TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR YAŞAR DEM İR VE YUNUS DEM İR BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/14644) Karar Tarihi: 13/1/2021 Başvuru Numaras ı: 2017/14644 Karar Tarihi : 13/1/2021 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇ Basri BAĞCI Raportör : Olcay ÖZCAN Başvurucular : 1.Yaşar DEMİR 2.Yunus DEM İR Başvurucular Vekili : Av. Arzu PAMUKÇU YÖRDEM I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, aç ılan tazminat davas ında ihtiyat
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR YAŞAR DEM İR VE YUNUS DEM İR BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/14644) Karar Tarihi: 13/1/2021 Başvuru Numaras ı: 2017/14644 Karar Tarihi : 13/1/2021 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇ Basri BAĞCI Raportör : Olcay ÖZCAN Başvurucular : 1.Yaşar DEMİR 2.Yunus DEM İR Başvurucular Vekili : Av. Arzu PAMUKÇU YÖRDEM I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, aç ılan tazminat davas ında ihtiyati tedbir karar ı verilmemesi, davada hüküm alt ına al ınan alaca ğın iflas masas ına kaydedilmemesi sonucunda tahsilinin mümkü n olmamas ı ve bu nedenle meydana gelen zararlar ının giderilmemesi nedenleriyle maddi ve manevi varl ığın korunmas ı hakk ıyla bağlant ılı olarak etkili ba şvuru hakk ının; ceza soruşturmalar ının zaman a şımına uğrat ılmas ı, tazminat davas ında yarg ılaman ın uzun sürmesi ve ikinci kez kusur bilirki şi raporu al ınmamas ı nedenleriyle adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildiği iddialar ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru; 2017/14644 say ılı bireysel ba şvuru dosyas ında 11/1/2017 tarihinde, 2018/36435 say ılı bireysel ba şvuru dosyas ında 7/12/2018 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Konular ının ayn ı olmas ı nedeniyle 2018/36435 say ılı bireysel ba şvuru dosyas ı ile 2017/14644 say ılı bireysel ba şvuru dosyas ının birleştirilmesine ve incelemenin 2017/14644 say ılı bireysel ba şvuru dosyas ı üzerinden yürütülmesine karar verilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/14644 Karar Tarihi : 13/1/2021 37. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirmemi ştir. III. OLAY VE OLGULAR8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: 9. Başvurucu Ya şar Demir 15/3/1968 do ğum tarihli olup di ğer başvurucu 5/8/2001 doğum tarihli Yunus Demir'in babas ıdır. 10. Kut Enerji Madencilik Sanayi Ticaret Limitet Şirketi (Şirket)İstanbul ili Arnavutköy İlçesinde kum oca ğı işleterek faaliyet göstermektedir. 11. Başvurucu Ya şar Demir, Şirket bünyesinde 14/8/2003 tarihinde kaynak i şçisi olarak çal ışmaya başlam ıştır. 12. Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta Tefti ş Kurulu Ba şkanl ığı taraf ından düzenlenen 7/10/2004 tarihli raporda i ş kazas ı olduğu tespitine yer verilen olayda; ba ş vurucu Yaşar Demir 26/8/2003 tarihinde i ş yerinde bulunan yakla şık 1500 kg a ğırlığındaki su tank ının montaj ını yapt ığı esnada, tank ın üzerine kaymas ı sonucunda alt ında kalarak yaralanm ıştır. A. Ceza Soru şturmas ı ve Dava Süreci 13. Başvurucu Ya şar Demir taraf ından yap ılan şikâyet üzerine Şirket yetkilileri H.Y. ve E.Y. hakk ında soruşturma yap ılm ıştır. 14. Gaziosmanpa şa Cumhuriyet Ba şsavc ılığı (Cumhuriyet Ba şsavc ılığı) 29/8/2009 tarihinde; taksirle yaralamaya sebebiyet vermek suçunun 1/3/1926 tarihli ve 765 say ılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun 459. maddesinin 2. f ıkras ında düzenlendi ği, ayn ı Kanun'un 102. maddesine göre dava zamana şımı süresinin be ş yıl olduğu ve şüpheli H.Y.nin zamana şımı süresi içerisinde bulunup ifadesinin al ınamad ığı gerekçesiyle kovu şturmaya yer olmad ığına karar vermi ştir. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yap ılan incelemede kovu şturmaya yer olmad ığına ilişkin verilen karara kar şı kanun yoluna müracaat edildi ğine ilişkin bir bilgiye rastlanmam ıştır. 