Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1875 E. , 2024/1096 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/1875 Karar No:2024/1096 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol Ticaret AŞ. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1875 E. , 2024/1096 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/1875 Karar No:2024/1096 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol Ticaret AŞ. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait istasyonda 29/08/2016 tarihinde yapılan denetimde, darbe teşebbüsü yaşandığı ... tarihinde ...-... saatleri arasında LPG otogaz satışı yapılmadığının tespit edildiğinden bahsile 5307 sayılı Kanun'un 16 maddesinin 2. fıkarsının (b) bendinin (3) numaralı altbendi uyarınca 442.596,00.-TL idari para cezası verilmesine ve anılan Kanunun 17. maddesinin 5. fıkrası uyarınca LPG otogaz bayilik lisansının iptal edilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu Kurul kararının 5307 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacı şirkete ait LPG otogaz bayilik lisansının iptal edilmesine ilişkin kısmında, 5307 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 5. fıkrasında lisans sahibi tarafından talep veya işlemlerinde, kanuna karşı hile veya gerçeğe aykırı beyanda bulunulması hâlinde bayilik lisansının iptaline karar verileceği düzenlemesine yer verildiği, olayda davacı şirket tarafından 16 Temmuz 2016 tarihinde 01.36-04.00 saatleri arasında LPG otogaz satışı yapılmamak suretiyle 5307 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 18. maddesinin 2. fıkrasının, 26. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin ve 45. maddesinin (a) bendinin ihlal edildiği açık ise de, davacı şirket tarafından gerçekleştirilen bu eylemin lisans iptaline esas alınan "kanuna karşı hile veya gerçeğe aykırı beyan" niteliğinde bulunmadığı, anılan fiilin idari para cezası yaptırımına tabi olduğu, diğer taraftan mevcut tespit karşısında anılan fiil için bayilik lisansının iptali yaptırımının uygulanmasının ölçülülük ilkesine aykırılık oluşturacağı dikkate alındığında, dava konusu Kurul kararının bayilik lisansının iptaline ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; Dava konusu Kurul kararının 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı altbendi uyarınca davacı şirkete 442.596,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden, davacı şirketin sahibi olduğu bayiye "sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterdiği" gerekçesiyle idari para cezası verilmiş ise de, davacının fiilinin 5307 sayılı Kanun'un 4. madde hükmünün ihlâli niteliğinde bulunduğu, bir başka ifadeyle, anılan bayinin fiilinin 5307 sayılı Kanun'un 4. maddesinin, 2. fıkrasında yer alan "Lisans ile tanınan haklar; bu Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılır." hükmüne aykırı olduğu, bu iki fiilin de 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde düzenlendiği ve karşılığı cezaların aynı olduğu, idarenin bir işlemi tesis ederken bağlı yetki içerisinde bulunduğu durumlarda, işleme dayanak alınan sebep ortadan kalmış olmasına rağmen, idarenin bağlı yetki içerisinde olmasının sonucu olarak aynı işlemi tesis edebileceği, bir diğer sebep varsa ve bu sebebe dayalı olarak aynı işlemi tesis etmesi zorunlu ise yargı mercilerince sebep ikamesi yapılmasının mümkün olması karşısında, dava konusu Kurul kararının bu kısmında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, lisansın iptaline ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce; dava konusu işlemin davacı şirkete ait LPG otogaz bayilik lisansının iptal edilmesine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, davalı idare tarafından ileri sürülen hususlar kararın bu kısmının istinaf yoluyla kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi gerektiği; Davacı şirketin 442.596,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden, darbe girişimi nedeniyle olağanüstü bir durumun yaşandığı 15 Temmuz gecesi 01.36-04.00 saatleri arasında davacı şirketin sahibi olduğu akaryakıt istasyonunda kısa süreli akaryakıt satışı yapılmaması fiilinin, Kanuna karşı hile olarak değerlendirilemeyecek nitelikte bir ara verme olduğu dikkate alındığında, dava konusu Kurul kararının 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca davacı şirkete 442.596,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın idari para cezasınına yönelik kısmının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada dava konusu işlemin idari para cezasına yönelik kısmının iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının fiilinin sabit olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilememiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : 29/08/2016 tarihinde yapılan denetimde, bayilik lisansı sahibi davacı şirketin, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin yaşandığı sırada ... tarihinde saat ...'da en son ... plakalı araca satış yapılarak satışlarını durdurduğu, ... tarihinde saat ...'te ... plakalı araca satış yapılarak tekrar satışa başladığı, bu şekilde davacı şirkete ait istasyonda ... tarihinde ...