17. Hukuk Dairesi 2015/2722 E. , 2017/11482 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, davacılar murisi ile davalı arasında "Kredi Koruma Teminatlı Hayat ... Poliçesi" düzenlendiğini, poliçe vadesi içinde sigortalının ölü…
**17. Hukuk Dairesi 2015/2722 E. , 2017/11482 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, davacılar murisi ile davalı arasında "Kredi Koruma Teminatlı Hayat ... Poliçesi" düzenlendiğini, poliçe vadesi içinde sigortalının ölümü üzerine davacıların ödeme yapılması için davalıya başvurduğunu, ödeme yapılmadığı için başlatılan ... takibine de haksız biçimde itiraz edildiğini belirterek, davalının ... takibine itirazının iptali ile % 40 ... inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, poliçede lehtar görünen ... Tüketici Finansmanı A.Ş'nin tazminat talep hakkı bulunduğunu ve davacıların aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığını, poliçeyle sağlanan teminatın henüz başlamadığı dönemde riziko gerçekleştiğinden davalının zarardan sorumlu olmadığını, davacılar murisinin poliçe düzenlenirken bildirmediği hastalığı nedeniyle öldüğünü, beyan yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle de zararın teminat dışı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davalı ile davacılar murisi arasındaki poliçede, ölüm halinde lehtarın ... Tüketici Finansmanı A.Ş. olarak belirlendiği, poliçeden doğan tazminatı talep hakkının lehtara ait olduğu ve ölenin yasal mirasçısı olan davacıların tazminat talep haklarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen hükmün, davacılar vekili tarafından temyizi üzerine, 11.Hukuk Dairesi'nin 22.10.2013 tarih ve 2013/2599 Esas- 2013/18481 Karar sayılı ilamı ile; "davacılar vekilinin müteveffanın ölümünden sonra kredi borcunun tümünün davacılar tarafından ödendiğini iddia ettiği, mahkemece bu husus üzerinde durulmadığı, asıl borçlunun ölümünden sonra kredi sözleşmesi çerçevesinde davacı mirasçıların borcun tamamını ödeyip ödemediğinin ilgili bankadan sorulması ve eğer borcun tamamı ödenmiş ise davacıların aktif dava ehliyetlerinin varlığının kabulü gerektiği; borcun tamamının davacılar tarafından ödenmediğinin belirlenmesi halinde de, dava konusu edilen ve davalı tarafından düzenlenen ... poliçesinde, dava dışı ... Finans A.Ş'nin dain-i mürtehin olduğu kayıtlı olduğundan, mahkemece davacılara anılan bankanın davaya muvafakatinin temini için süre verilip, buna göre davacıların aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği, belirtilen hususlar üzerinde durulmadan, yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı" gerekçesiyle karar bozulmuştur.