12. Ceza Dairesi 2024/2457 E. , 2024/5671 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/648 E., 2024/484 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Esastan Ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.10.2023 tarih ve 2022/1-540 Esas - 2023/504 sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği üzere; kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik temyizi halinde, esastan temyiz incelemesine konu olabilecekleri; bu kapsamda kararın temyiz edilebilir nitelikte olduğu değerlendiri…
**12. Ceza Dairesi 2024/2457 E. , 2024/5671 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/648 E., 2024/484 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Esastan Ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.10.2023 tarih ve 2022/1-540 Esas - 2023/504 sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği üzere; kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik temyizi halinde, esastan temyiz incelemesine konu olabilecekleri; bu kapsamda kararın temyiz edilebilir nitelikte olduğu değerlendirilmiş olup, suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen kararların kesin nitelikte olduğundan temyiz edilemeyeceğine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli ek kararı kaldırılarak inceleme yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 31/3, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; suça sürüklenen çocuk ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 31/2, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuklar hakkında kasten öldürme hükümleri gereğince mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine, tayin olunan cezanın az olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'ın ...'ın kullandığı elektrikli bisiklet ile ..., ..., ... ve ...'nun yanlarından geçerken ...'ın "iyi akşamlar birader" dediği, ...'ın da "iyi akşamlar birader" diye cevap vermesi üzerine ...'ın ...'a tepki göstererek "sen kime birader diyorsun" dediği ve motosikletten iner inmez kafa ile ...'ın yüzüne vurduğu ve yumruk attığı, ...'nın ...'a tekme attığı, ...'ın yere düşerek bayıldığı ve yoğun bakım ünitesinde tedavisi devam ederken vefat ettiği; Dosya kapsamındaki 10/10/2022 tanzim tarihli Kamera Tespit Tutanağı ve mevcut görüntü kayıtları incelendiğinde; SSÇ Bilal'in motosikletten inip maktül ...'in yanına geldiği ve kafa attığı; motorun devrildiği ve SSÇ Mihraç'ın maktüle vurmaya başladığı ve tekme attığı ve yere düşürdüğü, dosya kapsamındaki Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 24/06/2022/3861 karar numaralı raporu incelendiğinde; maktülde meydana gelen yaralanmanın yaşamını tehlikeye sokan bir duruma sebep olmadığı ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu; maktülün ölümünün meydana geliş şekli itibari ile bu travmanın etkisi ile sinir uçlarının aşırı uyarılmasına bağlı olarak ani solunum ve dolaşım durması (inhibisyon) sonucu meydana gelmiş olduğunun bildirildiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul 1.Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen raporda; ölenin yaralanmasının hayati tehlike arz etmediğinin, kişinin üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunun belirtilmesi karşısında; SSÇ'lerin darbeleri neticesinde mağdur hareketsiz bir şekilde yere düşmüş ve yoğun bakıma kaldırılmış ise de, meydana gelen ölüm neticesinden faillerin TCK'nın 87/4. maddesinde düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan sorumlu tutulabilmesi için yaralanmanın basit tıbbi müdahale giderilebilecek nitelikte olmaması, en azından TCK'nın 86/1. maddesi kapsamında kalan bir yaralanma olmasının gerektiği kabul edilerek SSÇ Bilal ve Mihraç'ın eylemlerinin TCK'nın 85/1. maddesi kapsamında taksirle öldürme suçunu oluşturduğuna karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Katılan vekilinin suç vasfına yönelik temyiz istemi göz önüne alındığında suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyize tabi olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/01/2022 tarih 2017/1-278 Esas, 2022/60 sayılı kararında vurgulandığı üzere; 5237 sayılı TCK’nın 23. maddesinde, kastı aşan suçlarda veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda cezalandırılabilmek için failin meydana gelen sonuç açısından en azından taksirle hareket etmesi gerektiği belirtilmiş, madde gerekçesinde de, hükmün konuluş amacının, objektif sorumluluk anlayışını terk etmek olduğu, bu tür sorumluluğun, ortaçağ kanonik hukukunun kalıntısı olan “versari in re ilicita” yani hukuka aykırı bir durumda olan bunun bütün neticelerine katlanır anlayışının ürünü olduğu, çağdaş ceza hukukunun bu anlayışı çoktan terk ettiği, düzenlemeyle meydana gelen ağır netice açısından sorumluluk için neticeye ilişkin olarak en azından taksir dolayısıyla kusurlu olunması gerektiği belirtilmiştir. Kanunun 87/4 maddesinde ise, kasten yaralama sonucunda ölümün meydana gelmesi halinde failin nasıl cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak maddedeki atfın 86. maddenin 1. ve 3. fıkralarına yapılmış olması nedeniyle, bu hükmün aynı maddenin 2. fıkrasında kalan yaralanma eylemleri açısında uygulanması mümkün değildir. Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte yaralanma sonucunda mağdurun ölmesi halinde, 5237 sayılı TCK’nın 23 ve 87/4. maddelerinin uygulanması imkânının bulunmadığından, failin sorumluluğunun genel hükümler kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Meydana gelen sonuç, (ölüm) öngörülebilir ise ve fail bu öldürme suçunu düzenleyen 85. maddesi uyarınca, öngörülebilir sonuç fail tarafından da öngörülmüş ancak istenmemiş ise fail bilinçli taksirle öldürme suçundan Kanunun 85 ve 22/3. maddeleri uyarınca, fail öngördüğü sonucu kabullenerek fiilini icra etmiş ise bu kez de, olası kastla öldürme suçundan sorumlu tutulmalıdır. Bu açıklamalar ışığında oluşa ve dosya kapsamına göre tanzim olunan raporlarda; ölenin yaralanmasının hayati tehlike arz etmediğinin, kişinin üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunun belirtilmesi karşısında; meydana gelen ölüm neticesinden faillerin TCK'nın 87/4. maddesinde düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan sorumlu tutulabilmesi için yaralanmanın basit tıbbi müdahale giderilebilecek nitelikte olmaması, en azından TCK'nın 86/1. maddesi kapsamında kalan bir yaralanma olmasının gerektiği, bu itibarla suça sürüklenen çocukların eyleminin TCK'nın 85/1. maddesi kapsamında taksirle öldürme suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.