Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/3105 E. , 2025/1408 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3105 Karar No : 2025/1408 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Giresun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde 375 sayılı Ka
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/3105 E. , 2025/1408 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3105 Karar No : 2025/1408 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Giresun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23. maddesi kapsamında sürekli işçi statüsünde özel güvenlik görevlisi olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin 03/12/2021 tarihinden geçerli olmak üzere feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının Giresun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde sürekli işçi statüsünde güvenlik görevlisi olarak görev yaptığı, Giresun Valiliği tarafından 05/01/2017 günü itibarıyla 5188 sayılı Kanun'a göre Özel Güvenlik Eğitim Sertifikasının verildiği ve ilgili belgenin son geçerlilik süresinin 03/12/2021 tarihi olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Giresun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile davacıdan, 03/12/2021 tarihinden sonra geçerli olan Özel Güvenlik Eğitim Sertifikanın 16/12/2021 tarihi mesai saati sonuna kadar teslim edilmesinin, geçerli bir sertifika yok ise durumun bildirilmesinin istenildiği, akabinde davacı tarafından 16/12/2021 tarihli dilekçe ile sertifika yenilememe ve kursa başvuru yapmama hususuna yönelik olarak, düğününün olması, babasının vefatı, yeğeninin vurulması ve eşinin doğum yapması gibi mazeretlerin öne sürüldüğü, söz konusu gerekçeler nedeniyle kendisine gerekli kolaylığın sağlanarak gerekirse sertifika temin edeceği süre boyunca ücretsiz izin verilmesinin talep edildiği, anılan dilekçe ekinde de, özel güvenlik yenileme eğitimi için işlemlerinin tamamlandığını belirtir ... Özel Güvenlik ve Koruma Eğitim Hiz.Tic.Ltd.Şti'den alınmış belgenin sunulduğu ve yargılama devam ederken 01/04/2022 düzenleme tarihli ve geçerlilik tarihi 26/02/2027 tarihi olan özel güvenlik kimlik kartının davacıya verildiği, her ne kadar ilgili mevzuatta mazeret nedeniyle kimlik kartının yenilenme süresini öteleyen bir hükme yer verilmemiş ise de makul ve ikna edici mazeretleri olan kişilerin, orantısız şekilde hak kaybına uğramasını engellemek adına ileri sürülen mazeretlerin geçerli bir sonucunun olmasının, genel hukuk kaidesinin bir gereği olduğu gibi hakkaniyete uygun yargılamanın da bir sonucu olduğu, bu durumda, UYAP sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacının 16/12/2021 tarihli dilekçesinde öne sürdüğü mazeretlerin gerçekleştiği tarihlerin makul olması nedeniyle kabul edilebilir mazeretler olduğu, hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak mahiyette fazla bir sürenin geçmemiş olduğu, 01/04/2022 düzenleme tarihli özel güvenlik kimlik kartının da davacıya verildiği hususu birlikte değerlendirildiğinde davacının iş akdinin, 5188 sayılı Kanun'un 11. maddesi gereğince çalışma izni şartlarını kaybettiğinden bahisle feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından ... İş Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında işe iade istemiyle dava açıldığı, dolayısıyla aynı mahiyette açılan işbu davanın (işbu) derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, davanın süresinde açılmadığı, davacının özel güvenlik görevlisi dışında başka bir pozisyonda çalıştırılmasının mümkün olmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlığın görüm ve çözümünün İş Mahkemesince yapılması gerektiğinden, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek verilen istinaf talebinin reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Giresun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde sürekli işçi statüsünde güvenlik görevlisi olarak görev yapan davacının, Giresun Valiliği tarafından 05/01/2017 tarihinde verilen özel güvenlik eğitim sertifikasının geçerlilik süresinin 03/12/2021 tarihinde dolması sebebi ile; Giresun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 16/12/2021 tarihli yazısı ile davacıdan, 03/12/2021 tarihinden sonra geçerli olan özel güvenlik eğitim sertifikasının 16/12/2021 tarihi mesai saati sonuna kadar teslim edilmesi istenilmiş, davacı tarafından geçerli özel güvenlik eğitim sertifikasının sunulmaması sebebiyle, çalışma izin şartlarını kaybettiğinden bahisle davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin tesis edilmesi üzerine, temyizen incelenen işbu dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "İstihdam şekilleri" başlıklı 4. maddesinde; "Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür. (...) D) İşçiler: (A), (B) ve (C) fıkralarında belirtilenler dışında kalan ve ilgili mevzuatı gereğince tahsis edilen sürekli işçi kadrolarında belirsiz süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan sürekli işçiler ile mevsimlik veya kampanya işlerinde ya da orman yangınıyla mücadele hizmetlerinde ilgili mevzuatına göre geçici iş pozisyonlarında altı aydan az olmak üzere belirli süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan geçici işçilerdir. Bunlar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz." kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ''İdari dava türleri ve idari dava yetkisinin sınırı'' başlıklı 2. maddesinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları ve idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari dava türleri olarak sayılmış; ''Dilekçeler üzerine ilk inceleme'' başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasında; dava dilekçelerinin Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından; görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği belirtilmiş; ''İlk inceleme üzerine verilecek karar'' başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise; 14. maddenin 3. fıkrasının (a) bendine göre adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddedileceği kurala bağlanmıştır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun "Görev" başlıklı 5. maddesinde, "İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanunu'na veya 11/1/2011 tarih ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun Geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinde; kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel ve işçiler eliyle gördürüleceği hükme bağlanmış olup, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçilerin de geniş anlamda kamu görevlisi oldukları hususu içtihatlarla kabul edilmekle birlikte, bunlar hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanmayacağına işaret edilmek suretiyle, kamu kurum ve kuruluşlarında statü hukuku dışında kalan istihdam şekli benimsenmiş olup, kamuda çalışan işçiler hakkında özel bir yasal düzenleme de öngörülmemiş bulunduğundan, bunların iş hukukuna tabi oldukları kuşkusuzdur. Uyuşmazlıkta, davalı idare ile davacı arasındaki hukuki ilişki İş Kanunu’na tabi hizmet sözleşmesine dayalı olarak kurulmuş bir iş hukuku ilişkisi niteliğini taşıdığından, davacının iş sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemin, idarenin yetkili organı tarafından işveren sıfatıyla tesis edilmiş bir özel hukuk işlemi olduğu açıktır. Davacı hakkında davalı idare tarafından iş akdinin feshine dayanak gösterilen özel güvenlik kimlik kartının süresinin dolması ve buna ilişkin işlemin idari yargı yerince denetlenmesi hususu iş akdinin feshi ile işe iade isteminin özel hukuk niteliğini ortadan kaldırmamaktadır. Aksine bir düşünce, işverenin salt bir kamu kuruluşu olması nedeniyle, statü hukukuna tabi olmayan personel hakkındaki tüm işlemlerin idari işlem niteliğinde görülerek, özel hukuk alanına dahil bulunan uyuşmazlıkların da idari yargı denetimine tabi kılınması sonucunu doğurur. Bu durumda, İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde iş mahkemelerinin görevli kılınmış olması, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi ile de 4857 sayılı İş Kanunu'nda düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına; iş mahkemelerinin bakacak olması karşısında, işçi olan davacı ile işvereni arasında iş akdinden doğan işbu davanın da görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim, benzer mahiyetteki bir uyuşmazlıkta, Uyuşmazlık Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın çözümümünde adli yargı yerinin görevli olduğuna karar verilmiştir. Bu itibarla, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davanın görev yönünden reddi gerekirken, işin esasına girilerek dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 12/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.