3. Ceza Dairesi 2022/10985 E. , 2025/5908 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1582 E., 2020/430 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/88 E., 2018/164 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 maddeleri delaletiyle 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : …
**3. Ceza Dairesi 2022/10985 E. , 2025/5908 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1582 E., 2020/430 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/88 E., 2018/164 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 maddeleri delaletiyle 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1.Dosyanın tetkikinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinde yapılan kontrole göre; İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının, hükmün açıklandığı 27.04.2018 tarihli duruşma zaptında heyette yer alan 37957 sicil numaralı üye hakim yerine başka bir hakim tarafından elektronik imza ile imzalanması karşısında, duruşma zaptı ve gerekçeli karardaki hatalı imzanın usulüne uygun şekilde giderilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 219 ve 232/7 nci maddelerine muhalefet edilmesi, 2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 Başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığa ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ilgili birimlerden temini ile anılan tutanakta ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden gerçek ismi tespit edilen şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip gerekirse tüm bilgi ve beyan sahiplerinin gerekirse tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumu, 3.Temyiz aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan Ankara İl Emniyet Müdürlüğünün 06.01.2023 tarihli yazısında; mülki idare yapılanmasına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında örgüt mensuplarınca 2010-2013 yıllarında operasyonel hat kullanmak suretiyle oluşturulan hücresel haberleşme ağında mahrem hizmetler olarak adlandırılan yapılanma bünyesinde sanığın da adının geçtiğinin anlaşılması karşısında; anılan hususların araştırılarak söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve ilgili kişilerin mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmelerinin sağlanılması, temyiz aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan ....'nin beyanları ile UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.