5. Ceza Dairesi 2007/12776 E. , 2010/1659 K. Reşit olmayan mağdurenin rızası ile cinsi münasebette bulunmak suçundan sanık ...’nın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 01.12.2005 gün ve 2005/451 Esas, 2005/559 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafıi tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: …
**5. Ceza Dairesi 2007/12776 E. , 2010/1659 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan mağdurenin rızası ile cinsi münasebette bulunmak suçundan sanık ...’nın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 01.12.2005 gün ve 2005/451 Esas, 2005/559 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafıi tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Anayasa Mahkemesinin 23.11.2005 günlü 2005/103-89 sayılı kararı ile 5237 sayılı Yasanın 104/2. maddesinin iptal edilmesi karşısında, reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunan sanığın eyleminin aynı Yasanın 104. maddesinin 1. fikrası kapsamında kaldığı, bu suç şikayete tabi olup, zarar gören gerçek kişi şikayetçi olduğundan 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu, 5560 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik CMK.nun 253. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, lehe yasa ve müktesep hak hükümleri nazara alınarak öncelikle uzlaştırma işlemi yapılması, sonuçsuz kalması durumunda ise hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.