Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 100 yıllık bir süre içinde Türkiye de ... adlı ajandaların kendileri tarafından üretilip piyasaya sürüldüğünü,tüketiciler nezdinde her ne kadar ... kelimesi ürünün kendisi taraf etmeye yarasada ajandan kelimesi ile ... kelimesinin bir bütün olarak değerlendirildiğini tanınırı hale geldiğini ancak davalının kendi ürünü ile renginde şekliyle genel görünümüyle içerik bilgileriyle içerik tasarımıyla birebir aynı olarak ... adıyla bir ürünün piyasaya sürüldüğün
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı firmanın uzun yıllardır ticaret yaptığını, yine davalı ile yapılan karşılıklı ticaret sonucunda müvekkili firma tarafından davalı firmaya... bankasına ...Şubesine ait...numaralı 16/09/2019 vadeli 30.000 tutarlı,... numaralı 18/09/2019 tarihli 40.000 tutarlı,... numaralı 24/09/2019 tarihli 20.000 tutarlı ve... çek numaralı 30/09/2019 vadeli 30.0000 tutarlı olan çekleri verdiğini, çek asılları davalıda olduğu için ek olarak davalı firma tarafından düzenlenen 15.05.2019 tarihli tahsilat makbuzunu sunduklarını, bunun yanı sıra yine yapılan karşılıklı ticari işler gereği davalının müvekkilline yukarıdaki çeklerin tutarından fazla borcu bulunduğunu, müvekkilinin Ticari Defterlerinin incelenmesi halinde bu durumun açığa çıkacağını, davalı tarafından müvekkiline ödenmek üzere vadeleri 15/07/2019 ve 30/07/2019 olan bonolar için icra takibi başlatılmış olup ödeme emrindeki toplam borç tutarının 110.130,36 TL olduğunu, davalı firmanın bahsedilen bu borcu ödemediğini, davalı firmanın tek yetkilisi ve sahibi olan...'ın müvekkili firmaya yukarıda bahsedilen tutarlardan da fazla borçlu bulunduğunu, öyle ki müvekkilinin borçlarını tahsil edemeyince icra yoluna başvurduğunu, davalı tarafından müvekkilinin bin bir bahane ile oyalandığını, her seferinde ödeme sözü alındığını ancak ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle bedelsiz kalmış olan söz konusu çeklerin vadeleri geldiğinde karşı tarafça takibe konması konusunda haklı endişeleri olduğunu, bu nedenle müvekkili hakkında herhangi bir takip açılmadan önce, iş bu menfi tespit davasını açma zorunluluğu doğduğunu, müvekkili firmanın davalıya vermiş olduğu çeklerin vadesi gelecek ay geleceğinden olası bir icra takibine karşı İİK’nun 72. maddeside “İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir” hükmünün yer aldığını, Kanunun bu maddesi uyarınca ivedi olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin ödemeden kaçtığı için imkansız hale gelecek hakkının önüne geçmek için tedbir kararı talep ettiklerini, tedbir kararınının kabul edilmesi halinde müvekkili aleyhine çeklere karşılıksızdır kaşesi vurulmaması için merkez bankasına müzekkere yazılarak durumun bildirilmesini, sonuç olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ve şartıyla; belirtilen nedenlerle, davalı adına düzenlenen toplamda 120.000 liralık çeklerin bedelsiz kaldığının ve bu çeklerden dolayı davalıya müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitini, çeklerin iptalini ve ayrıca İhtiyati Tedbir kararı verilerek dava konusu çeklerin protesto edilmesi ihtimalinde protestonun dava sonuna kadar T.C. Merkez Bankasına bildirilmemesini ve icra takibine konu edilmemesine karar verilmesini, masraf ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini dava ve talep etmiştir.