Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir.Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.
davacının, tarafları boşanma durumuna getiren olaylar nedeniyle, 2013 senesi Temmuz ayından beri müştereken ortağı bulunduğu şirkete sokulmadığını, şirketin, davalının sevk ve idaresi altında yönetildiğini, şirketin bütün mükelleflerinin gelirlerinin davacı tarafından tahsil edilmekte olup, davalıya hiçbir hesap verme gereği görmediğini, şirketin, ticaret sicilinde ve vergi dairesinde kayıtlı adresi ... adresine davacının haberi olmadan taşıdığını ve ticaret sicilinde kayıtlı adresten farklı olan bu adresten gayrı resmi olarak yönetildiğini öğrenmiş bulunduklarını, taraflar arasındaki boşanma davasının süreci nedeniyle bu arada davalının, şirketin gelirlerini tahsil ederek davacıya ait olan hakları ödememesi nedeniyle davacının magduriyetitıinin arttığını belirterek, davalının davacıdan habersiz olarak şirketi gayri resmi olarak taşıması gibi başkaca usulsüzlüklerin önlenmesi, özellikle boşanma davası sonrasında mal rejiminin tasfiyesinde davalının, kazançları gizlemesinin önüne geçebilmek amacıyla şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacının 2013 yılı Temmuz ayından beri şirkete sokulmadığı hususunun mahkemeyi yanıltıcı bir beyan olduğu vc gerçeği yansıtmadığını; davacının davalı müvekkiline hitaben gönderdiği ... Noterliği'nin 19.08.2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarına müvekkilinin de ... Noterliği’nin 09.09.2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile yanıt verdiğini, 1995 yılında her iki tarafın da mali müşavir olmasından sonra kurulan ve tarafların hissedar oldukları ... Şti.’nde yıllardır süregelen bir ortak çalışma düzeninin mevcut olduğunu, her iki tarafın farklı mükellefleri ve geliri olduğunu, bu mükelleflerin muhasebesinin ortak büroda yürütüldüğünü, ...'un, müşteri portföyünde yer alan şirketlerin muhasebelerini kendi bünyelerinde tutmasından dolayı ağırlıklı olarak dışarıda çalışmakta ise de, her türlü muhasebesel yardımın bürodaki elemanlar vasıtası ile kendisine yapıldığını, davacının ofise geliş sayısının yılda bir elin parmaklarının sayısını geçmeyeceğini, davacının, vergi dairesinin kendisine verdiği şifre ile şirketin her türlü bilgisine ulaşma imkanının var olduğunu, gelirini aldığı ve işlerini gördüğü mükelleflere makbuzun ortak çalışanlar tarafından kesildiğini ve her türlü muhasebesel yazışma/resmi belgelerin istediği an, kendisi gelmeden talimatı ile büro personeli tarafından yapıldığını, bu arada ofise geldiği dönemde de kendisine ayrılan çalışma ortamını rahatça kullanmış olduğunu, ... Şti/nin hukuki yapısı limited şirket olmasına rağmen, asıl olarak her iki ortağın aynı çatı altında ayn ayrı sorumluluklarını üstlenmiş bulunduklarını, muhasebe hak edişlerini bizzat kendilerinin takip etmekte olduğunu, bu nedenle davalının sadece kendisinin takip etmekte olduğu, dolayısıyla aylık muhasebe bedelini bizzat tahsil ettiğini, tüm mükelleflerin muhasebe ücretinin davalı tarafından tahsil edildiği iddiasının doğru olmamakla, birlikte mümkün de olmadığını; ekli listedeki mükelleflerin muhasebe hizmetlerinin kim tarafından yapıldığı, muhasebe ücretlerinin kim tarafından tahsil edilidiği hususunda mükelleflerin direkt bilgilerine ve şahitliklerine başvurulması ile gerçeğin ve şirketin işleyiş biçiminin ortaya çıkacağını; 2009 yılının sonlarından itibaren evlilikleri bozulan tarafların 2 yıl önce net bir şekilde konuşarak özel hayatlarını ayırmaya, çocuklar hazır olduğunda da boşanmaya karar verdiklerini, bu süreçte şirketteki işleyişin aynen devam ettiğini ve her iki tarafın iş düzenini bozmadan çalışabildiğini, bir müddet sonra tarafların daha büyük bir yere taşınmak konusunda anlaştıklarını ve yeni büro için kira sözleşmesinin (davalının da rızası ile) imzalandığını; fakat bu aşamada ...’un adres değişikliği için imzalanması gereken resmi evrakları nedensiz yere imzalamayarak şirketin gayri resmi faaliyet göstermesine neden olduğunu; davacı ...’un, şirketin adres değişikliği için şirket çalışanlarından ... ile bir çok kere görüşüp hem e-mail, hem de telefon yolu ile ofise davet edildiğini; adres değişikliğine ilişkin ortaklar kurulu kararının kendisine ulaştırılmış olduğunu; adres değişikliğine ilişkin ortaklar kurulu kararının ticaret sicilinde tescil edilebilmesinin ancak her iki ortağın imzaları ile mümkün olduğunu; ancak davacının davalıyı zor durumda bırakabilmek adına ısrarla ve kasıtlı olarak adres değişikliği kararını imzalamadığını, bu