5. Hukuk Dairesi 2025/9197 E. , 2026/4511 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1850 Esas, 2025/829 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/445 Esas, 2022/411 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir…
5. Hukuk Dairesi 2025/9197 E. , 2026/4511 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1850 Esas, 2025/829 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/445 Esas, 2022/411 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Mahkemece davacılardan ... dışındaki davacılar lehine hükmedilen tazminat bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığından adı geçen davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin, davacı ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait Bursa ili, ..., ... Mahallesi, 41 77... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Kent Parkı Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planında kent parkı alanında kalarak fiilen el konulduğunu, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 16.000,00 TL tazminatın faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde isimleri yer alan ..., ... ve ...'ın isimlerinin tapu kaydında bulunmadığını, bu davacılar bakımından aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının sorumlu olduğunu, emsal incelemesinin usulüne uygun şekilde yapılmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, belirlenen bedele uygulanan faizin ıslah tarihinden itibaren uygulanması gerektiğini, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yapılan plan çalışmalarının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kent parkı alanında kaldığı ve taşınmazdan sorumlu idarenin davalı ... Belediyesi olduğu, taşınmazın bir kısmına asfalt yol yapmak suretiyle fiilen el atıldığı sabit olup, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'un (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak taşınmazın değerinin belirlenmesinde isabetsizlik olmamakla birlikte; dava konusu taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde, davacılardan ..., ... ve ...'ın taşınmazda paydaş olmadığı, bu davacılar yönünden davanın, 6100 sayılı Kanun'un 114/1-d ve 115/2 nci maddeleri gereğince aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken bu davacılar yönünden de kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş olup, davalı idare vekilinin bu husustaki istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Dava konusu taşınmaz ile aynı kent parkı alanında kalan komşu parsellere ait dosyalar, güncel mevzuat, dava konusu taşınmazla ilgili daha önce açılıp kabul ile sonuçlanan ve kesinleşen kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı davalar birlikte değerlendirilip gözetildiğinde taşınmazda davalı idarenin sorumlu olduğu fiilen el atma bulunduğu, 2006 yılından itibaren yürülükte bulunan imar planında kent parkı alanında olan dava konusu taşınmazda proje bütünlüğü ilkesi gereği kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği, taşınmazın tasarrufunun kısıtlandığı anlaşıldığından davacıların paylarına düşen bedellere hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davalı İdare Vekilinin Davacı ...' a İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.