T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1113 - 2026/12 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine) ESAS NO : 2025/1113 KARAR NO : 2026/12 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/11/2025 NUMARASI : 2025/944 Esas TALEP KONUSU : İhtiyati Haciz KA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1113 - 2026/12 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine) ESAS NO : 2025/1113 KARAR NO : 2026/12 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/11/2025 NUMARASI : 2025/944 Esas TALEP KONUSU : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 08/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/01/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davada, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili; davalı şirket aleyhine müvekkili tarafından Ankara 7. Genel İcra Dairesi'nin 2025/49683 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı müvekkili şirkete borcu olmadığından bahisle borca ve ferilerine itirazda bulunduğunu, bu sebeple takibin durduğunu, müvekkili ... İnşaat Tur. Gıda Ve Sağlık Ürün San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkili tarafından "... fabrikası ısıtma-soğutma tesisat işleri" kapsamında davalıya iş yapıldığını ve davalı adına dava konusu alacağa dayanak 16.04.2025 tarih ve GIB202*** *** **** nolu 1.316.334,81-TL bedelli e-Arşiv fatura düzenlendiğini, kaldı ki söz konusu fatura ve içeriğindeki malzeme iş davalının zaten kabulünde olduğunu, davalı tarafından işbu faturaya istinaden kısmi ödeme yapılmış ödenmeyen bakiye olan 473.327,00 TL asıl alacak bakımından Ankara 7. Genel İcra Dairesi'nin 2025/49683 Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket tarafından icra takibi başlatıldığını, müvekkili taraflar arasındaki anlaşmadan doğan yükümlülüklerini yerine getirdiği halde davalı üzerine düşen ödeme edimini ifadan kaçındığını, herhangi bir şekilde itirazda bulunmadığını fatura bedelinin bakiyesini ödemediğini, müvekkili şirket taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak üstlendiği işi tamamlamış ve takibe konu faturayı kestiğini, davalının bakiye fatura borcunu ödememesi üzerine başlatılan Ankara 7. Genel İcra Dairesi'nin 2025/49683 E. sayılı takip borca itirazla durduğunu, ancak, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisi davalı tarafın itirazına uğramayan faturaya bağlı olduğundan yapılan itirazın süreci uzatmaya yönelik haksız ve kötü niyetli bir itiraz olduğunu, davalı şirket her ne kadar faize itiraz etmişse de, faturanın gönderilmesi ile temerrüt gerçekleşmiş olduğundan, takipte talep edilen işlemiş faize yönelik itirazlarının da iptali gerektiğini, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para alacağı şartının somut olayda mevcut olduğunu, özellikle davalı tarafın icra takip dosyasına sunduğunu itiraz dilekçelerinin içeriğinden keyfi bir tutumla borcu ödemediğini, alacağın ispatlı olduğu gözetilerek takdiren teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise takdir edilecek teminat karşılığı davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, davaya konu edilen alacak tutarı ile sınırlı olmak üzere; davalı borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; "Talep, hukuki nitelikleri itibari ile ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinin birinci fıkrası ile vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları, ikinci fıkrası ile ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş/istenebilir/muaccel olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur. Bahsedilen bu şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı, başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir. Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinin ikinci fıkrasına göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir. Bu açıklamalara göre ihtiyatı haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır. İhtiyati haciz için yaklaşık ispat kuralı geçerli olup alacaklıdan kesin ispat delillerin istenmesi gerekli değil ise de alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, buna göre muaccel bir alacağın varlığından bahsedilemeyeceği, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığına ilişkin yeterli delil de sunulmadığı" gerekçesi ile, talebin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Cumhuriyet Vergi Dairesinin cevabi yazısı ekinde gönderilen karşılaştırmalı alış-satış analiz tablosunun 27. sayfasının ilk satırında, davalı şirketin müvekkil şirketten KDV hariç 1.316.334,81 TL tutarında mal ve hizmet alımı yaptığı açıkça bildirildiğini, bu alıma ilişkin olarak müvekkilince düzenlenen 16/04/2025 tarihli ve GİB202*** *** **** numaralı faturanın, dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, söz konusu fatura bedelinin, Cumhuriyet Vergi Dairesine verilen beyannamede ve BA-BS formlarında da yer aldığını, davalı şirketin kendi vergi beyanlarında dahi borcun varlığını kabul ettiğini, davalı tarafın hem vergi dairesine verdiği beyanname hem de, fiilen yaptığı kısmi ödemelerde borcun varlığını açıkça kabul ettiğini, müvekkilinin alacağının tahsilini geciktirme amacıyla takip aşamasında kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini, İİK.'nun 257. maddesinde aranan, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para alacağı şartının somut olayda mevcut olduğunu, davalı tarafın icra takip dosyasına sunduğu itiraz dilekçelerinin içeriğinden keyfi bir tutumla borcu ödemediği, vergi dairesi cevabıyla da alacağın ispatlı olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Davacı taraf yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş olup, hüküm ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116.60 TL harcın ihtiyati haciz talep eden davacıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ihtiyati haciz talep eden davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından aleyhine ihtiyati haciz istenen davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Katip E-imzalıdır