1. Hukuk Dairesi 2026/1072 E. , 2026/1592 K. "" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1269 E., 2025/1369 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/250 E., 2025/56 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâki…
1. Hukuk Dairesi 2026/1072 E. , 2026/1592 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1269 E., 2025/1369 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/250 E., 2025/56 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz 1974 yılında yapılan kadastro çalışmalarında dere yatağı olarak tespit harici bırakılmıştır. Davacı vekili; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 14.865, 40... ’lik tespit harici bırakılan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; dava konusu 14840. 37... yüz ölçümündeki tapusuz taşınmaz üzerinde herhangi bir kullanımın veya zilyetliğin bulunmadığını, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, TMK'nın 713. maddesi kapsamında aranan yasal şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili; dava konusu yerin mevcut imar planının bitiminde olduğunu ve çevre yolu ile arasındaki geçiş güzergahında olduğundan yapılacak planlamada kamu yararının gözetildiğini, açılan davada hukuki yararın bulunmadığını, zilyetlikle kazanım için gerekli şartları taşımadığını, taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; davacı lehine kazanım koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin hükmün tavzihini talep etmesi üzerine 08.04.2025 tarihli tavzih kararı ile; gerekçeli kararın hüküm kısmının 4 nolu bendinde davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin davalılara verilmesine yazılması gerekirken, sehven ayrı ayrı verilmesine şeklinde yazıldığı gerekçesiyle hükmün 4 nolu bendinin belirtildiği şekilde tavzihine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin tavzih kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile; hatanın ilk bakışta yanılgı olduğunun açık ve belirgin olduğu gerekçesiyle davalı Belediyenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden; İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekiline 23.02.2025 tarihinde tebliğ edildiği, kararın istinaf edilmeksizin 11.03.2025 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin 14.03.2025 tarihli dilekçe ile, hükmedilen vekalet ücreti yönünden hata yapıldığını belirterek hükmün tavzihini talep ettiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; hükmün tashihi ve tavzihi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 304. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup 6100 sayılı HMK'nın 304. maddesinde "(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, Mahkemece re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." şeklinde hükmün tashihi; 305. maddesinde de "(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." şeklinde hükmün tavzihi müesseseleri düzenlenmiştir. Somut olaya gelince; hükmün tashihini düzenleyen HMK’nın 304. maddesinde hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların düzeltilmesi, hükmün tavzihini düzenleyen HMK’nın 305. maddesinde hükmün açıklanması veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesi amaçlanmakta olup İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2025 tarihli kararı ile 38.816,53 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ayrı ayrı verilmesine karar verildiği gözetildiğinde vekâlet ücretine ilişkin anılan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 304. ve devam maddeleri gereğince tashih veya tavzih yoluyla değiştirilmesine, bir başka ifade ile ayrı ayrı hükmedilen vekalet ücretine yönelik hükmün değiştirilmesine olanak bulunmamaktadır. Hâl böyle olunca; davacının 14.03.2025 tarihli dilekçesindeki talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Davalı ... vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin 08.04.2025 tarihli ek kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesinin 08.04.2025 tarihli ek kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine, Dosyanın Bingöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.