12. Ceza Dairesi 2023/5308 E. , 2024/632 K. K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SUÇ : Taksirle Yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan şüpheliler ... ve .... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda …
**12. Ceza Dairesi 2023/5308 E. , 2024/632 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SUÇ : Taksirle Yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan şüpheliler ... ve .... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15.03.2022 tarihli ve 2021/1393 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Mardin 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.06.2022 tarihli ve 2022/1472 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, 13.05.2023 gün ve 94660652-105-47-2728-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/62030 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.06.2023 tarihli ve KYB- 2023/62030 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müşteki ...'un nefes almakta zorlanması ve şekil bozukluğu nedeni ile başvurduğu Mardin Özel Park Hastanesinde Kulak Burun Boğaz uzmanı olarak görev yapan doktor olan şüpheli ... tarafından muayene edilmesini takiben 04/03/2021 tarihinde saat 10:00 sıralarında ameliyata alındığı, ameliyatın 13:30-14:00 saat aralığında bitmesine rağmen müştekinin uzun süre kendine gelememesi nedeniyle akşam 19:00 sıralarında çekilen BT ve MR'da solda MCA infarktı tespit edilmesi üzerine Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne sevk edildiği olayda, müştekinin uzun süre yoğun bakımda tedavisinin devam ettiği, bilinç ve konuşma bozukluğu, sağ kol ve bacakta güçsüzlük saptandığı ve %57 oranında engelli kaldığından bahisle ilgililerden vekili aracılığı ile şikayetçi olması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca " somut olayda Adli Tıp İhtisas Kurulunca söz konusu tetkik ve konsültasyonların gecikmeli yapılmış olmasının dikkat ve özen eksikliği olarak değerlendirildiği fakat tetkiklerde tespit edilen sol MCA enfarktıyla septorinoplasti ameliyatı arasında illiyet bağının bulunmadığının kabul edildiği bu sebeple taksirle yaralama suçu açısından şüpheli/şüphelilerin eylemleriyle meydana gelen netice arasında nedensellik bağının kurulamayacağı" şeklindeki gerekçe ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Karara esas alınan Adli Tıp 7. İhtisas Kurulunun 05/01/2022 karar tarihli raporunun sonuç kısmında "...ameliyat sonrası kişinin genel anesteziden uyanmaması üzerine vakit kaybetmeden EKG, ekokardiyografi, beyin BT ve MR tetkikleri yapılması sonrasında Kardiyoloji ve Nöroloji konsültasyonu istenmesi gerektiği, söz konusu tetkik ve konsültasyonların gecikmeli yapılmış olmasının dikkat ve özen eksikliği olarak değerlendirildiği.." şeklinde görüş ve kanaate yer verilmesi karşısında, öncelikle tetkik ve konsültasyonların yapılmasının kimin sorumluluğunda olduğunun tespiti ile tetkik ve konsültasyonların zamanında yapılması halinde, müştekinin maruz kaldığı arazın oluşup oluşmayacağı, sol MCA enfarktının tespit edilip edilemeyeceği ve zamanında yapılması halinde tedavi imkanının olup olmadığı hususlarında yeniden rapor aldırılması gerekirken, bu işlemlerin yerine getirilmemiş olması yine Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 09/03/2022 tarihli raporda müştekinin müracaatının temini halinde rapor hazırlanabileceği belirtilmesine rağmen müştekinin müracaatının sağlanarak meydana gelen yaralanma ile ilgili kati raporunun sağlanıp şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve tespiti gerekirken, yetersiz ve eksik inceleme ile verilen Adli Tıp Kurumu raporuna itibar edilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160 ıncı maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun'un 170 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince yapılan değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun'un 172 nci maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada Yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun'un 173 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, 2.Dosya kapsamına göre, müşteki Merve Mut' un nefes almakta zorlanması ve şekil bozukluğu nedeniyle Mardin Özel Park Hastanesinde Kulak Burun Boğaz uzmanı olarak görev yapan doktor olan şüpheli Hüseyin Dağ tarafından 04.03.2021 tarihinde saat 10:00 da ameliyata alındığı, anestezi işlemlerinin şüpheli ... tarafından gerçekleştirildiği, ameliyatın 13:30- 14:00 sıralarında bitmesine rağmen müştekinin kendine gelememesi nedeniyle 19:00 sıralarına çekilen BT ve MR'da solda MCA infarktı tespit edilmesi üzerine Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne ardından Ankara Şehir Hastanesine sevk edildiği olayda, müştekinin uzun süre yoğun bakımda tedavisinin devam ettiği, bilinç ve konuşma bozukluğu, sağ kol ve bacakta güçsüzlük saptandığı ve %57 oranında engelli kaldığının rapor edildiği, Mardin Başsavcılığınca Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulundan 05.01.2022 tarihli rapor alındığı, yürütülen soruşturma neticesinde Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca "somut olayda Adli Tıp İhtisas Kurulunca söz konusu tetkik ve konsültasyonların gecikmeli yapılmış olmasının dikkat ve özen eksikliği olarak değerlendirildiği fakat tetkiklerde tespit edilen sol MCA enfarktıyla septorinoplasti ameliyatı arasında illiyet bağının bulunmadığının kabul edildiği bu sebeple taksirle yaralama suçu açısından şüpheli/şüphelilerin eylemleriyle meydana gelen netice arasında nedensellik bağının kurulamayacağı" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, müşteki vekilinin itirazı üzerine Mardin 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 10.06.2022 tarihli ve 2022/1472 değişik iş kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığından itirazın reddine karar verilmiştir. 3. Somut olayda, Adli Tıp 7. İhtisas Kurulunun 05/01/2022 karar tarihli raporunun sonuç kısmında "...ameliyat sonrası kişinin genel anesteziden uyanmaması üzerine vakit kaybetmeden EKG, ekokardiyografi, beyin BT ve MR tetkikleri yapılması sonrasında Kardiyoloji ve Nöroloji konsültasyonu istenmesi gerektiği, söz konusu tetkik ve konsültasyonların gecikmeli yapılmış olmasının dikkat ve özen eksikliği olarak değerlendirildiği.." şeklinde görüş ve kanaate yer verilmesi karşısında, öncelikle tetkik ve konsültasyonların yapılmasının kimin sorumluluğunda olduğunun tespiti ile tetkik ve konsültasyonların zamanında yapılması halinde, müştekinin maruz kaldığı arazın oluşup oluşmayacağı, sol MCA enfarktının tespit edilip edilemeyeceği ve zamanında yapılması halinde tedavi imkanının olup olmadığı hususlarında yeniden rapor aldırılması gerekirken, bu işlemlerin yerine getirilmemiş olması gerekirken, yine Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 09.03.2022 tarihli raporunda bu hususlara ilişkin müştekinin müracaatının temini halinde rapor hazırlanabileceğinin belirtilmesine rağmen müştekinin müracaatının sağlanarak meydana gelen yaralanma ile ilgili kati raporunun sağlanıp şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve tespiti gerekirken, yetersiz ve eksik inceleme ile verilen Adli Tıp Kurumu raporuna itibar edilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla, belirtilen nedenlerle yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Mardin 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.06.2022 tarihli ve 2022/1472 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.