1. Hukuk Dairesi 2012/229 E. , 2012/3200 K. "" MAHKEMESİ : ARHAVİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/03/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden davalıya ait .. parsel sayılı taşınmazın 171,79 m² kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek, tapu iptal ve tescil dışı bırakılmasına karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında iptal ve terkin istenilen miktar yönünden dava dilekçesini ıslah etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Davanın kabu…
**1. Hukuk Dairesi 2012/229 E. , 2012/3200 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ARHAVİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/03/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden davalıya ait .. parsel sayılı taşınmazın 171,79 m² kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek, tapu iptal ve tescil dışı bırakılmasına karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında iptal ve terkin istenilen miktar yönünden dava dilekçesini ıslah etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Davanın kabulüne dair verilen karar, Dairece; “ ... her nekadar taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içinde kalan bölümünün devletin hüküm ve tasarrufu altında ve kamu malı niteliğinde özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğu keşfen saptanmış ise de; 25.2.2009 tarihinde kabul edilip, 14.3.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasanın 2 ve 3. maddesi hükmü gözetildiğinde kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten davanın açıldığı tarih arasında 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinde sözü edilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu, hal böyle olunca; davanın hak düşürücü süreden dolayı reddine karar verilmesi, öte yandan dava tarihinde davacı hazinenin davasında haklı olduğu anlaşıldığına göre, davalının tüm yargılama giderlerinden ve avukatlık ücret sorumlu tutulması gerektiği ” hususlarına değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı temsilcisi tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, 3621 sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptal ve terkin isteğine ilişkin olup, mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca işlem yapılarak 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasa hükmü gereğince hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de; işin esası bakımından 5841 sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde davanın hak düşürücü süreden reddedilmiş olması doğrudur. Ancak anılan yasa Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarih 2009/31 E. 2011/77 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş ve karar 23.07.2011 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak iptal hükmü yürürlüğe girmiştir.