2. Hukuk Dairesi 2016/16243 E. , 2018/6886 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve velayet yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 29.05.2018 günü duruşmalı temyiz eden davalı ... ile vekili Av.... il…
**2. Hukuk Dairesi 2016/16243 E. , 2018/6886 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve velayet yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 29.05.2018 günü duruşmalı temyiz eden davalı ... ile vekili Av.... ile karşı taraf davacı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı erkek tarafından usulüne uygun olarak süresinde davacı kadının sadakatsizliğine ve başka bir şahıstan çocuk sahibi olduğuna dair eyleme dayanılmadığı gibi bu vakıaya dayanılarak açılmış bir boşanma davası da bulunmadığından, bu eylemin kadına kusur olarak yüklenemeyeceğinin bu durumda sonuç itibariyle mahkeme tarafından tarafların kusur durumuna dair değerlendirmenin doğru olduğunun anlaşılmasına göre, davalı erkeğin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece, tarafların başkaları ile birlikte yaşadıkları ve boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına ve davacı kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakası verilmesine karar verildiği görülmektedir. Davacı kadının kusuru bulunmamış olsa da davadan sonra fiilen bir başka erkekle yaşama olayı gerçekleştiğine göre, tedbir (TMK m. 169) ve yoksulluk nafakası alamaz (TMK md. 175 ve 176). Öyleyse davacı kadının tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesi yanlış olmuştur. 3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır. 4- Boşanma ile birlikte ortak çcuklar 2001 doğumlu ... ile 2004 doğumlu ... velayetleri anneye bırakılmıştır.