İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 18/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/09/2025 ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/195 esas 2025/321 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından teklif listesindeki ürünlerin siparişinin verildiğini, 03.03.2020 tarihi itibariyle faturalarda…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1598 KARAR NO : 2025/1751 KARAR TARİHİ : 18/09/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/03/2025 NUMARASI : 2022/195 ESAS 2025/321 KARAR DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... VEKİLLERİ : Av. İHBAR OLUNAN : ... ... DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 18/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/09/2025 ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/195 esas 2025/321 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından teklif listesindeki ürünlerin siparişinin verildiğini, 03.03.2020 tarihi itibariyle faturalardaki ve satış teklifindeki ürünlerin teslimatının başladığını, ürünlerin teslimi ve seranın kurulumunun geniş bir zaman gerektirdiğini ve seranın tam olarak hazır olması ilkbahar sonu ve yaz mevsimi başı olduğu için herhangi bir problemin yaşanmadığını, müvekkili şirket yetkililerinin davalı firma ile iletişime geçtiğini ve 29.01.2021 tarihli yeni bir sipariş formunun düzenlendiğini ardından sera malzemelerinde incelemelerin yapılmaya başlandığını, davalı tarafa ....Noterliği vasıtasıyla 02267 yevmiye numaralı 15.02.2021 tarihli ihtarname gönderildiğini, davalı şirket tarafından gönderilen cevabı ihtarnamede, sorumluluğun kabul edilmediğinin müvekkili tarafa bildirildiğini, davalı şirket tarafından tanzim edilen faturaların toplam bedelinin 1.195.337,39.TL olduğunu, müvekkili şirket tarafından da 1 adet iade faturasının tanzim edildiğini, iade edilen fatura bedelinin ise 28.691,68.TL olduğunu, fatura bedellerinin davalı şirkete eksiksiz bir şekilde ödendiğini, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete teslim edilen ürünlere istinaden ... Mah. ... Ada, 3 Parsel, ... adresinde bulunan taşınmazda kurulan serada, müvekkili şirket tarafından sipariş edilen ... kodlu havalandırma kolu köprüsü 2mm olarak gönderilmesi gerekirken 1 mm-1,50 mm arasında gönderildiğini, yaşanan rüzgârlı hava sonrasında havalandırma kolu köprülerinin zarar görerek açıldığını, profillerin eğildiğini, serayı kaplayan örtünün büyük bir kısmının parçalanarak uçtuğunu, bunun neticesinde serada bulunan mahsullerin zarar gördüğünü, müvekkili tarafından sipariş edilen AS-5251-8820 kodlu çift açılı profil kelepçesi, ... katalog numaralı 80X80 profil kelepçesi, AS-6445-13000220 katalog numaralı 45’lik U, AS-6303- katalog numaralı 30X40 havalandırma kolu, saçlı profil kelepçesi, çift açılı profil kelepçesi, tek açılı profil kelepçesi, profil köşe kelepçesi, AS-6001-3425 katalog numaralı 30X40 kramiyer kolu kelepçesi ve havalandırma kolu da belirlenen kalınlığın altında gönderilerek serada zarara sebebiyet veren ürünlerden olduğunu, davalı firmanın üretimi olan ürünlerin, belirli makinelerden belirli ölçüler girilerek üretildiğini, davalı tarafın teslim ettiği ürünlerin ayıplı olduğunu bilmeme ihtimalinin bulunmadığını, davalının ağır kusurlu olduğunu, davalı tarafından birçok ürünün ayıplı bir şekilde üretilip teslim edildiğini, bu sebeple, faturalar ve bilirkişi raporu doğrultusunda tespit edilecek bedel doğrultusunda, TTK m.23/1-c ve TBK m.227/1-2 hükümleri gereğince ayıp oranında indirim talep etme gereğini doğduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, şimdilik 5.000,00.TL ayıp oranında indirim bedelinin, sözleşme tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ağır kusuru ile ayıplı mal teslim eden ve seradaki ürünlerin zarar görmesine neden olan davalı tarafın, 5.000,00.TL maddi tazminatı temerrüt tarihi olan 18.02.2021’den itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesini, delil