2. Hukuk Dairesi 2016/16152 E. , 2016/15102 K. MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Çocuk Mallarının Korunması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, çocuk mallarının korunmasına ilişkindir. Davacı baba, davalı ile 16.10.2008 tarihinde kesinleşen ilamla boşandıklarını, mahkemece onaylanan ve hüküm altına al…
**2. Hukuk Dairesi 2016/16152 E. , 2016/15102 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Çocuk Mallarının Korunması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, çocuk mallarının korunmasına ilişkindir. Davacı baba, davalı ile 16.10.2008 tarihinde kesinleşen ilamla boşandıklarını, mahkemece onaylanan ve hüküm altına alınan protokolde bedeli tarafından ödenen ... ili ... ilçesi 6638 ada 10 parselde kayıtlı taşınmazın mülkiyetinin 18 yaşını doldurduğunda ortak çocuk....'ya devrinin uygun görüldüğünü, davalının karara rağmen taşınmazı önce ipotek ettirdiğini, daha sonra sattığını, davalının küçüğün mallarını iyi yönetemediğini belirterek, halen ortak çocuk üzerine kayıtlı ... ili ... ilçesi 6802 ada 12 parselde kayıtlı 23 nolu bağımsız bölümün üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için Türk Medeni Kanunun 360. maddesi uyarınca tapu kaydına şerh düşülmesi, taşınmazın üçüncü şahıslara devri nedeni ile satış bedelinin mahkeme denetimine alınmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın ispat edilememesi nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı baba tarafından temyiz edilmiştir. Ana ve baba, velayetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlüdürler; kural olarak hesap ve güvence vermezler. Ana ve babanın yükümlülüklerini yerine getirmedikleri durumlarda hakim müdahale eder (TMK m. 352). Ana ve baba, çocuk mallarının gelirlerini öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için; hakkaniyete uyduğu ölçüde de aile ihtiyaçlarını karşılamak üzere sarfedebilirler (TMK m. 355). Ana ve baba, çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermezlerse hakim, malların korunması için uygun önlemleri alır. Hakim, özellikle malların yönetimi konusunda talimat verebilir; belirli zamanlarda verilen bilgi ve hesabı yeterli görmezse, malların tevdi edilmesine veya güvence gösterilmesine karar verebilir (TMK m. 360). Yapılan yargılama toplanan delillerden; tarafların 16.10.2008 tarihinde kesinleşen ilamla Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi gereğince boşandıkları, ortak çocuk...’nın velayetinin anneye bırakıldığı, tarafların bedeli davacı ... tarafından ödenerek 13.11.2007 tarihinde alınmış ... ili ... ilçesi 2. ... mahallesi 180 pafta 6638 ada 10 parselde kain 2. ... mahallesi 200 sokak no; 189 D:2 .../... adresinde bulunan dubleks meskenin mülkiyetinin 18 yaşını doldurması üzerine ortak çocuk ....’a devredilmek üzere velayetin üzerinde olması nedeniyle davalı ... ... adına tescil edileceğini kabul ve beyan ettiklerinin hüküm altına alındığı, davalı anne üzerine kayıtlı olan bu taşınmazın davalı tarafından 05.01.2012 tarihinde dava dışı....’e satıldığı, davalının bu satıştan 4 gün sonra 09.01.2012 tarihinde ... ili ... ilçesi 6802 ada 12 parselde kayıtlı 23 nolu taşınmazın çıplak mülkiyetini ortak çocuk adına, süresiz intifa hakkını kendi adına satın aldığı anlaşılmaktadır. Davalı anne boşanma dosyasına verdiği dilekçede de bu taşınmazın satımından sonra ortak çocuk adına başka bir taşınmaz alındığını, aynı bedelle bu taşınmazı kiraya verdiğini, ayrıca 80.000 TL paranın da uhdesinde kaldığını, bu para ile de ortak çocuk adına bir daire daha satın alacağını beyan etmiş, bu beyanını yargılama sırasında da tekrar etmiştir. Bu durumda velayet sahibi annenin satış bedelinden arta kalan 80.000 TL‘nin kendi uhdesinde bulunduğunu bildirdiğinden, satış bedelinin velayet hakkını kullanan anne tarafından nasıl değerlendirildiği, ortak çocuk yararına kullanılıp kullanılmadığı, gerekirse bu konularda ne gibi önlem/önlemlerin alınabileceğinin araştırılıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.11.2016 (Çrş.)