2. Hukuk Dairesi 2013/6273 E. , 2013/26081 K. MAHKEMESİ :Afyon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ :16.12.1987 KARŞI OY YAZISI Hükmü temyiz eden, kendisi hakkında 2828 sayılı Kanuna göre verilen korunma kararının, kurumun başvurusu üzerine,ergin olmadan önce kaldırıldığını, bu kararın yasal temsilcisine husumet yöneltilmeden alındığını, koruma kararı ergin olmadan önce kaldırıldığı için 3413 sayılı Yasa hükümlerinden yararlanarak kurum aracılığıyla işe yerleştirilmesinin mümkün …
**2. Hukuk Dairesi 2013/6273 E. , 2013/26081 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Afyon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ :16.12.1987 KARŞI OY YAZISI Hükmü temyiz eden, kendisi hakkında 2828 sayılı Kanuna göre verilen korunma kararının, kurumun başvurusu üzerine,ergin olmadan önce kaldırıldığını, bu kararın yasal temsilcisine husumet yöneltilmeden alındığını, koruma kararı ergin olmadan önce kaldırıldığı için 3413 sayılı Yasa hükümlerinden yararlanarak kurum aracılığıyla işe yerleştirilmesinin mümkün olmadığını, bu imkandan yararlanamadığını ileri sürerek, koruma kararının kaldırılmasına ilişkin 16.2.1987 tarihinde verilen kararın bozulmasını istemektedir. Temyiz eden hakkındaki korunma kararının kaldırılmasına ilişkin karar 16.2.1987 tarihinde kurumun başvurusu üzerine "hasımsız" olarak verilmiştir. Bu karar, "hasımsız" verildiğinden ilgili hakkında kesin hüküm teşkil etmez ve hakkındaki koruma kararı kaldırılanı bağlamaz. Temyizle ilgilinin elde etmek istediği sonuç; kamu kurumlarına kurum vasıtasıyla iş başvurunda bulunma imkanını yakalamaktır. Çünkü, 2828 sayılı Kanuna 3413 sayılı Kanunla ilave edilen Ek 1. madde hükmüne göre, korunmaya muhtaç çocuklar, ergin oluncaya kadar kurumda bakılmış ve korunma altına kalmış iseler, kurum aracılığıyla işe yerleştirilirler. Hakkındaki korunma kararı ergin olmadan önce kaldırılmış olan çocuk, bu haktan yararlanamaz. Ne var ki, sözü edilen Kanuna dayanılarak çıkartılan ve 2.5.1995 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe konulan "Korunmaya Muhtaç. Çocukların İşe Yerleştirilmelerine İlişkin Tüzük" hükümlerine göre, ilgili, reşit oluncaya kadar kurumda kaldığını belgelendiremiyorsa, bu hususun tespiti için mahkemeden karar alabilir. (Tüzük m.7) Buna göre, hükmü temyiz eden, temyizle elde etme istediği sonucu, "tespit davası" açmak suretiyle elde etme imkanına sahiptir. Kaldırmaya ilişkin karar "hasımsız" olarak alınmış olduğundan, bu yönde açılacak bir tespit davasında, davacıyı bağlayıcı olamayacak, onun aleyhine kesin hüküm veya kesin delil olarak da kabul edilemeyecektir. Öyleyse, ilgilinin böyle bir dava açma ve bu hususu mahkeme kararıyla tespit ettirme imkanı olduğuna göre, 1987 yılında verilmiş olan kaldırma kararını, yaklaşık yirmi altı yıl sonra temyiz etmekte korunmaya değer güncel hukuki bir yararı bulunmamaktadır. Hukuki yararının mevcut olduğu kabul edildiğinde, Temyiz Dairesi, yirmi altı yıl öncesine giderek, o tarih itibarıyla kaldırma şartlarının var olup olmadığı yönünde değerlendirme yapacak, tesis edeceği bozma veya onama o gün itibarıyla sonuçlarını hasıl edecektir. Bu ise, ilgili yıllar önce ergin olduğuna göre, sorunu çözmeyecektir. Bu bakımdan temyiz isteğinin "hukuki yarar yokluğundan" reddi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak etmiyorum.