tespiti dosyası ve mahkememiz dosyası ile birlikte olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili, Davacı ve müvekkili taraf arasındaki ticari ilişkinin 21/02/2020 tarihli "sipariş sözleşmesi" ile kurulduğunu, davacının, sipariş edilen ve faturası kesilen ürünlerin ödemesini yaparak ürünlerin tamamını teslim aldığını, ....Noterliği'nin vasıtasıyla davalıya 15/02/2021 tarihinde ihtarneme gönderildiğini, davalının ihtarnameye 22/02/2021 tarihinde cevap verdiğini, 03/03/2022 tarihinde derdest dava açıldığını, davalı tarafından teslim edilen ürünlerin ayıplı olmadığını, satışı yapılan malzemelerin gizli ayıplı olarak değerlendirilemeyeceğini, davalı tarafından satış sözleşmesine uygun şekilde ürünlerin teslim edildiğini, davacının ürün zararından kaynaklı maddi zararına ilişkin talebinin ise dosyada bulunan Ziraat Mühendisi tarafından verilen raporda açıkça herhangi bir zararının olmaması nedeni ile reddinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; " taraflar arasındaki satışı konu sera ürünlerine ait fatura içeriği ile serada yer alan sera ürünlerinin karşılaştırılması sonucu 2,0 mm olması gereken saç kalınlığının 1,35 mm-1,95 mm-1,92 mm olduğunun, 2,5 mm olması gereken et kalınlıklarının 2,26 mm ve 2.0 mm olması gereken et kalınlıklarının 1,77 mm- 1,80 mm olduğunun ve oluşan bu farklılığın rüzgar nedeniyle seraya zarar verebileceğinin ve gizli ayıplı ürün olduğunun tespit edildiği yine mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile değişik iş dosyasında yapılan tespit gibi sera malzeme parçalarındaki kalınlıkların satış faturasındaki kalınlıklardan daha ince olduğunun rapor edildiği, bu haliyle satışa konu sera malzemesi sayısı ve mm cinsinden kalınlık farklılığı nazara alınarak ilk bakışta veya yüzeysel muayene ile anlaşılamayacak şekilde kullanım sonucu anlaşılabilecek bir husus olması nedeniyle ürünlerin gizli ayıplı olduğu sonucuna varıldığı, seranın Ocak-Şubat 2021 yılında rüzgarın etkisi ile yıkıldığının tanık beyanından anlaşılması, taraflar arasında 29.01.2021 tarihli sera ürün malzemesi siparişinin oluşturulması, ....Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/8 Değişik İş sayılı dosyası ile 16.02.2021 tarihli davacı talebi üzerine ilgili serada 18.02.2021 tarihinde keşif icra edilişi ve davacı tarafça 15.02.2021 tarihinde davalı adına zarar bildiriminin yapılışı karşısında ayıp ihbar yükümlülüğünün süresinde yapıldığının anlaşıldığı, bu nedenle davacı tarafça ayıp oranında satış bedelinden indirim yapılması yönünde seçimlik hakkın kullanılabileceği, bilirkişi raporuyla da tespit olunan 361.741,90.TL alacak yönünden davacının talep hakkının bulunduğu ve bu bedel üzerinden talebin ıslah edildiği anlaşılmakla davanın kabulüne " şeklinde karar verilmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; derdest dosyada tarafların tacir olduğu tartışmasız olduğunu, davacı 2020 yılında satın aldığı malların ayıplı olduğunu 15.02.2021 yılından taraflarına bildirildiğini, davacı tarafın tacir olduğunu, uyuşmazlığın ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklandığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davacı tarafından müvekkiline keşide edilen ihtarnamenin incelendiğini, henüz mahkemeler vasıtası ile bilirkişi incelemesi yapılmadan ürünlerin et kalınlıklarının daha ince olduğunun tespit edildiğinin ikrar edildiğini, ihtarname içeriğinden davacının satış teklif ve ürün katalogları ile teslim edilen ürünlerin karşılaştırdığını, paketlerin üst kısmında uygun ürünlerin yer almasına rağmen alt kısımlarda ayıplı ürün olduğunu tespit ettiğini beyan ettiğini, müvekkilinin ürünleri teslim etmesinin ardından makine mühendisi davacı şirket ortağı tarafından seranın kurulması aşamasında davaya konu ayıbın tespit edilmemesi olanaksız olduğunu, sonuç itibari ile bu ayıbın gizli ayıp olarak kabul edilerek müvekkili aleyhine davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, ayıplı mal satışından kaynaklanan, ayıp oranında indirim bedeli ile tazminat talebine ilişkindir. Davacı tarafından, 20.02.2020 tarihli satış teklifine istinaden davalıdan satın alınan sera malzemelerinin, 03/03/2020 tarihi itibariyle teslim edilip, seranın kurulumunun tamamlandığı, ancak, kış ayının gelmesi ile birlikte seranın rüzgara karşı dayanaksız olduğunun ortaya çıktığı, Ocak 2021 ve Şubat 2021 tarihlerinde seranın önemli bir bölümünün yıkılıp, örtüsünün uçtuğu ve ürünlerin zarar gördüğü, haricen yaptırılan incelemede ürünlerin, vaat edilen kalınlık ve kalitede olmadığının anlaşıldığı, bunun üzerine davalıya ihtarname gönderildiği, davalının, cevabı ihtarname ile sorumluluğu kabul etmediği, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/18 D.İş sayılı tespit dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporunda, malların gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği, davalının gizli ayıplı ürün satması nedeniyle ağır kusurlu olduğu belirtilerek, şimdilik 5.000,00.TL ayıp oranında indirim bedelinin ve seradaki ürün zararından kaynaklanan 5.000,00.TL maddi tazminatın davalıdan tazmini talep edilmiş, davalı ise, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, teslim edilen ürünlerin ayıplı olmadığını, satış sözleşmesine uygun şekilde ürünlerin teslim edildiğini, davacının ürün zararının da bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından İstinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olmak üzere duruşmalı olarak yapılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, satış sözleşmesine konu malların ayıplı olup olmadığı, ayıplı kabul edilmesi halinde ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı ve davacının seçim hakkını hangi yönde kullandığı ile tazminat miktarı hususlarına ilişkindir. ....Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/8 Değişik İş sayılı dosyası ile 16/02/2021 tarihinde davacı tarafından tespit talebinde bulunulduğu, mahkemece, dava konusu sera üzerinde 18/02/2021 tarihinde keşif yapıldığı ve 19/05/2021 tarihli rapor ile seranın gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından davalıya gönderilen ....Noterliği'ne ait 02267 yevmiye numaralı 15.02.2021 tarihli ihtarname ile ayıp ihbarında bulunulduğu anlaşılmıştır. Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı Borçlar Kanununun 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenlemede “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur." denilmektedir. Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz derhal ihbar etmelidir (Domaniç, H.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C.I, İstanbul 1988, s.155; Yavuz, N.: Ayıplı İfa, 2.b., Ankara 2010, s. 107; Karakaş, C.F.: Ticari Satımda Ayıp İhbarının Süresi ve Şekli, XXII. Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Ankar 2006, s.172). Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Eğer alıcı iğfal edilmiş, yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz. Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfetini düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca, ticari satışlarda; “malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme soncunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir. Bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır” şeklidedir. TBK’nun 225. maddesi gereğince ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacaktır. Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı, TBK’nun 227. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından birini kullanabilecektir. TBK.nun 227. maddesine göre, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir. 