15. Şirket yetkilisi E.Y. hakk ında taksirle yaralama suçlamas ıyla aç ılan davada, Gaziosmanpa şa 4. Sulh Ceza Mahkemesi 28/3/2011 tarihli karar ı ile 765 say ılı mülga Kanun'un 102. ve 104. maddeleri gere ğince yedi y ıl alt ı ayl ık zamana şımı süresinin doldu ğu gerekçesiyle dü şme karar ı vermiştir. UYAP üzerinden yap ılan incelemede karar ın temyi z edilmeden 7/6/2011 tarihinde kesinle ştiği anlaşılm ıştır. B. Tazminat Davas ı ve İcra Takibi Süreci 16. Başvurucu Ya şar Demir, e şi E.D. ile birlikte di ğer başvurucu Yunus Demir'e velayeten kendileri ad ına asaleten 23/3/2006 tarihinde İstanbul 6. İş Mahkemesinde (Mahkeme) Şirket aleyhine maddi ve manevi tazminat davas ı açm ıştır. Dava dilekçesinde, daval ı Şirketin tasfiyeye gitme, sahip oldu ğu araçlar ı ve gayrimenkulleri elinden ç ıkarma ihtimali bulundu ğu ifade edilerek Şirkete ait araçlar ve gayrimenkuller üzerine ihtiyati tedbir konulmas ı talep edilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/14644 Karar Tarihi : 13/1/2021 417. Yarg ılama s ıras ında kusur yönünden al ınan 20/5/2008 tarihli bilirkişi raporunda; kazan ın meydana gelmesinde ba şvurucunun %25, Şirketin %75 oran ında kusurlu olduğu belirlenmi ştir. 29/6/2011 tarihli Adli T ıp Kurumu 3. Adli T ıp İhtisas Kurulu raporunda; ba şvurucu Ya şar Demir'in ya şına göre %66 oran ında meslekte kazanma gücünde n kaybetmiş say ılacağı, maluliyet oran ının sürekli oldu ğu, iyileşme süresinin 26/8/2003 tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabilece ği ve bu süre zarf ında %100 malul say ılmas ı gerektiği ifade edilmi ştir. 18. 3/4/2012 tarihli celsede ba şvurucular vekili, daval ı Şirketin tasfiyeye girdi ğini belirterek ticaret sicil kay ıtlar ının getirilmesini talep etmi ştir. İstanbul Ticaret Sicili Memurluğu (Sicil Memurlu ğu) taraf ından verilen cevapta; Şirketin son tescilinin 20/7/2007 tarihinde yap ıldığının bildirildi ği, tasfiyeye ili şkin bir kayd ın bildirilmedi ği görülmü ştür. 19. Mahkeme 17/5/2016 tarihinde; 1/2/2016 tarihli hesap bilirki şi raporund a seçenekli olarak belirlenen tazminat hesab ına göre ba şvurucu Ya şar Demir için 455.459,50 TL maddi tazminata hükmedilmesine, fazlaya ili şkin talebinin reddine, davac ı E.D. ve başvurucu Yunus Demir'in maddi tazminat taleplerinin reddine, ba şvurucu Ya şar Demir için 80.000 TL, davac ı E.D. için 30.000 TL ve ba şvurucu Yunus Demir için 20.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine ve tazminat bedellerinin 26/8/2003 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte Şirketten tahsiline karar vermi ştir. UYAP üzerinden yap ılan incelemede Mahkeme karar ının 11/2/1959 tarihli ve 7201 say ılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre Şirkete tebli ğe ç ıkar ıldığı görülmüş ancak tebli ğine ilişkin bir bilgiye rastlanmam ıştır. 20. Başvurucular ve E.D. taraf ından 9/6/2016 tarihinde Diyarbak ır 5. İcra Dairesinde ( İcra Müdürlü ğü) toplamda 1.642.434,99 TL üzerinden ilaml ı icra takibi başlatılm ıştır. İcra Müdürlü ğünce icra emri düzenlenerek Şirkete tebli ğe ç ıkar ılm ış, tebligat ın iade edilmesi üzerine 24/11/2016 tarihinde 7201 say ılı Kanun'un 35. maddesine göre tebli ğ edilmiştir. 21.İcra Müdürlü ğü taraf ından 2016 y ılı içerisinde bankalara yaz ılan haciz ihbarnamelerine verilen cevaplarda; Şirketin bir hak ve alaca ğına rastlanmad ığının bildirildiği, UYAP üzerinden temin edilen kay ıtlara göre de ta şınmaz mal ı ve posta çeki hesab ı bulunmad ığı tespit edilmi ştir. 22.İcra Müdürlü ğü taraf ından Sicil Memurlu ğuna yaz ılan yaz ıya verilen 6/12/2016 tarihli cevapta; herhangi bir haciz şerhi bulunmad ığından işlem yap ılamad ığı, ayr ıca İstanbu l 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi) 27/9/2012 tarihli karar ı ile Şirketin iflas etti ğinin bildirildi ği ifade edilmi ştir. 23. Başvurucular vekili, İcra Müdürlü ğünden talepte bulunmu ş ve işçilik alaca ğının imtiyazl ı olduğunu belirterek iflas prosedürüne göre i şlem yap ılmas ı ve borçlu Şirketin tüm mal varl ığına haciz şerhi işlenmesini istemi ştir. İcra Müdürlü ğünce bu do ğrultuda yaz ılan 3/1/2017 tarihli yaz ıya Sicil Memurlu ğu taraf ından verilen 12/1/2017 tarihli cevapta; Şirketin iflas ının 27/9/2012 tarihinde aç ıldığı ve Ticaret Sicil Tüzü ğü hükümlerine göre 3/10/2012 tarihinde resen tescil edildi ği, iflas hâlinde olan şirketle ilgili i şlem yap ılamad ığı belirtilmi ştir. 24. Başvurucular vekilinin, bireysel ba şvuru tarihinden sonra 6/6/2017, 17/10/2017 ve 24/4/2019 tarihli talepleriyle haciz istemini yeniledi ği görülmü ştür. Başvuru Numaras ı: 2017/14644 Karar Tarihi : 13/1/2021 5C.İflas Davas ı ve İflas Tasfiyesi Süreci 25. K.M. ve Tic. A. Ş. taraf ından alaca ğının tahsili için Şirket hakk ında iflas yolu ile adi takibe ba şland ığı, takibin kesinle ştiği ve alaca ğın ödenmedi ği ileri sürülerek 9/6/1932 tarihli ve 2004 say ılı İcra ve İflas Kanunu'nun 158. maddesi gere ğince depo emri verilerek borçlunun bu karara uymamas ı hâlinde iflas ına karar verilmesi istemiyle 2/5/2012 tarihinde Asliye Ticaret Mahkemesinde dava aç ılm ıştır. 26. Asliye Ticaret Mahkemesi 27/9/2012 tarihinde davan ın kabulüne, Şirketin 2004 say ılı Kanun'un 156/1. maddesi gere ği iflas ına ve 165. maddesine göre iflas ın 27/9/2012 tarihi saat 12:18'den itibaren aç ılmas ına karar vermi ştir. Karar, taraflarca temyiz edilmemesi üzerine 2/11/2012 tarihinde kesinle şmiştir. Hükümden sonra müdahale talep eden üçüncü ki şi C.A. karar ı temyiz etmi ştir. Asliye Ticaret Mahkemesi 21/1/2013 tarihli ek karar ı ile temyiz yoluna ancak davan ın taraflar ının başvurabilece ği, yarg ılama aşamas ında ilanlar ın yap ıldığı, hak düşürücü süre içinde üçüncü ki şi alacakl ının başvurusu olmad ığı gerekçesiyle temyi z talebinin reddine karar vermi ştir. Ek karara kar şı yap ılan temyiz istemi Yarg ıtay 23. Hukuk Dairesi (Daire) taraf ından 4/12/2013 tarihinde incelenerek temyiz isteminin reddine ili şkin karar kald ırılm ış ve esas yönünden yap ılan inceleme sonunda as ıl karara yönelik temyi z isteminin reddine karar verilmi ştir. C.A. taraf ından yap ılan karar düzeltme istemi de Dairenin 9/5/2014 tarihli karar ı ile reddedilmi ştir. 27.İflas işlemlerini yürüten İstanbul 3. İflas Dairesi ( İflas Dairesi) taraf ından Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilen 18/8/2015 tarihli yaz ıda; E. 2012/14 say ılı dosya ile iflas ın açılmas ı ve tasfiyeye ba şlan ılmas ının 9/10/2012 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi ve 5/10/2012 tarihli Türkiye gazetesinde ilan olundu ğu, tespit edilebilen mal varl ığının tasfiye masraflar ını karşılamayaca ğı belirlendi ğinden tasfiyenin basit usulle yürütülmesine karar verilip ilan edildiği, s ıra cetveli yap ılıp ilan olundu ğu, işlemler sonunda sat ılacak mal ve da ğıtıma esas para olmad ığından borç ödemeden aciz belgeleri düzenlenerek alacakl ılara tebli ğe gönderildi ği bildirilmi ş ve yap ılacak ba şka işlem kalmad ığından iflas tasfiyesinin kapat ılmas ına karar verilmesi talep edilmi ştir. 28.İflas Dairesinin talebi üzerine Asliye Ticaret Mahkemesi 28/6/2016 tarihinde 2004 say ılı Kanun'un 254. maddesi uyar ınca iflas ın kapanmas ına ve iflas ın kapand ığının ilan edilmesine karar vermi ştir. D. Tam Yarg ı Davas ı Süreci 29. Başvurucular, i ş mahkemesinde açt ıklar ı davada ihtiyati tedbir karar ı verilmesini talep ettikleri hâlde i şveren mallar ına ihtiyati tedbir konulmad ığı ve soruşturmalar ın kasti olarak zamana şımına uğrat ıldığı gerekçesiyle yarg ı mercilerinin kusurlar ından dolay ı oluşan maddi ve manevi zararlar ının ödenmesi talebiyle 15/2/2017 tarihinde Bakanl ığa başvurmuştur. Bakanl ık 3/3/2017 tarihinde talebi reddetmi ştir. Başvurucular 12/5/2017 tarihinde İstanbul 11. İdare Mahkemesinde Bakanl ık işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle dava açm ıştır. Verilen yetkisizlik karar ı üzerine davaya Ankara 15. İdare Mahkemesinde ( İdare Mahkemesi) devam edilmi ş ve dava 16/3/2018 tarihli karar ile reddedilmi ştir. Karar ın gerekçesi özetle şu şekildedir: i. Bakanl ığa yap ılan başvurunun hâkim ve savc ılar ın yarg ılama yetki ve görevleri kapsam ında verdikleri kararlara ili şkin bulundu ğu, yarg ı yetkisinin kullan ılmas ında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat verilemeyece ği, tavsiye Başvuru Numaras ı: 2017/14644 Karar Tarihi : 13/1/2021 6ve telkinde bulunulamayaca ğı dikkate al ındığında hukuka ayk ırı olduğu öne sürülen kararlardan Bakanl ığın sorumlu tutulamayaca ğı ifade edilmi ştir. ii. Yarg ı kararlar ındaki hukuka ayk ırılıklara karşı olağan ve ola ğanüstü kanun yollar ına başvurulabilece ği, şartlar ı mevcut ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 say ılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 46. ve devam ı maddeleri uyar ınca adli yarg ı mahkemelerinde devletin sorumlulu ğuna ilişkin tazminat davas ı aç ılabileceği vurgulanm ıştır. 30.İdare mahkemesi karar ının istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi 22/10/2018 tarihinde karar ın onanmas ına kesin olarak karar vermi ştir. Nihai karar ba şvuruculara 9/11/2018 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 31. Başvurucu Ya şar Demir, 2017/14644 say ılı bireysel ba şvuru dosyas ı yönünden devam eden icra takibi s ıras ında 11/1/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. Bu bireysel ba şvuru dosyas ı ile birle şen 2018/36435 say ılı bireysel ba şvuru dosyas ında ise başvurucular 7/12/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK 32. Tazminat davas ının aç ıldığı tarihte yürürlükte bulunan 18/6/1927 tarihli ve 1086 say ılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun "İhtiyati tedbirler" başlıklı 101. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Hakim iki taraftan birinin talebiyle davan ın ikamesinden evvel veya sonra a şağıda gösterilen hal ve şekillerde ihtiyati tedbirler ittihaz ına karar verebilir: 1 Menkul ve gayrimenkul mallar ın ayni münazaal ı ise bunun haciz veya yeddiadle tevdiine, 2 Münazaal ı şeyin muhafazas ı için laz ımgelen her türlü tedbirlerin ittihaz ına, ..." 33. Tazminat davas ının yarg ılamas ı sıras ında yürürlü ğe giren 6100 say ılı Kanun'un ''İhtiyati tedbirin şartlar ı'' kenar başlıklı 389. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir de ğişme nedeniyle hakk ın elde edilmesinin önemli ölçüde zorla şacağından ya da tamamen imkâns ız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sak ıncan ın yahut ciddi bir zarar ın doğacağından endi şe edilmes i hâllerinde, uyu şmazl ık konusu hakk ında ihtiyati tedbir karar ı verilebilir. ..." 34. 2004 say ılı Kanun'un "İhtiyati haciz şartlar ı" kenar ba şlıklı 257. maddesi şöyledir: "Rehinle temin edilmemi ş ve vadesi gelmi ş bir para borcunun alacakl ısı, borçlunu n yedinde veya üçüncü şahısta olan ta şınır ve taşınmaz mallar ını ve alacaklariyle di ğer haklar ını ihtiyaten haczettirebilir. Başvuru Numaras ı: 2017/14644 Karar Tarihi : 13/1/2021 7Vadesi gelmemi ş borçtan dolay ı yaln ız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 Borçlunun muayyen yerle şim yeri yoksa; 2 Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallar ını gizlemeğe, kaç ırmağa veya kendisi kaçma ğa haz ırlan ır yahut kaçar ya da bu maksatla alacakl ının haklar ını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yaln ız borçlu hakk ında muacceliyet kesbeder." 35. 2004 say ılı Kanun'un "İflas talebi ve müddeti" kenar ba şlıklı 156. