4. Hukuk Dairesi 2012/11772 E. , 2013/8803 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/01/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/04/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 14/05…
**4. Hukuk Dairesi 2012/11772 E. , 2013/8803 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/01/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/04/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 14/05/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince: Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir. 3-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; a)Dava, kişilik haklarının ihlaline dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir. Davacı vekili; davacı ile eski eşinin 2007 yılında boşandıklarını, evlilikleri devam ederken dünyaya gelen çocuğun davacıdan olmadığını davacının 2009 yılında öğrendiğini, evliliğinin devamı sırasında gayri ahlaki ilişkiden doğan çocuğun babasının davalı olduğunu, davalının doğan çocuğu tanıdığını, dava dışı eşi ile davalının evlilik dışı birlikteliğinin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, davacının çocuğun kendisinden olmadığını daha önceden bildiğini ve buna rızasının bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; evlilik birliği devam ettiği süre zarfında eşlerden birinin gayri meşru ilişki yaşaması ve özellikle bu ilişki sonrası çocuğun dünyaya gelmesi, diğer eş yönünden toplum önünde kişiyi rencide ettiği, bu sadakatsiz davranışın davacının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.