Başvurucu, murisi tarafından 27/10/1976 tarihinde Derik Kadastro Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz davasında yargılamanın halen devam ettiğini belirterek, adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, ihlalin tespitini ve tazminat ödenmesini talep etmiştir.
Başvurucu, murisi tarafından 27/10/1976 tarihinde Derik Kadastro Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz davasında yargılamanın halen devam ettiğini belirterek, adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, ihlalin tespitini ve tazminat ödenmesini talep etmiştir. Başvuru, 6/9/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. İkinci Bölümün 19/12/2013 tarihli ara kararı gereğince başvurunun, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının 20/2/2014 tarihli görüş yazısı başvurucuya tebliğ edilmiş olup, başvurucu vekili 18/3/2014 tarihli dilekçesinde, yargılamanın uzun sürdüğünü belirtmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun murisi ve arkadaşları tarafından Derik Asliye Hukuk Mahkemesinde Maliye Hazinesi aleyhine tapu iptali ve tescil davası açılmıştır. Mardin ili Derik ilçesi Bozbayır köyünde bulunan 2, 5, 8, 10, 13, 19, 21, 22, 43, 47 ve 68 parsel numaralı taşınmazlar, 1976 yılında yapılan kadastro çalışması sonunda kısmen mera vasfı ile Bozbayır köyü tüzel kişiliği adına tespit edilmiştir Başvurucunun murisi Sırrı Çelik ve arkadaşları, taşınmazların kendilerine ait olduğu iddiasıyla Maliye Hazinesi ve Bozbayır köyü tüzel kişiliği aleyhine, 27/10/1976 tarihinde kadastro tespitine itiraz davası açmışlardır. Derik Asliye Hukuk Mahkemesince de E.1977/64, K.1978/38 sayılı kararla dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde kadastro çalışmaları yapıldığı için dava dosyasının Derik Kadastro Mahkemesine devrine karar verilmiştir. Mahkemece, tüm taşınmazlara yönelik dava dosyaları birleştirilerek yargılama yapılmıştır. Mahkeme, 12/4/1985 tarih ve E.1976/625, K.1985/8 sayılı kararla; 2, 5, 8, 13, 19, 21, 22, 43, 47 ve 68 parsel numaralı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile kısmen davacılar adlarına tapuya tescillerine karar vermiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 24/2/1987 tarih ve E.1985/5211, K.1987/2142 sayılı ilamıyla komşu parsellere ilişkin tapu kayıtları ve kadastro tutanaklarının dosyaya eklendikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın geri çevrilmesine karar verilmiştir. Mahkemece, dosya yeni esasa kaydedilerek davaya devam edilmiş olup yargılama, Derik Kadastro Mahkemesinin E.1987/25 sayılı dava dosyasında devam etmektedir. B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Usul ekonomisi ilkesi” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” 21/6/1987 tarih ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun “Genel olarak görev” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Kadastro mahkemesi; taşınmaz mal mülkiyetine ve sınırlı ayni haklara, tapuya tescil veya şerh edilecek veyahut beyanlar hanesinde gösterilecek sair haklara, sınır ve ölçü uyuşmazlıklarına, kadastroya ve tapu sicilini ilgilendiren benzeri davalara ve özel kanunlarca kendisine verilen işlere bakar; Kadastroya veya kadastro ile ilgili verasete ait uyuşmazlıkları çözümleyebileceği gibi, istek üzerine veraset belgesi de verebilir.” 3402 sayılı Kanun’un “Mahalli mahkemelerde görülmekte olan davaların devri ve eksik idari işler hakkında yapılacak işlem” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine resen devrolunur.” 3402 sayılı Kanun’un “Kadastro davalarında usul” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Kadastro hakimi, askı süresi içinde açılacak davalar ve kadastro müdürü tarafından mahkemeye tevdi olunacak taşınmaz mallara ait kadastro tutanakları ve mahalli hukuk mahkemelerinden devredilen işler hakkında dava dosyası açar. İlgililerin başvurusunu beklemeksizin kadastro tutanakları ile uyuşmazlığın çözümlenmesine etkili olabilecek kayıt ve diğer bilgileri ilgili dairelerden getirtir. Hakim, duruşma gününü taraflara Tebligat Kanunu hükümlerine göre resen tebliğ eder.” 3402 sayılı Kanun’un “Yargılama usulü” kenar başlıklı maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları şöyledir:“Kadastro mahkemesinde gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma yapılır. Taraflardan hiç biri gelmez ise dosya işlemden kaldırılmaz. Hakim, toplanması mümkün olan delilleri inceler ve 30 uncu madde hükmünce işi karara bağlar.…Bu Kanunun tatbikinde ayrıca açıklık bulunmıyan hallerde basit yargılama usulü uygulanır.Kadastro mahkemeleri adli tatile tabi değildir.” 3402 sayılı Kanun’un “Deliller ve hakimin takdiri” kenar başlıklı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:“Kadastro tutanaklarında beyanlarına başvurulan kişiler, bu beyanlarına gerekçe gösterilerek itiraz edilmedikçe, yeniden dinlenmezler. Ancak hakim, kadastro tutanağındaki beyanla, duruşma sırasında topladığı deliller arasında çelişki görürse, bunu gidermek için tutanakta beyanlarına başvurulan kimseleri tanık sıfatıyla yeniden dinleyebilir.Kadastro komisyonlarından gönderilen tutanaklar ile mahalli mahkemelerden devredilen dosyaların muhtevasından malik tespiti yapılamadığı veya dava açan mirasçının dışında başka mirasçıların da bulunduğu anlaşıldığı takdirde, hakim resen lüzum gördüğü diğer delilleri toplayarak taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlüdür. Taşınmaz malın ölü bir şahsa ait olduğu anlaşılır ve mirasçıları da tespit edilemezse, ölü olduğu yazılmak suretiyle o şahsın adına tescil kararı verilir.” 3402 sayılı Kanun’un “Kararların tebliği, kanun yollarına başvurma ve ilamların infazı” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Kadastro mahkemesi kararları Tebligat Kanunu hükümlerine göre resen taraflara tebliğ olunur.” 3402 sayılı Kanun’un “Yargılama giderleri, kadastro harcı ve tahakkuku” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi şöyledir:“Bu Kanun gereğince resen yapılması gereken soruşturma ve tebligat işlemleri için zaruri giderler, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere bütçeye konulan ödenekten karşılanır.” 3402 sayılı Kanun’un Geçici maddesi şöyledir:“Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş tapulama mahkemeleri, kadastro mahkemesi adını alır ve açılmış davaları, bu Kanundaki hükümlere göre yürütür.”