5. Hukuk Dairesi 2024/4399 E. , 2024/10325 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/468 Esas, 2024/488 Karar DAVA TARİHİ : 17.12.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/50 Esas, 2023/252 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti i
**5. Hukuk Dairesi 2024/4399 E. , 2024/10325 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/468 Esas, 2024/488 Karar DAVA TARİHİ : 17.12.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/50 Esas, 2023/252 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakların davacı idare adına tescili istemine ilişkin asıl dava ile kamulaştırmasız el atılarak üzerinden irtifak hakkı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak isteme ilişkin asıl dava ile kamulaştırılmaz el atılmak üzerinden irtifak hakkı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili istenirse birleştirilen davada yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan redine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı idare vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili, Ergene ilçesi İğneler Mahallesi 276, 1192, 1194 ve 1195 parsel sayılı taşınmazlarda daimi ve geçiçi irtifak kamulaştırma bedelinin tespitine ve bu hakkın davacı idare lehine tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili, Ergene ilçesi, İğneler Mahallesi, 276, 1192, 1194 ve 1195 parsel sayılı taşınmazlara davalı idare tarafından irtifak geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atıldığını, aradan geçen süre içinde kamulaştırma bedelinin tespiti için dava açılmadığını, idarece acele el koyma dosyasında bloke edilen bedelin düşük olduğunu belirterek taşınmazların daimi ve geçici irtifak bedellerinin davalı idareden yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde özetle, idarece teklif edilen kamulaştırma bedelinin rayicin çok altında olması nedeniyle taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını, acele kamulaştırma yapılırken belirlenen bedelin gerçek değeri yansıtmaktan çok uzak olduğunu, dava konusu taşınmazların Trakya'nın hızla gelişmekte ve en çok talep gören ve sanayi bölgesinin tam ortasında olduğunu, bu nedenle gerek Türk gerekse yabancı yatırımcıların odağında olduğunu, ek olarak işbu taşınmazların yerleşim yerlerine / şehir merkezine çok yakın olduğu gibi belediyenin yol ve çöp hizmetlerinden faydalandığını, elektrik ve su hizmetlerinden yararlandığını belirterek, dava konusu taşınmazların bedelinin acele kamulaştırma yoluyla gerçek değerinin altında belirlenmesi sebebi ile taşınmazların gerçek değerinin mahkemece tespit edilerek belirlenen bedelin faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline, birleştirilen davada ise dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, rapora itirazların dikkate alınmadığını, enerji nakil hattı nedeniyle değer kaybının yüksek alındığını, objektif değer artış oranının hatalı olduğunu, müvekkili idareye vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini, bölge rayiçini yansıtmadığını, taşınmazın değerli bir konumda olduğunu, net gelir ve objektif değer artış oranının düşük alındığını, irtifak nedeniyle değer kaybı oranının kabul edilemeyeceğini, kamulaştırma bedelinin enflasyon nedeniyle aşırı değer kaybına uğradığını, faizin enflasyon oranında verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazların olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazların nitelikleri ve konumlarına göre belirlenen kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artırıcı unsur oranının uygun düştüğü, taşınmazların nitelikleri, tamamının yüzölçümleri ve geometrik durumları dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, Mahkemece uygulanan faiz oranının uygun görüldüğü, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücreti verilmemesinin yerinde olduğu, mahkemece iade kararı gereğince işlem yapıldığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı arasındaki daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malların niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve boru hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranları belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare ve davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler. Bu nedenle somut olayda; davalı vekilinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek 28.03.2024 tarihli temyiz dilekçesindeki faize ilişkin talebi dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir. Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı Sayın çoğunluğun "Onanma Kararı"na bu yönüyle (faize ilişkin olarak) katılmıyoruz. 19.12.2024