T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/938 - 2025/1370 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/938 KARAR NO : 2025/1370 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/04/2025 NUMARASI : 2024/304 Esas 2025/263 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 13.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12.12…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/938 - 2025/1370 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/938 KARAR NO : 2025/1370 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/04/2025 NUMARASI : 2024/304 Esas 2025/263 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 13.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12.12.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 28.05.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile ...’in idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazasında ...’in vefat ettiğini, müteveffanın anne ve babası olan davacıların destekten yoksun kaldığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 100,00 TL, davacı ... için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacılar tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine 14.07.2023 tarihinde davacı ... için 183.220,16 TL, davacı ... için 164.593,40 TL ödeme yapıldığını, akabinde davacılar tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını ve destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiğini, davacılar ile sulhen anlaşma sağlandığını, ödeme yapıldığını ve davacıların feragat ettiğini, davalı sigorta şirketi yönünden kesin hüküm bulunduğundan davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurunun feragat nedeniyle reddine karar verildiği, anılan karar kesinleştikten sonra aynı nedene dayalı olarak dava açılmış ise de 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i maddesi uyarınca kesin hüküm bulunduğu gerekçeleriyle davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın kesin hüküm nedeniyle reddine ilişkin kararın hatalı olup Sigorta Tahkim Komisyonundaki sulh ödeme, feragat olarak kabul edilemeyeceğini, ödemelerin makbuz niteliğinde olup bakiye talepleri engellemeyeceğini, tahkim sürecinde davacılar adına yapılan ödemenin açık bir feragat iradesi taşımadığını, belgelerde açık feragat beyanı yer almadığını, tahkim kararının kesinleşmiş olmasının aynı konuda açılacak dava için kesin hüküm oluşturmayacağını belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacılar vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile davacıların desteği ... idaresindeki motosikletin karıştığı kazada ...'in vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece davacılar tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurunun feragat nedeniyle reddine karar verildiği ve anılan kararın kesin hüküm niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK’nın “Dava şartları” başlıklı 114/1-i maddesinde “Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması” dava şartları arasında sayılmış olup aynı Kanun’un “Dava şartlarının incelenmesi” başlıklı 115/1. maddesinde “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.” düzenlemelerine yer verilmiş ve devamında dava şartı noksanlığının tespiti halinde uygulanacak hükümler düzenlenmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12. maddesinde "Tahkim sistemine üye olmak isteyenlerden katılma payı, uyuşmazlık çözümü için Komisyona başvuranlardan ise başvuru ücreti alınır. (Değişik ikinci ve üçüncü cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) Beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. (Ek cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) İtiraz talebinde bulunmak için bu madde uyarınca belirlenen başvuru ücretinin Komisyona yatırılması şarttır. (Ek cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur. (Ek cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) İtiraz talebi münhasıran bu talepleri incelemek üzere Komisyon tarafından teşkil edilen hakem heyetlerince incelenir. (Ek cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) İtiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilir. (Ek cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir. (Ek cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. (Ek cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. (Değişik cümle: 13.6.2012-6327/58 md.) Ancak, tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi ve hakemlerin, tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında her hâlükarda temyiz yolu açıktır. Temyize ilişkin usûl ve esaslar hakkında Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinin 1 fıkrasının (i) bendi gereğince aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu; aynı Kanun'un 115. maddesinin 2. fıkrasında dava şartı noksanlığı (giderilmesi mümkün olmayan) bulunması halinde davanın usulden reddine karar verileceği; Kanun'un 303/1-2. fıkralarında da bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiği, bir hükmün davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm ifade edeceği düzenlemelerine yer verilmiştir. Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 28.05.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile ... idaresindeki motosikletin çarpışması sonucunda meydana gelen kazada ...'in vefat ettiği, anne ve babası olan davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle dava açıldığı, davacı tarafça destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle 04.08.2023 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru sonucunda 19.02.2024 tarihli ve K-2024-84477 sayılı karar ile davacı tarafça sunulan sulh ve feragat beyanına dayalı olarak başvurunun feragat nedeniyle reddine kesin olarak karar verildiği, Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru ile davanın taraflarının, hukuki sebebinin ve talep sonucunun aynı olduğu ve kesin hüküm niteliğinde olduğu nazara alınarak davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvuru harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 13.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.