Başvuru, sözleşmeli öğretmenliğe atamanın güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle iptali yönündeki işleme karşı açılan davada, hükme esas alınan bilgi ve belgelerin tebliğ edilmemesi, dava konusu işlemin sebebinin bildirilmemesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; sözleşmeli öğretmenliğe atamanın güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle iptali yönündeki işleme karşı açılan davada, hükme esas alınan bilgi ve belgelerin tebliğ edilmemesi, dava konusu işlemin sebebinin bildirilmemesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 30/11/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 2017 yılı Temmuz dönemi sözleşmeli öğretmen atamalarında Batman'da bulunan bir ana okuluna okul öncesi öğretmeni olarak atanmıştır. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun maddesi uyarınca yapılan değerlendirme sonucu mesleğe başlatılmasının uygun olmayacağı kanaatine ulaşılan başvurucunun ataması 19/10/2017 tarihli Millî Eğitim Bakanlığı işlemi ile iptal edilmiştir. Başvurucu, atamasının neden iptal edildiğini öğrenmek adına 25/10/2017 tarihinde idareye başvurmuştur. 3/11/2017 tarihli cevap yazısı ile kendisine 657 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca atamasının yapılmadığı bildirilmiş ise de somut olarak atamasının neden yapılmadığı konusunda açıklama yapılmamıştır. Başvurucu söz konusu işleme karşı Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davası açmıştır. Başvurucu 21/12/2017 tarihli dava dilekçesinde işleme yönelik hukuka aykırılık iddialarını ileri sürmekle birlikte işlemin somut sebebini bilmediğini belirtmiştir. Millî Eğitim Bakanlığının 30/1/2018 tarihli ilk savunma dilekçesinde güvenlik soruşturmasına ilişkin mevzuat hükümlerine, öğretmenlik mesleğinin niteliklerine yer verilmekle beraber başvurucunun neden mesleğe başlamasının uygun olmadığına ilişkin bir açıklamada bulunulmamıştır. Savunma dilekçesinde, Batman Valiliğinin gizli ibareli olarak gönderdiği evrakın incelenmesi sonucu başvurucunun mesleğe başlamasının uygun olmadığının değerlendirildiği ifade edilmiştir. Mahkeme 6/2/2018 tarihli ara kararı ile başvurucunun atamasının iptaline gerekçe olan dayanak somut tüm bilgi ve belgeleri Millî Eğitim Bakanlığından istemiştir. Millî Eğitim Bakanlığı 19/2/2018 tarihinde istenilen belgeleri Mahkemeye sunmuştur. Başvurucu 21/2/2018 tarihli savunmaya cevap dilekçesinde Millî Eğitim Bakanlığı tarafından işlemin sebebine dair bilgi/belge sunulmaması nedeniyle beyanda bulunma şansının olmadığını belirterek idari işleme ilişkin belgelerin tarafına verilmesini talep etmiştir. Millî Eğitim Bakanlığı 28/3/2018 tarihli ikinci savunma dilekçesinde ilk savunma dilekçesine eklenecek bir husus olmadığını beyan etmiştir. Mahkeme 29/6/2018 tarihli kararı ile davayı reddetmiştir. Ret gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: "Dosyanın incelenmesinden; davacının 2017 Yılı Temmuz sözleşmeli öğretmen atama döneminde 2017 tarihinde Batman Merkez Yağmur Anaokuluna Okul Öncesi Öğretmeni olarak yerleştirildiği ancak güvenlik soruşturması kapsamında yapılan inceleme ile davalı idarece öğretmenlik mesleğinin hassasiyeti, öğrenciler üzerinde olumsuz bir etkinin geriye dönüşünün olmayacağı değerlendirilerek öğretmen olarak çalışmasının uygun olmayacağı değerlendirmesi ile atamasının iptal edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Olayda, Mahkememizin 2018 tarihli ara kararına cevaben dosyaya ibraz edilen;Milli Eğitim Bakanlığının (İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü) 2018 tarih ve E:3457827 sayılı işleminde; 'Batman Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü birimlerinden yapılan tahkikat neticesinde, PVSK Ek:7 madde kapsamında elde edilen istihbari bilgiler doğrultusunda' 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince işlem tesis edildiği görülmüştür. Bu durumda; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişilerin, kamu hizmetinde istihdam edilmeyecekleri veya doğrudan/dolaylı olarak görevlendirilemeyecekleri hüküm altına alındığından, PKK/KCK terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı tespit edilen davacının sözleşmeli öğretmen olarak yapılan atamasının iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." Başvurucunun ret hükmüne yönelik itirazı Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi tarafından 27/9/2018 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucu itiraz dilekçesinde de işlemin sebebini yargılama süreci boyunca bilmediğini ve PKK/KCK ile irtibatı olduğu yönündeki iddiayı gerekçeli kararla öğrendiğini, bu durumun yargılamayı hukuksuz kıldığını ileri sürmüştür. Başvurucu 9/11/2018 tarihinde nihai kararı tebellüğ etmesinin ardından 30/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. A. Ulusal Hukuk 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneği davalıya, davalının vereceği savunma davacıya tebliğ olunur.Davacının ikinci dilekçesi davalıya, davalının vereceği ikinci savunma da davacıya tebliğ edilir. ...Davalara ilişkin işlem dosyalarının aslı veya onaylı örneği idarenin savunması ile birlikte, Danıştay veya ilgili mahkeme başkanlığına gönderilir. " 2577 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilirler. Bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesi mecburidir. ..."B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahiptir.” Sözleşme’deki hakların etkili bir biçimde korunması için davaya bakan mahkemelerin Sözleşme’nin maddesine göre "tarafların dayanaklarını, iddialarını ve delillerini etkili bir biçimde inceleme görevi" vardır (Dulaurans/Fransa, B. No: 34553/97, 21/3/2000, § 33). Sözleşme’nin maddesinin (1) numaralı fıkrasında kişilerin davalarının hakkaniyete uygun olarak görülmesini isteme hakları güvence altına alınmıştır. Hakkaniyete uygun yargılanmanın temel unsuru, yargılamanın çelişmeli olması ve taraflar arasında silahların eşitliğinin sağlanmasıdır (Rowe ve Davis/Birleşik Krallık [BD], B. No: 28901/95, 16/2/2000, § 60). Hükme esas alınan bilirkişi raporu dâhil yargılamaya esas olan tüm kanıt ve belgeler hakkında bilgi sahibi olma, bu unsurlara ilişkin yorumda/itirazda bulunma imkânının taraflara sağlanması, ayrıca bu imkânın pratik ve etkili bir niteliği haiz bulunması adil bir yargılamanın gereğidir (Dırama/Türkiye, B. No: 20797/07, 13/11/2018, §§ 22-24).