4. Hukuk Dairesi 2015/7240 E. , 2016/6367 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar .. ve diğeri aleyhine 18/02/2011 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabul…
**4. Hukuk Dairesi 2015/7240 E. , 2016/6367 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar .. ve diğeri aleyhine 18/02/2011 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, kendisi hakkında başlatılan soruşturma sonrasında bir çok yayın kuruluşunda haberler yapıldığını, 19/12/2010 tarihinde davalı gazetenin 1. sayfasında " .. '' ve " 14.sayfasında " .. '' başlığı altında yapılan yayının aynı zamanda suç olduğunu, gerçek olmadığını, kesin bir dille suçlu olarak gösterildiğini, yayında şüpheli ifadeleri ve gizli tanık ifadelerinin yer aldığını, ancak şüpheli ifadelerinde itiraf sayılacak nitelikte beyan bulunmadığını, olayın açıklanış biçimi ile konu arasında düşünsel bağ bulunmadığını, bu haberden dolayı zarar gördüğünü ileri sürerek tazminat talep etmiştir. Davalılar ise, haberin gerçek ve güncel olduğunu, haber yapılan konunun soruşturma konusu yapıldığını, bir çok televizyonda ve gazetede yer aldığını, gerçeğe aykırı bir haber olmadığını, davaya konu haberdeki olaylarla ilgili .. tarafından iddianame düzenlendiğini, bu iddianamede davacının da şüpheli olarak yer aldığını, ismi geçen üsteğmenin bu soruşturma kapsamında alınan ifadelerinden yola çıkarak haber yaptıklarını, haberin görünür gerçeğe uygun olduğunu, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını davanın reddini savunmuştur. Mahkemece haber verme hürriyetinin dışına çıkıldığı, davacının kamuoyunda küçük düşürüldüğü, sonuçlanmayan soruşturmalar ve iddialarla ilgili gerçekmiş gibi kanaat bildirildiği, davacının kişilik hakları ihlal edildiği gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasası'nın 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir.Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır.