6. Hukuk Dairesi 2022/4099 E. , 2024/195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kayıt kabul davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece (Yargıtay kapatılan 15.Hukuk Dairesi) kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik,
**6. Hukuk Dairesi 2022/4099 E. , 2024/195 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kayıt kabul davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece (Yargıtay kapatılan 15.Hukuk Dairesi) kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı müflis bankanın 08.06.2005 tarihinde iflasına karar verildiğini, öncesinde davalı müflis bankada çalışarak davacı bankaya geçen personele ilişkin kesinleşen yargı kararları uyarınca müvekkili banka tarafından ödenmek zorunda kalınan kıdem ve ihbar tazminatlarına dayalı olarak 93.686,08 TL'nin sıra cetveline kaydı için iflas idaresine başvurduklarını, ancak taleplerinin kabul edilmediğini ve alacaklarının cetvelde 4. sırada yer aldığını gördüklerini, İİK'nın 206. maddesi uyarınca alacaklarının 1. sırada olması gerektiğini ileri sürerek, alacaklarının sıra cetveline kayıt ve kabulü ile cetvelde 1. sırada yer verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın 5411 sayılı Yasa gereği her türlü harçtan muaf bulunduğunu, görevli mahkemenin icra hukuk mahkemesi olduğunu bu nedenle mahkemenin görevine itiraz ettiklerini, davacı şirketin eski çalışanlarının mahkeme kararları ve takiplerindeki muhatabın davacı Adabank olduğunu ve müvekkili müflis bankaya herhangi bir sorumluluk addedilmediğinden talebin rededildiğini, aksi düşünülse dahi adı geçen işçilerin bankalarında çalıştıkları süre ile sınırlı olarak sorumlu olacağını savunarak öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, aksi halde haksız ve mesnetsiz davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.12.2012 tarihli 2011/393E., 2012/330 K. sayılı kararı ile; davalı müflis bankanın eski çalışanlarına mahkeme kararları neticesinde davacı tarafından ödenen toplam miktarın 93.686,08 TL olarak belirlendiği, bu rakamın 49.869,35 TL'sinin ihbar ve kıdem tazminatı mahiyetinde olduğu, davacının ... olduğu alacak açısından halefiyet kuralları gereğince önceki alacaklıların haklarını haiz olacağı ve alacağın davacı tarafça ödenmiş olmasının alacağın vasfını değiştirmeyeceği, 93.686,08 TL'nin davalı müflis bankanın iflas masasına kayıt ve kabulüne, bu miktarın işçi alacağı vasfında olan 49.869,35 TL'sinin İİK'nın 206. maddesi gereğince sıra cetvelinin birinci sırasına, bakiye kısmının ise yargılama giderine ilişkin olduğundan sıra cetvelinin 4.sırasına kaydına ve takas mahsup hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığından bu hususun infazda nazara alınması gerektiği belirtilerek, davanın kabulü ile 93.686,08 TL'nin 49.869,35 TL'sinin sıra cetvelinin 1.sırasına, bakiye kısmının 4.sırasına yazılması kaydıyla davalı İmar Bankasının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı iflas idaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 02.03.2015 tarihli 2014/5038 E., 2015/1301 sayılı ilamı ile; müflis şirketin 08.06.2005 tarihinde iflasına karar verildiği, dava dışı beş işçi tarafından davacı aleyhine ... Mahkemesinde açılan davalar sonucu hüküm altına alınan alacağın yine iflas tarihinden sonra ödeme yapılmak suretiyle dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan BK'nın 147. maddesine dayalı rücu hakkı (iflastan sonra) doğmuştur. Bu durumda alacak, iflastan önce doğmadığından, sırasına ve esasına itiraz edilebilecek, İİK'nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan bir alacak niteliğinde olduğundan davanın kayıt kabul davası olarak ele alınması ve buna bağlı olarak işçilerin kayıt kabul istemlerinde kabulü mümkün rüçhan hakkına dayalı olarak, davanın sonuçlanması, üstelik yasal dayanağı ve koşulları açıklanmayan halefiyet ilkesinin gerekçe yapılması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. C. İkinci Bozma Kararı 1. Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 02.03.2015 tarihli 2014/5038 E., 2015/1301 sayılı ilamına kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur 2.Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 19.10.2017 tarihli 2015/6010E., 2017/2776K. sayılı ilamı ile; İİK'nın 206/4. maddesi, birinci sıraya; "İşçilerin, ... ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflâs nedeniyle ... ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları,..” alacaklarının kayıt edileceği hükmünü içerdiği, bu nedenle dava konusu işçilik alacaklarının imtiyazlı olarak iflas sıra cetveline kaydedilebilmesi için, iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde doğmaları gerektiği, mahkemece, davaya konu işçilik alacaklarının İİK'nın 206. maddesi 1. sırasındaki alacak kapsamında kalıp kalmadığı belirlenip sonucuna göre, karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle, Dairemizin 02.03.2015 tarih ve 2014/5038 E., 2015/1301 K. sayılı ilamının kaldırılarak hüküm davalı yararına bozulmuştur. D. Mahkemece ikinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 27.11.2018 tarihli 2018/20 E., 2018/1074 K. sayılı kararı ile dava dışı işçilerin akitlerinin tüm sonuçlarıyla davacı bankaya devredildiği, davacı banka devam eden ... akitleriyle dava dışı işçileri istihdam ettiğinden ve müflis davalı bankadan davacı bankaya işçilerin geçişleri işçiler aleyhine hizmet aktinde kesintiye sebep olacak şekilde sonuç doğuramayacağından, dolayısıyla alacağın doğum tarihi olarak işçilerin davacı bankadan çıkışlar tarihlerinin esas alınması gerektiği kanaatiyle bozma ilamında işaret olunan eksiklikte ikmal edilerek önceki hükümde de belirtilen gerekçelere istinaden davanın kabulü ile 93.686,08 TL'nin 49.869,35TL'sinin sıra cetvelinin birinci (1) sırasına, bakiye kısmının dördüncü (4) sırasına yazılması kaydıyla davalı İmar Bankasının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 15. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 11.03.2021 tarihli 2021/756E., 2021/790 K. sayılı ilamı ile; İK'nın 206/4. maddesi, birinci sıraya; "İşçilerin, ... ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflâs nedeniyle ... ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları,..” alacaklarının kayıt edileceği hükmünü içerir. Bu nedenle dava konusu işçilik alacaklarının imtiyazlı olarak iflas sıra cetveline kaydedilebilmesi için, iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde doğmaları gerektiği, davacı tarafça dava dışı işlere ödenen işçilik alacaklarından davalı müflis şirketin sorumluluğunun doğduğu tarihin işçilerin müflis şirketteki işlerinden ayrıldıkları tarih olduğu, talep konusu işçilik alacaklarının tamamının İKK'nın 206/4 maddesinde belirtilen "iflasın açılmasından önceki 1 yıl" içinde tahakkuk etmemiş oldukları, bu durumda mahkemece, davalının sorumlu olduğu dönem için tespit edilmiş işçilik alacağı bedelinin tamamının, İİK 206. maddesi anlamında imtiyazlı olmaması nedeniyle, sıra cetvelinin 4. sırasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. F. Mahkemece üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, usul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, davacının talebine konu işçilik alacaklarının iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmemiş olmaları sebebiyle imtiyazlı olmadıklarından sıra cetvelinin birinci sırasına alınamayacağı, davacı alacağının dördüncü sırada kayıtlı olduğu görüldüğünden davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; aynı işverenin farklı tüzel kişilikteki işletmeleri aynı ... ilişkisinin devamı olarak kabul edildiğinden çalışanların işçilik alacaklarından davalı işverenin de müştereken sorumlu tutulmasının ... hukukunun gereği olduğunu, dava dışı işçilerin çalıştığı süreye ilişkin işçilik alacaklarının tamamının davacı banka tarafından ödendiğini, aynı zamanda mahkeme kararına istinaden yapılan ödemelerin tamamının davalı bankada çalışılan döneme ilişkin işçilik alacaklarını da kapsamakta olduğunu, müvekkil banka tarafından ödenen alacaklar nedeniyle davalı bankanın da sorumluluğu bulunduğunu, İ.İ.K. 206. maddeye göre; işverenin iflası halinde, işçi alacakları; masa mallarının satışı sonucu elde edilen paradan, rehin alacakları, masa alacakları, devlet alacakları ve özel yasalarla ayrıcalığı kabul edilmiş alacakların ödenmesinden sonraki ilk sırada bulunduğunu, müvekkili banka tarafından toplamda 93.686,08.-TL (işlemiş faiz ve masraflar hariç) ödenmek zorunda kalındığını, söz konusu ödemelere ilişkin makbuz suretlerinin dosyaya ibraz edildiğini, müvekkil banka tarafından ödenen tüm işçi alacaklarının iflas sıra cetvelinin 1. sırasına kayıt ve kabulüne dair hüküm tesisi gerektiğini, ayrıca müvekkili bankanın Fon Bankası olduğunu ve her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğunu temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, alacağın iflas masasına kayıt kabul istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (1086 sayılı Kanun) 428 nci maddesi, 438 nci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 235 ve devamı maddeleri, 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.