlık aşamasında suça sürüklenen çocuk ... ile haklarında ayrı soruşturma yürütülen ... ve ...'nın aynı yöndeki beyanlarında; olay tarihinde ... ile birlikte gezmekte oldukları sırada ...'in arkadaşı olan daha önceden tanımadıkları ...'in kendilerini iş yerine davet etmesi üzerine bahse konu adrese gittiklerini, ...'in kola almak için iş yerinden ayrıldığı sırada polislerin gelerek baskın yaptığını, kaçak sigaralarla ilgilerinin bulunmadığını beyan ettikleri, ...'in de aynı yönde beyanda bulunmakla birlikte ayrıca kaçak sigaraların ... isimli şahıs, ... ve ... isimli şahıslara ait olduğunu belirttiği görülmüştür. Soruşturma devam etmekte iken; 16.11.2013 tarihinde, ... adlı şahsın kendiliğinden polis merkezine müracaat ederek müdafii eşliğinde alınan kolluk ifadesinde; iş yerini ...'dan kiraladığını, ele geçen kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu, ...'ın açık kimlik bilgilerini bilmediğini, iş yerinde yakalanan 4 kişiyi ise tanımadığını belirtmiştir. Yetişkin şüphelilere ilişkin ayrı yürütülen soruşturmada ..., ..., ... ve açık kimliğinin tespiti yapılamayan ... hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ... hakkında ise 22.11.2013 tarihli ve 2013/26638 Esas sayılı iddianame ile kaçakçılık suçundan kamu davası açıldığı, ...'ın mahkemedeki savunmasında kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu suça sürüklenen çocuğu tanımadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Suça sürklenen çocuk 11.03.2014 tarihli savunmasında; arkadaşı ...'in arkadaşı olan ... adlı şahsın daveti üzerine bahse konu yere gittiğini, evde çok sayıda kaçak sigara olduğunu gördüğünü, hemen akabinde polisler tarafından baskın yapıldığını, kaçak sigaralarla ilgisinin bulunmadığını belirtmiştir. Mahkemece suça sürüklenen çocuğa ilişkin yargılama sırasında beyanına başvurulan tanık G.A.'nın beyanında; depoyu ... adlı şahıstan 1 yıllığına kiraladığını, kaçak sigaraları depoya kendisinin koyduğunu, depoda yakalanan 4 kişiyi tanımadığını beyan etmiştir. Suça sürüklenen çocuğun Dairemizin 08.12.2020 tarihli bozma ilâmı üzerine alınan 04.06.2021 tarihli savunmasında ise; önceki anlatımlarının doğru olmadığını, olay tarihinden 1 gün önce telefon işi yapan ... adlı şahsa ait iş yerinde çalışmaya başladığını, çay-kahve ve temizlik işlerine bakıyor olduğunu, ertesi gün ...'ın kendisini bir depoya götürdüğünü, müşterinin siparişi olduğunu, paketlerde şarj aleti, kulaklık gibi malzemeler olduğunu, siparişin kutulanarak paketlenmesi gerektiğini söylediğini, malzemelerin siyah poşette bantlı bir şekilde durmakta olduğunu, sadece poşetleri kolilediklerini, o sırada polislerin geldiğini, ekmeğinden olmamak için işin doğrusunu anlatamadığını belirttiği anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuğun 11.03.2014 tarihli savunmasında kutularda kaçak sigara olduğunu gördüğünü, 04.06.2021 tarihli savunmasında ise poşetlerin kolileme işlemini yaptıklarını beyan etmesi, ele geçen kaçak sigara miktarının 10.034 karton olup, içerisinde başkaca bir eşya bulunmayan boş depoda ele geçmesi karşısında; suça sürüklenen çocuğun aşamalarda birbiriyle çelişkili savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, ticari miktarda kaçak sigara ile birlikte suçüstü yakalandığı anlaşılmış olup, eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Her ne kadar Tebliğname'de, suça sürüklenen çocuğa soruşturma evresinde ihtarat yapılmamış olması nedeniyle suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken, ödeme halinde yapılacak indirim oranı belirtilmeden ihtarat yapılması suretiyle usulsüz ihtaratta bulunulduğu ve usulünce yapılmayan ihtarata uyularak ödeme yapılmadığından bahisle suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de; talimat mahkemesi tarafından suça sürüklenen çocuğa yapılan etkin pişmanlık ihtaratı sırasında okunan 23.03.2021 tarihli talimat üst yazısında ödeme halinde yapılacak indirim oranının 1/2 olarak belirtildiği anlaşılmış olup, bu nedenle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 24.04.2024 tarihinde karar verildi.