8. Hukuk Dairesi 2024/1892 E. , 2024/5490 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1557 E., 2024/28 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/446 E., 2022/151 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmes…
**8. Hukuk Dairesi 2024/1892 E. , 2024/5490 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1557 E., 2024/28 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/446 E., 2022/151 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR Bursa ili ... ilçesi ... Köyü'nde bulunan dava konusu 134 ada 385 parsel sayılı taşınmaz, 17.770,55 metre kare yüz ölçümünde tarla niteliğinde, beyanlar hanesinde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 2002 yılından beri ... oğlu ..., ... kızı ... ve ... kızı ...'in kullanımında olduğu ve üzerindeki zeytin ağaçlarının ..., ... ve ...'e ait olduğuna dair şerh yazılı olarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... vekili, dava konusu 134 ada 385 parsel sayılı taşınmazın uzun süredir vekil edeninin kullanımında olmasına rağmen,kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında kendisi ile birlikte davalıların da kullanımında olduğuna dair şerh verildiğini, yapılan tespitin hatalı olduğunu belirterek, taşınmaz üzerindeki vekil edeni ile birlikte davalılar adına olan şerhin iptali ile yanlızca vekil edeni adına şerh verilmesine karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında vefatı ile davaya mirasçıları devam etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, alınan bilirkişi raporuna göre zeytin bahçesi vasfında olan taşınmazda 20-25 yıllık bakımsız zeytin ağaçlarının ve 6 adet bakımsız meyve ağaçlarının olduğu, dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanık beyanlarına göre de taşınmazda bulunan ağaçların tarafların murisleri tarafından ekildiği, bir kısım tanık beyanlarında davacının murise yardım ettiği beliritilse de bu yardımın kendi adına yapıldığına dair açıklık içermediği, ağaçların yaklaşık 2003 yılından bu yana bakımsız halde ve işlenmediği gözetildiğinde davacı tarafın zilyetlikle kullanım şartlarının zaten oluşmadığı, davacı tarafa mülkiyet vb. ayni hak sağlamayan bu beyan şerhi yönünden talebinin yerinde görülmediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.