T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/812 - 2026/226 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/812 KARAR NO : 2026/226 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01.04.2024 NUMARASI : 2022/761 Esas 2024/260 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 13.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/812 - 2026/226 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/812 KARAR NO : 2026/226 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01.04.2024 NUMARASI : 2022/761 Esas 2024/260 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 13.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09.03.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 18.11.2016 tarihinde, davalı sigorta şirketine ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ... Uluslararası Taşımacılık Petrol İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı ve dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekicinin davacı ... sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının yaralandığını ve %89 oranında malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davacıya atfedilecek bir kusurun bulunmadığını, davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu belirterek 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalı ... Uluslararası Taşımacılık Petrol İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili, kazanın meydana gelmesinde davacı araç sürücüsünün kusurlu, dava dışı ...'in kusursuz olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı sigorta şirketi savunma yapmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 30.09.2022 tarih, 2020/595 E.- 2022/1961K.sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; alınan 02.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün %75, davalı sigortalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının maluliyetinin tespiti için, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 09.02.2024 tarihli raporda, davacının davaya konu trafik kazası nedeni ile %81 oranında sürekli çalışma gücü kaybı oluşturacak şekilde yaralandığı, 12 aylık süre içerisinde ancak iyileşmesinin mümkün olduğu, iyileşme süresinin 2 aylık bölümünde ise bir başkasının yardımı ile yaşamını sürdürebileceğinin belirtildiği ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, tarafların belirlenebilen gelir durumları, davacının olay sırasında koruyucu kıyafet kullanmaması da dikkate alınarak ilk hüküm ile belirlenen ve icra takibi sonucu tahsil edildiği belirtilen manevi tazminat ile birlikte tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile davanın kısmen kabulü ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın her iki davalıdan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı alacağına sigorta şirketi yönünden 17.08.2018 dava tarihinden itibaren, davalı ... Uluslararası Taşımacılık Petrol İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden ise 18.11.2016 kaza tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faizi uygulanmasına karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davacıya atfedilebilecek herhangi bir kusurun söz konusu olmadığını, trafik kazası sebebiyle hayati tehlikeye maruz kalacak şekilde yaralanan ve beyin kanaması geçiren davacının, dizlerinde ve ellerinde yaralanma, kafatasında çoklu ve parçalı çökme kırıklar başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde çok sayıda kırık, yaralanma, ezilme ve berelenmeler meydana geldiğini, bahse konu kazada yaralanmaları sebebiyle beyninde ödem oluşan davacının vücudunun sol tarafını kullanamadığını, destekle ancak ayakta durabildiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğini, faiz başlangıç tarihinin ve faiz türünün de hatalı belirlendiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Davacı vekili, davalı sigorta şirketine ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ... Uluslararası Taşımacılık Petrol İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı ve dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki çekicinin davacı ... sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının yaralandığını ve %89 oranında malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davacıya atfedilecek bir kusurun bulunmadığını belirterek 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini istemiş, mahkemece kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün %75, davalı sigortalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının maluliyetinin tespiti için, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 09.02.2024 tarihli raporda, davacının davaya konu trafik kazası nedeni ile %81 oranında sürekli çalışma gücü kaybı oluşturacak şekilde yaralandığı, 12 aylık süre içerisinde ancak iyileşmesinin mümkün olduğu, iyileşme süresinin 2 aylık bölümünde ise bir başkasının yardımı ile yaşamını sürdürebileceği belirtildiği ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, tarafların belirlenebilen gelir durumları, davacının olay sırasında koruyucu kıyafet kullanmaması da dikkate alınarak ilk hüküm ile belirlenen ve icra takibi sonucu tahsil edildiği belirtilen manevi tazminat ile birlikte tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile davanın kısmen kabulü ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın her iki davalıdan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı alacağına sigorta şirketi yönünden 17.08.2018 dava tarihinden itibaren, davalı ... Uluslararası Taşımacılık Petrol İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden ise 18.11.2016 kaza tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faizi uygulanmasına karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre, hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut hâlde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hâl ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Somut olayda, kaza tespit tutanağında, davacı ...'ın, 2 yönlü 2 şeritli devlet karayolunda, Midyat istikametinden Mardin yönüne seyrederken aynı yönde seyreden aracı geçmeye başladığı esnada, bu aracın da önünde aynı yöne seyreden ve geçme kurallarına riayet etmemesi nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 55.maddesini, sigortalı araç sürücüsü ...'in ise, aracın hızını yük ve teknik özelliğine, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığından anılan Kanunun 52/1-b maddesini ihlâl ettiğinin belirtildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da, aynı tespitlerle davacı ...'ın %75, sigortalı araç sürücüsü ...'in ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının maluliyetinin tespiti için Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 09.02.2024 tarihli raporda, davacının özür oranının %81 ve sürekli olduğu, iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceğinin ve bakıcı ihtiyacının 2 ay olduğunun tespit edildiği, davalı sürücünün tali kusuru olduğu kabul edilerek manevi tazminat miktarının tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde (2016) paranın satın alma gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmış, davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacı vekilinin hükmedilen faiz türüne yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Kazaya karışan ... plakalı çekicinin işleteninin davalı şirket olduğu anlaşıldığından, hüküm altına alınan tazminata davacının talebi gibi avans faiz uygulanması gerekirken değişen oranlı yasal faize hükmedilmesi isabetsiz olduğundan davacı vekilinin faiz türüne yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin hükmedilen faiz türüne yönelik istinaf sebepleri yerinde görüldüğünden istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince kesinleşen yönler korunarak yeniden esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK’nın 353/1.b.2.maddesi gereğince esas hakkında YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 100.000,00 TL manevi tazminatın her iki davalıdan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Davacı alacağına sigorta şirketi yönünden 17.08.2018 dava tarihinden itibaren, davalı ... Limited Şirketi yönünden ise 18.11.2016 kaza tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 2-Alınması gereken 6.831,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.024,65 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.806,35 TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye ödenmesine. 3-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 1.024,65 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.060,55 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine. 4-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine. 5-Davalılar lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine. 6-Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 265,00 TL ve bilirkişi ücreti 500,00 TL olmak üzere toplam 765,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 255,00 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına. 7-Davalı ... Ltd. Şti. tarafından yapılan 90,30 TL yargılama giderinden davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 60,20 TL'sinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya ödenmesine, artan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına. 8-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa iadesine. II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 280,30 TL tebligat ve posta masrafı ile 1.169,40 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 1.449,70 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 13.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.