Başvurucu, Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) ilişiği kesilenlere tanınan haklardan yararlandırılması isteminin kabul edilmesinin ardından, statü dışında geçirdiği sürelere ilişkin maddi ve manevi kayıplarının tazmin edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddedilmesi ve açtığı davanın da süre aşımı yönünden reddedilmesi nedeniyle Anayasa'nın 10. , 36. ve 49. maddelerinde düzenlenen haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) ilişiği kesilenlere tanınan haklardan yararlandırılması isteminin kabul edilmesinin ardından, statü dışında geçirdiği sürelere ilişkin maddi ve manevi kayıplarının tazmin edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddedilmesi ve açtığı davanın da süre aşımı yönünden reddedilmesi nedeniyle Anayasa'nın , ve maddelerinde düzenlenen haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 4/6/2013 tarihinde Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 30/5/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesi ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, astsubay olarak görev yapmakta iken 27/7/1967 tarih ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun maddesinin (b) bendi uyarınca Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararıyla 1997 yılında resen emekliye sevk edilmiştir. Başvurucu, 926 sayılı Kanunun geçici maddesinden yararlanma talebinde bulunmuş, talebinin kabul edilmesinin ardından 21/3/2012 tarihinde Milli Savunma Bakanlığından, emekliye sevk edilmesi nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü maddi ve manevi zararlarının tazmin edilmesini istemiş, ancak Bakanlık tarafından bu istem zımnen reddedilmiştir. Başvurucunun aynı istemle açtığı tazminat davasında, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) Birinci Dairesinin 29/11/2012 tarih ve E.2012/1262, K.2012/1428 sayılı kararıyla, 4/7/1972 tarih ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun , ve maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının 1997 yılında YAŞ kararıyla TSK'dan ayrıldığı, bu kararın tebliğinden ya da fiilen ilişiğinin kesilmesinden itibaren 60 gün içinde tam yargı davası açması ya da bu süre içinde idari müracaatta bulunup bunun sonuçlarına göre hareket etmesi gerekirken, bu süre geçirildikten (yıllar) sonra yapılan idari başvuruyu müteakip açılan davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir. Bu karar başvurucuya 10/1/2013 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu 28/1/2013 tarihinde karar düzeltme talebinde bulunmuştur. AYİM Birinci Dairesinin 9/4/2013 tarih ve E.2013/449, K.2013/ 397 sayılı kararıyla, karar düzeltmeye konu olan kararın başvurucuya 10/1/2013 tarihinde tebliğ edildiği, başvurucunun ise 28/1/2013 tarihinde karar düzeltme talebinde bulunduğu, 1602 sayılı Kanun’un maddesinde belirtilen on beş (15) günlük karar düzeltme süresinin aşıldığı gerekçesiyle, başvurucunun karar düzeltme talebinin süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir. Bu karar, 6/5/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 4/6/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapmıştır.B. İlgili Hukuk 1602 sayılı Kanun'un “Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kararlarının sonuçları” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Daireler ve Daireler Kurulu kararları kesin olup, kesin hükmün bütün hukuki sonuçlarını hasıl eder. Bu kararlar aleyhine, ancak bu kanunda yazılı kanun yollarına başvurulabilir.” 1602 sayılı Kanun'un “Kararın düzeltilmesi” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Daireler ile Daireler Kurulundan verilen kararlar hakkında bir defaya mahsus olmak üzere, ilamın tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde aşağıda yazılı sebepler dolayısiyle kararın düzeltilmesi istenebilir.a) Kararın esasına etkisi olan iddia ve itirazların, kararda karşılanmamış olması;b) Bir ilamda birbirine aykırı hükümler bulunması;c) Kararın usul ve kanuna aykırı bulunması;Kanunun 45 inci maddesine göre verilen kararların düzeltilmesi işlemi kabul edilerek davaya yeniden bakılması ve esas hakkında karar verilmesi halinde de karar düzeltilmesi isteminde bulunulabilir.Daireler ile Daireler Kurulu, kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle bağlıdır.”