9. Ceza Dairesi 2020/6090 E. , 2021/1992 K. "" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: TCK'nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi …
**9. Ceza Dairesi 2020/6090 E. , 2021/1992 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: TCK'nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarda paranın karşılıksız verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması, bu bağlamda maddi gerçeğin tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması ve suç tarihinin tespiti açısından, vergi mükellefi oldukları anlaşılan sanıklar hakkında ilgili vergi dairesine müzekkere yazılarak suç tarihlerini kapsar şekilde haklarında vergi tekniği raporunun düzenlenip düzenlenmediğinin sorulması ile düzenlenmesi halinde vergi tekniği raporunun dosyaya celbinin sağlanması, mevcut olmaması halinde ise vergi tekniği raporunun düzenlenmesinin istenmesi, sanıkların icra dairelerinden alacaklı olduğu icra dosyalarının sorulup, var ise aslı veya onaylı suretleri getirtilip borçlu gözüken kişilerin faiz karşılığı sanıktan ödünç para alıp almadıkları konusunda tanıklıklarına müracaat edilmesi, sanıkların etrafta tefeci olarak bilinen şahıslardan olup olmadıkları hususunda ayrıntılı kolluk araştırması yaptırılması, UYAP kayıtlarına göre, sanıklar hakkında benzer nitelikteki eylemlerinden dolayı aynı suçtan açılan kamu davaları bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında tüm mevcut davalar araştırılarak, derdest ise birleştirilmesinden, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı birer suretinin dosya içine alınmasından sonra, suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ile mükerrer dava olup olmadığının saptanması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde, TCK'nın 3 ve 61. maddeleri de gözetilerek, sanıklara TCK'nın 241. maddesi gereğince verilecek cezadan aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra belirtilen dava dosyalarından verilen cezanın mahsubu ile oluşur ise aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ceza verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde sanıkların beraatine karar verilmesi, Kabule göre de; 12/02/2013 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında "22/02/2013" olarak gösterilmesi, Kanuna aykırı, katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.