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. Somut olayda, davacı tarafından, davalıdan satın alınan sera malzemelerinin taraflarca kararlaştırılan kalınlık ve kalitede olmadığının ve bunun sonucu olarak rüzgarın etkisi ile seranın yıkılarak, ürünlere zarar verdiğinin iddia edilerek, ayıp oranında indirim bedelinin tahsili ile ürün zararının tazmininin talep edildiği, davalının ise, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını ve malların ayıplı olmadığını savunduğu, taraflar arasında 21/02/2020 tarihli sera ürün malzemesi sipariş sözleşmesi ile kurulmuş ticari ilişki bulunduğu, sözleşmede belirtilen malzemelerin 03/03/2020 tarihinden sonra teslim edilmeye başlandığı ve kurulumun tamamlandığı, mahkemece dinlenen tanık beyanlarına göre, dava konusu seranın, 2021 yılının ocak-şubat aylarında rüzgarın etkisi ile yıkıldığı, davacı tarafından, ....Noterliği'ne ait 02267 yevmiye numaralı 15.02.2021 tarihli ihtarname ile davalıya ayıp ihbarında bulunulduğu ve ....Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/8 Değişik İş sayılı dosyası ile tespit talebinde bulunulduğu, ....Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/8 Değişik İş sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki satışı konu sera ürünlerine ait fatura içeriği ile serada yer alan sera ürünlerinin karşılaştırılması sonucu 2,0 mm olması gereken saç kalınlığının 1,35 mm-1,95 mm-1,92 mm olduğunun, 2,5 mm olması gereken et kalınlıklarının 2,26 mm ve 2.0 mm olması gereken et kalınlıklarının 1,77 mm- 1,80 mm olduğunun ve oluşan bu farklılığın rüzgar nedeniyle seraya zarar verebileceğinin ve gizli ayıplı ürün olduğunun tespit edildiği, yine mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tespit dosyasında yapılan değerlendirme gibi, sera malzeme parçalarındaki kalınlıkların satış faturasındaki kalınlıklardan daha ince olduğunun belirtildiği, bu haliyle satışa konu sera malzemesi sayısı ve mm cinsinden kalınlık farklılığı nazara alınarak ilk bakışta veya yüzeysel muayene ile anlaşılamayacak şekilde kullanım sonucu anlaşılabilecek bir husus olması nedeniyle ürünlerin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği, 6102 sayılı TTK’ nun 23/1-c maddesi gereğince, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise, alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi, açıkça belli değilse, alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, sonradan ortaya çıkan gizli ayıbın ise, satıcıya " hemen" ihbar etmesi gerektiği, somut olayda, dava konusu seranın, 2021 yılının Ocak-Şubat aylarında rüzgarın etkisi ile yıkıldığı, davacı tarafından, ....Noterliği'ne ait 02267 yevmiye numaralı 15.02.2021 tarihli ihtarname ile davalıya ayıp ihbarında bulunulduğu ve ....Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/8 Değişik İş sayılı dosyası ile tespit talebinde bulunulduğu, gerek tespit dosyasında, gerekse mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava konusu sera malzemelerinin gizli ayıplı olduğunun belirlendiği, davacı tarafından, zararın ortaya çıkmasından hemen sonra, davalıya gönderilen ihtarname ve mahkemeden tespit talebinde bulunmak suretiyle, davalıya zarar bildiriminin yapılmış olması karşısında, davacının, ayıbı öğrenir öğrenmez satıcı olan davalıya TBK'nun 223/2 maddesinde belirtilen "derhal" ihbar etme yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle davacının, TBK'nun 227. Maddesi gereğince ayıp oranında satış bedelinden indirim yapılması yönünde seçimlik hakkını kullanılabileceği, mahkemece hükme esas alınan ve dairemizce de benimsenen bilirkişi raporunda, dava konusu sera malzemelerinin satım tarihi itibariyle, satış bedelinden, hurda bedeli düşülmek suretiyle, indirim miktarının 361.741,90.TL olarak tespit edildiği, ancak, serada ürün zararı meydana gelmediğinin tespit edildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu, tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 24.710,58.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 10.649,68.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 14.060,90.TL nispi istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 18/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır