DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3338 E. , 2024/1281 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3338 Karar No : 2024/1281 TEMYİZ EDENLER: I-(DAVACI): ... VEKİLİ: Av. ... II-(DAVALI): ... Komutanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi .
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3338 E. , 2024/1281 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3338 Karar No : 2024/1281 TEMYİZ EDENLER: I-(DAVACI): ... VEKİLİ: Av. ... II-(DAVALI): ... Komutanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi ... Komutanlığı emrinde askerlik görevini yapmakta iken 11/03/2019 tarihinde yapılan içtima sırasında dengesini kaybederek yere düşmesi sonucu %32 oranında engelli hale gelen davacı tarafından, olay nedeniyle uğranılan zararların karşılığı olarak, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 100.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile 523.671,82 TL) maddi, 400.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 923.671,82 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının askerlik yükümlüğü sırasında yaşadığı kaza sonrası oluşan iş gücü (efor) kaybı nedeniyle uğradığı zararın tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 06/02/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda davacının iş gücü kaybı nedeniyle uğradığı zararın 523.671,82 TL olduğu yönünde görüş bildirilmesine karşın davacıya askerlik görevinin ifası sırasında meydana gelen olay nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 45. ve 56. maddeleri uyarınca vazife malullüğü maaşı bağlandığı, aynı Kanunun ek 79. maddesi uyarınca ek ödeme yapıldığı, bağlanan bu maaş ile yapılan ek ödemenin herhangi bir prim karşılığı olmadığı, bu olaydan kaynaklanan zararın ifası niteliğinde ve SGK tarafından Hazineden tahsil (rücu) edilebilir nitelikte olduğu göz önünde bulundurularak, davacının hesaplanan maddi zararın maaş ödemesi ile karşılanmış olacağı, dolayısıyla davacının davalı idarece tazmini gereken "gerçek zararının" bulunmadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat isteminin reddine, davacının manevi tazminat isteminin ise; davacının gördüğü tedaviler nedeniyle duyduğu acının kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmin edilmesi gerektiği gerekçesiyle kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davacının başvuru dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 18/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; tarafların istinaf başvurularına konu ... .... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesi'nin 09/02/2022 tarih ve E:2021/6708, K:2022/523 sayılı kararıyla; Temyiz istemine konu kararın, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin kısmı yönünden: Temyizen incelenen kararın, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemesi gerekçesiyle onanmasına karar verilmiştir. Temyiz istemine konu kararın, davacının maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden: Davacının askerlik görevini ifası sırasında ani baş dönmesi sebebiyle dengesini kaybederek düştüğü, hakkında Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunca hazırlanan ... tarih ve ... sayılı raporda, sol göz dış tarafını vurması sonucu gelişen travmatik optik nöropatiye bağlı sol göz tam görme kaybı nedeniyle %32,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı yönünde görüş bildirildiği, bakılan davada malul olması nedeniyle uğradığı zararların karşılığı olarak 100.000,00 TL (miktar artırımıyla 523.671,82 TL) maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesini istediği, dava ve temyiz dilekçelerinde davacının maddi tazminat isteminin gelir kaybı ve beden gücü kaybına bağlı olarak fazladan sarf edilen güç (efor) kaybı karşılığı uğranılan zarara yönelik olduğunun belirtildiği ve davacının gelir kaybı ve güç kaybından doğan zararlarının ayrı ayrı incelenmesinin gerektiği, Davacının gelir kaybı zararının incelenmesi yönünden: Davacının maluliyet oranının %32,3 olduğunun görüldüğü, davacının maluliyet oranının %60'tan az olması nedeniyle çalışmaya devam edebileceği, ayrıca davacı tarafından gelir kaybına yönelik somut bir bilgi- belge sunulmadığı göz önünde bulundurulduğunda, davacının gelir kaybının bulunmadığının anlaşıldığı, Davacının güç (efor) kaybı zararının incelenmesi yönünden, Davacının dava konusu olay nedeniyle % 32,3 oranında bedensel güç kaybına uğradığı, bu nedenle günlük yaşamını ve çalışma hayatını emsallerine ve eskiye nazaran daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdürmek zorunda kalması nedeniyle maddi zararının bulunduğunun açık olduğu, davacının güç (efor) kaybından doğan zararının; Aktif dönemde, zarara uğranılan tarihten itibaren içtihadi emeklilik yaşı kabul edilen 60 yaşın sonuna kadar asgari geçim indirimi (AGİ) dahil net asgari ücrete (2022 yılına kadar AGİ dahil, 2022 yılından sonra AGİ hariç olmak üzere) çalışma gücü kaybı olan % 32,3 oranının uygulanması; pasif dönemde ise, davacının 60 yaşını ikmalinden TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel yaşam süresinin sonuna kadar geçecek süre için -bir çalışmanın karşılığı olmaması nedeniyle- AGİ hariç net asgari ücrete yine çalışma gücü kaybı oranının uygulanması suretiyle ortaya çıkacak miktarların toplanması suretiyle hesaplanması gerektiği, Söz konusu hesaplamada, gelecek yılların asgari ücretlerinin bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarının her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle belirlenmesi gerektiği, Ayrıca, askerlik görevi sırasında yaşanılan olay nedeniyle davacıya 5434 sayılı Kanunun 56. maddesi uyarınca bağlanan maluliyet aylığı ile Ek 79. maddesi uyarınca yapılacak ek ödemelerin; prim karşılığı yapılmadığı, gerek maluliyet aylığı, gerekse ek ödemenin ödemeyi yapan kurum tarafından faturası karşılığında Hazineden tahsil edildiği, bu nedenle bağlanan aylık ve yapılan ek ödemenin "rücuya tabi bir sosyal güvenlik ödemesi" niteliğinde olduğu anlaşıldığından, Mahkemece, yapılan ve yapılacak bahse konu ödemelerin olay nedeniyle davacıya sağlanan "yarar" kapsamında kabul edilmesi suretiyle ilgilinin zararından indirilerek yapılacak denkleştirme sonucu ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, Bölge İdare Mahkemesince, davacının efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak yeniden bir karar verilmesi gerektiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının maddi tazminata ilişkin kısmın bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının maddi tazminat isteminin konusunun yaşadığı işlev kaybı karşılığı çalışma gücü kaybı oranında efor kaybının karşılığı maddi zararının olduğu, gerek başvuruya konu ilk derece Mahkemesi kararında, gerekse Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararında davacıya bağlanan maluliyet aylığı ve yapılan ödemelerin prim karşılığı olmadığı, SGK tarafından Hazineden tahsil edilecek davacının zararının ifası niteliğinde olduğu, bu nedenle davacının zararından "indirilecek yarar" niteliği gösterdiğinin kabul edildiği, ilk derece Mahkemesince davacının efor kaybı karşılığı maddi zararının hesaplatıldığı bilirkişi raporunda, davacının gerçekleşen dönem efor kaybının 2019 yılı için net asgari ücret tutarının "2.020,91 TL", 2020 yılı için "2.324,71 TL" 2021 yılı için "2.825,90 TL" asgari ücret üzerinden ve % 32,3 çalışma kaybı oranı ile hesaplandığı ve işlemiş aktif dönem için (14/05/2019-06/02/2021) toplam 14.392,00 TL efor kaybı karşılığı maddi zarar, sonraki işleyecek aktif dönem için "2.825,90 TL" AGİ'li ve pasif işleyecek dönem için "2.557,59 TL" AGİ'siz net asgari ücretin esas alınarak iskonto oranları ve efor kaybı oranları esas alınarak hesaplama yapıldığı, davacıya ödenen maluliyet aylığı ve yapılan ek ödemelerin rücu edilemeyeceği değerlendirmesi ile indirim konusu yapılmadığı, Mahkemenin 30/09/2020 tarihli ara kararına davalı idarece verilen 04/11/2020 tarihli yanıt ekinde gösterilen davacıya gerçekleşen aktif dönemde ödenen maluliyet aylığı tutarlarının (2019 yılı için 3.623,13 TL, 2020 yılı için ilk altı ay 3.820,06 TL, ikinci altı ay için 4.041,84 TL) hesap bilirkişisinin esas aldığı ilgili dönem asgari ücret tutarlarının da üzerinde olduğu, Mahkemenin Danıştay'ın bozma kararında da belirtildiği gibi davacıya bağlanan maluliyet aylığı ve ödenen ek ödemelerin sağlanan yarar olarak indirileceği yolundaki değerlendirmesi ile ödenen tutarların, davacının efor kaybı tazminatı için asgari ücretin çalışma gücü kaybı karşılığı % 32,3 oranı karşılığı tutarlardan fazla olduğu ve işleyecek aktif ve pasif dönem için iskonto oranları uygulandığında aritmetik olarak bu durumun değişmeyeceği kabulüyle davacıya aynı olay nedeniyle bağlanan aylık ve yapılacak ek ödeme tutarlarının indirilecek yarar olarak, hesaplanacak maddi zararın üstünde tutarlar olacağı değerlendirmesiyle davacının "gerçek zararı" oluşmadığı gerekçesiyle davanın maddi tazminat istemine ilişkin kısmının reddine karar verildiği, Danıştayın bozma kararında bu durum gözönünde bulundurulmaksızın salt yeniden maddi zararın bilirkişi aracılığıyla hesaplatılması gerektiği gerekçesine yer verildiği, dava dosyasında mevcut bilirkişi raporunun davacıya bağlanan maluliyet aylığının indirilmesi durumunda, hesaplanan maddi zararın "gerçek zarar" olup olmadığının belirlenmesi yönünden yeterli bir rapor olduğunun görüldüğü belirtilerek; istinaf başvurusuna konu kararın "maddi tazminatın reddine" ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtilerek ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının "maddi tazminata" ilişkin kısmında ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Danıştay Onuncu Dairesinin kararı gereğince yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerektiği, efor tazminatının hesaplanması yoluna gidilmeden verilen ısrar kararının hukuk aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, davacının manevi tazminat isteminin kabulü yönündeki kararın hukuka aykırı olduğu, davacının tazmini gereken zararının söz konusu olmadığı, olayda idarenin tazmin sorumluluğu bulunmadığı, temyize konu kararın manevi tazminata ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, kararın manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının Danıştay Onuncu Dairesince onanmak suretiyle kesinleştiği, bu sebeple de davalı idare tarafından temyize gelinmesinin usulen mümkün olmadığı, ısrar kararının maddi tazminata ilişkin olduğu ve Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararı doğrultusunda karar verilerek ısrar kararının bozulması gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz sebeplerinin dayanaktan yoksun olduğu, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanması, davalı idarenin temyiz isteminin incelenmeksizin redddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davalı idarenin temyiz istemi yönünden; Uyuşmazlığın, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ve kısmen reddine ilişkin kısmı kesinleştiğinden, davalı idarenin kesinleşen kısma yönelik temyiz isteminin esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Davacının temyiz istemi yönünden; Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın maddi tazminata ilişkin kısmının yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yönündeki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin temyize konu... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3. Davalı idarenin temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 4. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 5. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Mahkemesine gönderilmesine, 05/06/2024 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.