4. Hukuk Dairesi 2009/5474 E. , 2010/1853 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 18/08/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından…
**4. Hukuk Dairesi 2009/5474 E. , 2010/1853 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 18/08/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur. Davalı ...'un sürücüsü olduğu aracı, yol içinde ve sağda durup ön kapıyı kontrolsüzce açması nedeniyle arkadan gelen bisikletli davacı kapıya çarparak düşmüş, kalça kemiği kırılmış, tedavi sırasında vücuduna 45 cm'lik platin takılmıştır. Davacı, davalıdan şikayetçi olmamıştır. Davacının yaralanmasına ve kusura ilişkin Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmış, davalının %75 oranda, davacının %25 oranda kusurlu oldukları saptanmış; ayrıca, sürekli ... göremezliğinin olmadığı, iyileşme süresinin 6 ay olduğu bildirilmiştir. Bu rapora rağmen davacının çalışamadığı günlere ilişkin 2 ay 15 günlük rapor üzerinden geçici ... göremezlik zarar hesabı yapılmıştır. Yerel mahkemece, davacının iyileşme süresinin Adli Tıp Kurumu raporu ile saptandığı gözetilerek, bu süre üzerinden zarar geçici ... göremezlik zararının hesaplanarak sonucuna göre karar verilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. b)Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir 2009/5474-52010/1853 edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda; davalının kusur oranı, olayın gelişim biçimi, yaralanmanın derecesi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen 2.000,00 TL manevi tazminat azdır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA; davalıların tüm, davacının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi. Bu doküman 5070 Sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.