-... saatleri arasında LPG otogaz satışı yapılmadığı tespit edilmiştir. Anılan tarihe mahsus olarak satış yapılmamasının mevzuata aykırılık oluşturduğundan bahisle davalı idare tarafından soruşturma açılarak davacının savunması istenilmiş, savunmada ileri sürülen hususlar yeterli görülmeyerek bayilik lisansının iptaline ve 442.596,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararı alınmıştır. Anılan Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasında, lisansın sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verdiği; 2. fıkrasında, lisans ile tanınan hakların bu Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılacağı; işlem tarihinde yürürlükte bulunan 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde, sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi hâlinde sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirası idari para cezası verileceği, 17. maddesinin 5. fıkrasında ise Kanun'a göre yapılan talep veya işlemlerde, kanuna karşı hile veya gerçek dışı beyanda bulunulduğunun tespiti halinde lisansın iptal edileceği kurala bağlanmıştır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Kanunîlik ilkesi" başlıklı 4. maddesinde, "Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir. Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı ancak kanunla belirlenebilir.” kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz istemine konu kararın davacı şirketin bayilik lisansının iptal edilmesine ilişkin kısmı açısından yapılan değerlendirmede; Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bayilik lisansının iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyiz istemine konu kararın davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı açısından yapılan değerlendirmede; 5326 sayılı Kanun'un aktarılan kuralı uyarınca, kanunda veya idarenin genel ve düzenleyici işlemlerinde tanımlanabilen kabahatin karşılığı olan idarî yaptırımın ve miktarının mutlaka ilgili kanununda belirtilmiş olması, ilgilisine de bu kabahatinin karşılığı olan idarî yaptırımın uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla, idarî yaptırım uygulamaya yetkili idareler tarafından, yaptırım kararı alınmadan önce mevzuata aykırı fiilin ne olduğu ve kanunun hangi maddesinin ihlâl edildiği tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmeli ve bundan sonra fiilin karşılığı olan kanunda belirtilen idarî yaptırımın uygulanmasına karar verilmelidir. Başka bir anlatımla, fiil ile uygulanan idarî yaptırım örtüşmeli ve ilgilisine kanunda karşılığı olmayan veya fiil ile örtüşmeyen bir idarî yaptırım uygulanmamalıdır. 5326 sayılı Kanun uyarınca, kanunda veya idarenin genel ve düzenleyici işlemlerinde tanımlanabilen kabahatin karşılığı olan idarî yaptırımın ve miktarının mutlaka ilgili kanununda belirtilmiş olması, ilgilisine de bu kabahatinin karşılığı olan idarî yaptırımın uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla, idarî yaptırım uygulamaya yetkili idareler tarafından, yaptırım kararı alınmadan önce mevzuata aykırı fiilin ne olduğu ve kanunun hangi maddesinin ihlâl edildiği tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmeli ve bundan sonra fiilin karşılığı olan kanunda belirtilen idarî yaptırımın uygulanmasına karar verilmelidir. Başka bir anlatımla, fiil ile uygulanan idarî yaptırım örtüşmeli ve ilgilisine kanunda karşılığı olmayan veya fiil ile örtüşmeyen bir idarî yaptırım uygulanmamalıdır. 5307 sayılı Kanun'un 4. maddesinde lisans sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi hakkı verdiği, lisans ile tanınan hakların 5307 sayılı Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılacağı belirtilmiştir. Kanunîlik ilkesi, ortaya çıkan sonuca ceza uygulanabilmesini, fiilin kanunlarda açık bir şekilde kabahat veya suç olarak tanımlanması şartına bağlamaktadır. Tipiklik unsuru olarak da ifade edilen kanunî unsur, somut fiilin kanunda belirlenmiş soyut hukuk normuna uygun olmasını ifade etmektedir. Bu itibarla, dava konusu idari para cezasının tesis edilmesine sebep olan, darbe girişimi nedeniyle olağanüstü bir durumun yaşandığı ... tarihinde ...-... saatleri arasında davacı şirketin sahibi olduğu akaryakıt istasyonunda kısa süreli akaryakıt satışı yapılmaması fiilinin karşılığında "sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi" fiili için öngörülen idari para cezası tesis edilmiş ise de anılan fiilin Kanun'un 4. maddesinin 1. ve 2. fıkraları kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, lisansın verdiği haklar dışında faaliyet yürütüldüğünün kabulü ile 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca verilen idari para cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Kısmen dava konusu işlemin iptali, kısmen davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi, davacının istinaf başvurusun kabulü ile Mahkeme kısmının kaldırılması ve dava konusu işlemin idari para cezasına ilişkin kısmının iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın ve davalı idare harçtan muaf olduğundan istemi hâlinde temyiz aşamasında yatırılan toplam...-TL harcın davalı idareye iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 04/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.