nedenle şirketin kayıtlı olduğu vergi dairesi ve bağlı olduğu diğer kurumlar nezdinde adres değişikliği işleminin teknik ve kanuni olarak yapılamadığını, bu nedenle şirketin merkez adresinin gayri resmi olduğunu, bununla beraber bu hususun muhataplardan gizli olmadığını, muhatapların bilgilendirildiklerini, fiili olarak yapılan büro adres değişikliğinin tüm nükelleflere ve davalı ...’a gerek mail ve gerekse de sözlü olarak bildirildiğini, şirket çalışanları ... ve ... şahitliği ile ortaya çıkacağı üzere davacı ...’un, halen şirketin bulunduğu yeni adrese kendi sorumluluğundaki mükelleflere ait evrakları bizzat elden getirmek suretiyle büro çalışanlarına teslim ettiğini, dolayısıyla büro adres değişikliğine ilişkin bilgisinin olmadığı iddiasının doğru olmadığı gibi, mükelleflerine ait işlemleri büro personelinin kendisine iletmekte olduğu sistem şifresi ile de firma merkez bilgisayarına bağlanmak suretiyle inceleyebildiğini; şirket elemanları vasıtası ile işinin gereğini gayet güzel yaptığını; bu aşamada kayyım tayininin uzun vadede çözüm üretmeyecek olduğunu, firma adresinin gayri resmi durumda olmasının, şirket ortaklarının şahsi ilişkilerinin şirket işleyişini olumsuz yönde etkilemesinin ve tarafların artık bir araya gelerek karar alamamalarının sonucunda iki mali müşavirin büro ortaklığı yapması şeklindeki düzenin devam edemeyeceğini ve artık şirketin tasfiyesinin ya da ortaklardan bir tanesinin çekilmesinin zorunluluk haline geldiğini belirterek vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 3-Birleşen 1. Asliye Ticare 2015/367 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ...Şti.nin %50'şer hisse ile ortağı bulundukları, tarafların aynı zamanda evli olup taraflar arasında İstanbul Anadolu ... Aile Mahkemesinin ... E sayılı ile derdest bulunan bir boşanma davası mevcut olduğu, tarafları boşanma durumuna getiren olaylar nedeniyle vekil eden davacı 2013 senesi Temmuz ayından beri tarafların %50 hisseler ile müştereken ortağı bulunduğu şirkete sokulmamakta olup şirketin davalının sevk ve idaresi altında yönetildiğini, davalının vekil edenin haberi olmaksızın şirket adresini taşıdığı, şirketi ticaret sicilde kayıtlı adresten farklı bir adreste gayri resmi olarak yönettiği, davalının müvekkilinden habersiz olarak şirketi gayri resmi olarak taşıması ve başkaca usulsüzlüklerin önüne geçebilmek amacı ile boşanma davası sonrasında mal rejiminin tasfiyesi davasında davalının kazançlarının gizlenmesinin önüne geçebilmek amacıyla şirkete kayyım tayini için İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasından dava açtıkları ve halen derdest bulunduğu, bu davanın İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, davanın kabulüne karar verilmesi ile vekil eden davacının ...Şti.nin ortaklığından çıkmasına karar verilmesini, ortaklıktan çıkmasına karar verildiği taktirde karar tarihine en yakın tarih itibari ile şirketin gerçek değerinin pay akçesinin hesaplanıp davalıdan alınarak vekil eden davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. 4-Birleşen 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/534 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... Sicil numarası ile kayıtlı bulunan ...Şti.nde %50 hisse ile ortak olduklarını, aynı zamanda tarafların evli olduklarını, her iki tarafın farklı mükellefleri ve geliri olduğunu bu mükelleflerinin muhasebesi ortak büroda yürütülmekte olduğunu, ancak 2009 yılının sonlarına doğru evlilikleri bozulan taraflar iki yıl önce net bir şekilde konuşarak özel hayatlarını ayırmaya ve boşanmaya karar verdiklerini, bu süreçte işleyiş aynen devam ettiğini ve her iki taraf iş düzenini bozmadan çalıştıklarını, bir müddet sonra taraflar arasında anlaşmazlıklar ortaya çıktığını , taraflar şirket ile ilgili karşılıklı birbirlerine ihtarname gönderdiklerini, taraflar arasında halen boşanma ve İstanbul ... ATM ' nin ... Es. Sayılı dosyası ile Kayyım Tayini davasının devam ettiğini, ortaklar arasında güven ve iş birliğini zedeleyen davranışlar TTK.Madde 636 vd.göre haklı nedenlerle Ltd. Ortaklığının sona ermesi nedeni olduğunu, firma adresinin gayri resmi durumda olması, şirket ortaklarının şahsi ilişkilerinin şirket işleyişini olumsuz yönde etkilemesi ve bir araya gelerek karar alamamalar, baştan beri ortakların genel isteği ile 2 ayrı mali müşavirin büro ortaklığı yapması şeklinde kurulan düzenin artık ayrılmasını ve şirketin feshini zorunlu hale getirdiğini açıklanan nedenlerle ...Şti. nin feshine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.