20. Hukuk Dairesi 2016/13448 E. , 2019/2793 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili 09.11.2015 tarihli dilekçe ile; müvekkilinin maliki olduğu ... ilçesi ... köyünde bulunan 417 parsel sayılı taşınmazın 4.000…
**20. Hukuk Dairesi 2016/13448 E. , 2019/2793 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili 09.11.2015 tarihli dilekçe ile; müvekkilinin maliki olduğu ... ilçesi ... köyünde bulunan 417 parsel sayılı taşınmazın 4.000 m2’sinin kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/315 Esas - 2015/25 Karar sayılı ilamı bedelsiz olarak hükmen tapusunun iptaline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, tapunun iptal edilmesi sebebiyle müvekkilinin zararının oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutup 5.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Hazineden tahsiline karar verilmesi istemiyle dava açmış, 04.05.2016 tarihli harçlandırılmış dilekçesi ile talebini 8.120,00 TL artırarak toplam 13.120,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 9.840,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 09/11/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki belgelerden, ... ilçesi, ... köyü, 417 parsel sayılı, 9.250 m2 yüzölçümlü taşınmazın 1974 yılında yapılan tapulama ile dava dışı kişiler adına tarla vasfıyla tespit ve tescil edildiği, davacının 20.05.2010 tarihinde taşınmaza malik olduğu, taşınmazın beyanlar hanesine 27.01.1999 tarihinde "Bu parsel kıyı kenar çizgisinin göl tarafında kalmaktadır." şerhinin konulduğu, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/314 Esas - 2015/25 Karar sayılı ilamı ile taşınmazın 4.000 m2'sinin kıyı kenar çizgisi içerisinde kalması nedeniyle tapu kaydının iptali ile kıyı vasfı ile terkinine karar verildiği, kararın 13.03.2015 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, taşınmazın 13.05.2015 tarihinde tapudan terkin edildiği ve eldeki davanın 09.11.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan güven duygularını sağlamak bakımından, aynî hakkın saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan, zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.