İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 08/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/05/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/289 esas 2022/1118 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, kasko sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/950 - 2026/1156 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/950 KARAR NO : 2026/1156 KARAR TARİHİ : 08/05/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/12/2022 NUMARASI : 2021/289 ESAS 2022/1118 KARAR DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 08/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/05/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/289 esas 2022/1118 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, kasko sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkiline ait olup, davalı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olan aracın 27/11/2019 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresinde iken meydana gelen trafik kazası sonucu aracın hasar gördüğünü, zararın karşılanması için davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun ise sürücünün alkollü olması sebebiyle reddedildiğini, ancak hasarın teminat kapsamında olduğunu belirterek hesaplanacak tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup, davalı vekili ise, meydana gelen kazada sürücünün alkollü olduğunu ve hasarın teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarında sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97 nci maddesinin 1 inci fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.6847 Sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK'nın 48 inci maddesinin 6 ncı fıkrasında; ”Yapılan tespit sonucunda 1.00 promil ve üstü alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” düzenlemesi ve TCK'nın 179 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasında ise “Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki madde hükmüne göre cezalandırılır.” düzenlemesi ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 inci maddesinin 5 inci bendinde yer alan; "Taşıtın uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” düzenlemesi karşısında %100 kusurlu olup 1.00 promil ve üstü alkollü sürücülerin emniyetli araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmaları nedeniyle meydana gelen zarar münhasırlık raporu aranmadan sigorta teminatı kapsamı dışında sayılacaktır. Kasko sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması ya da tam kusurlu olmaması durumunda, trafik kazasının oluşumuna sadece sürücünün alkollü olması değil başka sebeplerin de etken olması nedeniyle meydana gelen zarar kasko sigortası teminat kapsamı içinde sayılacaktır. O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt(münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü 6762 sayılı TTK'nın 1281 inci maddesi (6102 sayılı TTK'nın 1409 inci maddesi) hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasar poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir.(bkz. YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 07.04.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 02.03.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/9457 Esas, 2025/7669 Karar sayılı kararı) Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, alınan bilirkişi raporlarına göre kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşmediği ve hasarın teminat kapsamında olduğu, davalı sigorta şirketinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, yine belirlenen tazminatın poliçe ve mevzuat hükümlerine uygun olarak tespit edildiği, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin de yerinde olmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince taraf vekillerinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2)-a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 179,90.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 552,10.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.123,25.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 1.281,00.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.842,25.TL nispi istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince dava değeri göz önüne alınarak kesin olmak üzere karar verildi.08/05/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır