T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/519 - 2025/1655 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/519 KARAR NO : 2025/1655 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.02.2023 NUMARASI : 2022/354 Esas 2023/61 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 19.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/519 - 2025/1655 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/519 KARAR NO : 2025/1655 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.02.2023 NUMARASI : 2022/354 Esas 2023/61 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 19.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09.01.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili, 01.05.2016 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının yaralandığını, davalı sigorta şirketine yaptıkları başvuru neticesinde davacıya 105.355,75TL tazminat ödemesi yapıldığını, ancak yapılan ödemenin yeterli olmadığını, davacının maluliyeti nedeniyle oluşan maddi zararının karşılanmadığını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası ve harca esas değer olarak10.000,00TL gösterilmek suretiyle sakatlık güncel durumunun tespitini takiben hesaplanacak fark tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya kayıtsız şartsız ibraname karşılığında 04.01.2018 tarihinde 105.355,00TL ödeme yapıldığını ve davacının talebinin haksız olduğunu bahse konu ibraname üzerinden 2 yıl geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; kazanın meydana gelmesinde, davacı sürücü ...'ın asli kusurlu, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile maddi vaka olarak belirlendiği, kusur yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeniyle davalının tazmin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsü ...'ın, trafik zabıtası veya ışıklı trafik işaret cihazları veya trafik işaret levhaları bulunmayan kavşaklarda bölünmüş yola çıkan sürücülerin bu yoldan geçen araçlara ilk geçiş hakkını vermelerine dair 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/1-b maddesini ihlâl ettiğinin ve yol üzerinde herhangi bir fren izine rastlanılmadığının belirtildiğini, Denizli 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/148E- 2018/542K.sayılı kararı ile sanık ...'ın beraatine karar verilmesi üzerine, kararı istinaf ettiklerini ve istinaf incelemesi neticesinde istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ise de, şekli kesinliğin maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğini, ceza mahkemesindeki kusur tespitinin, hukuk hâkimini bağlamamasına rağmen mahkemece kusur tespitine ilişkin olarak rapor alınmadığını, ceza mahkemesindeki raporla yetinilerek ve kaza tespit tutanağı ile ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle bakiye maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının yaralandığını, davalı sigorta şirketine yaptıkları başvuru neticesinde davacıya 105.355,75TL tazminat ödemesi yapıldığını, ancak yapılan ödemenin yeterli olmadığını belirterek maddi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece kazanın meydana gelmesinde, davacı sürücü ...'ın asli kusurlu, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile maddi vaka olarak belirlendiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya içeriğinden 01.05.2016 tarihli kaza tespit tutanağına göre, motoksiklet sürücüsü ...'ın Atatürk Caddesi, Erbakan Cami önüne geldiğinde sağ taraftaki kanal yolundan otomobiliyle karşı istikamete geçmeye çalışan ...'a çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda motosiklet sürücüsü ...'ın hızını kavşaklara, yaya geçitlerine yaklaşırken azaltmadığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-a maddesini ihlâl ettiği, araç sürücüsü ...'ın ise, trafik zabıtası veya ışıklı trafik cihazları veya trafik işaret levhaları bulunmayan kavşaklarda bölünmüş yola çıkan sürücülerin bu yoldan çıkan araçlara ilk geçiş hakkını vermediğinden anılan Kanunun 57/1-b maddesini ihlâl ettiğinin belirtildiği, Denizli 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2018 tarihli, 2017/148E.-2018/542K.sayılı dosyasında, sanık ... hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı yapılan yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 06.04.2018 tarihli raporunda, ...'ın kendi kullandığı motosikleti ile tanık ...'in aracını sollamak amacıyla hatalı biçimde karşı şeride geçen, gerekli özen ve dikkati göstermeyen, hızını koşullara uygun biçimde ayarlamayan ve ilerideki kavşağı gözetmeden, tali yolda seyreden sanığın görüş alanı dışından kavşağa giren sürücü katılan ...'ın asli ve tam kusurlu olduğu, tali yoldan gelerek kavşak alanına girdiği sırada katılanın kullandığı motosikletle çarpışan sanık sürücü ...'ın oluş itibariyle alabileceği bir önlem bulunmadığından kusursuz olduğunun belirlendiği gerekçesi ile sanık ...'ın beraatine karar verilmiş, bahse konu kararın katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesinin 01.11.2018 tarihli, 2018/2599E. -2018/2628 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş, mahkemece kusur raporu alınmadan ceza mahkemesi dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor gereğince davanın reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK’nın 74. maddesi gereğince Ceza hukuku ile ilişkisinde başlığı altında "Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." hükmünü içermektedir. Hukuk hâkiminin kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığı ancak aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle "fiilin hukuka aykırılığı" konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti, gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir. Hâl böyle olunca, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. (HGK, 24.12.2014 gün ve 2014/4-846E.-2014/1091K.). Hukuk hâkimi ceza mahkemesi kararındaki fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını belirleyen maddi olgularla ve ceza mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı ile bağlıdır. Bu durumda TBK'nın 74. maddesinde hukuk hâkiminin ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığının düzenlenmiş olmasına göre, mahkemece öncelikle kazaya ilişkin olarak olay yeri kamera görüntüleri ve kesinleşmiş Denizli 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2018 tarihli, 2017/148E.-2018/542K.sayılı dosyasının getirilmesi, ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi olguda dikkate alınarak, dosyası içeriği, kaza tespit tutanağı, ifade tutanakları, olay yeri kamera görüntüleri, kazanın meydana geliş şekli, daha önce düzenlenmiş raporlar ve davacının itirazlarının da değerlendirildiği Karayolları Fen Heyeti üyeleri veya İTÜ öğretim üyelerinden 3 kişilik makine mühendisinden oluşacak bilirkişi heyetinden kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının belirlenmesi için ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep hâlinde iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.