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Ödeme emrindeki müddet içinde borçlu taraf ından itiraz olunmam ışsa alacakl ı bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden iflas karar ı isteyebilir. ..." 36. 2004 say ılı Kanun'un "İflas tarihi" kenar ba şlıklı 165. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "İflas hükümle aç ılır ve bu hükümde aç ılma an ı gösterilir. ..." 37. 2004 say ılı Kanun'un "İflas karar ının tebliği ve ilan ı" kenar ba şlıklı 166. maddesi şöyledir: "İflas karar ı, iflas dairesine bildirilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/30 md.) Daire, karar ı kendiliğinden ve derhal tapuya, ticare t sicil memurlu ğuna, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birli ğine, mahalli ticaret odalar ına, sanayi odalar ına, taşınır k ıymet borsalar ına, Sermaye Piyasas ı Kuruluna v e diğer laz ım gelenlere bildirir. Daire, ayr ıca karar ı, karar tarihinde, tiraj ı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde da ğıtımı yap ılan gazetelerden biri ile birlikte iflas edenin muamele merkezinin bulundu ğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder . Tiraj ı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde da ğıtımı yap ılan gazetenin yay ınland ığı yer ayn ı zamanda muamele merkezi ise mahalli gazetede ilan yap ılmaz. İflas ın kapand ığı veya kald ırıldığı da ayn ı suretle bildirilir ve ilan olunur." 38. 2004 say ılı Kanun'un "İflas masas ı" kenar başlıklı 184. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "İflas aç ıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün mallar ı hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa te şkil eder ve alacaklar ın ödenmesine tahsis olunur. İflas ın kapanmas ına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer. ..." 39. 2004 say ılı Kanun'un "Hukuk davalar ının tatili" kenar başlıklı 194. maddesi şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/14644 Karar Tarihi : 13/1/2021 8"(Değişik birinci f ıkra : 9/11/1988-3494/40 md.) Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davac ı ve daval ı olduğu hukuk davalar ı durur ve ancak alacakl ılar ın ikinc i toplanmas ından on gün sonra devam olunabilir.Bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan do ğan tazminat davalar ı ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka i şlerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak aç ılmış olan hukuk davalar ına tatbik olunmaz. Dava durdu ğu müddetçe zamana şımı ve hakk ı düşüren müddetler i şlemez." 40. 2004 say ılı Kanun'un "Adi ve rehinli alacaklar ın s ıras ı" kenar ba şlıklı 206. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(Değişik birinci f ıkra: 28/2/2018-7101/5 md.) Alacaklar ı rehinli olan alacakl ılar ın sat ış tutar ı üzerinde rüçhan haklar ı vard ır. Gümrük resmi ve akar vergisi gibi Devlet tekliflerinden muayyen e şya ve akardan al ınmas ı laz ım gelen resim ve vergi, rehinl i alacaklardan sonra gelir. Bir alacak birden ziyade rehinle temin edilmi ş ise sat ış tutar ı borca mahsup edilirke n her rehinin idare ve sat ış masraf ı ve bu rehinlerden bir k ısm ı ile temin edilmi ş başka alacaklar da varsa bunlar nazara al ınıp paylaştırmada laz ım gelen tenasübe riayet edilir. Alacaklar ı taşınmaz rehniyle temin edilmi ş olan alacakl ılar ın s ıras ı ve bu teminat ın faiz ve eklentisine şümulü Kanunu Medeninin ta şınmaz rehnine müteallik hükümlerine göre tayin olunur. ... (Değişik dördüncü f ıkra: 17/7/2003-4949/52 md.) Teminatl ı olup da rehinle karşılanmam ış olan veya teminats ız bulunan alacaklar masa mallar ının sat ış tutar ından, aşağıdaki s ıra ile verilmek üzere kaydolunur: Birinci s ıra: A) İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflâs ın aç ılmas ından önceki bir y ıl içinde tahakku k etmiş ihbar ve k ıdem tazminatlar ı dahil alacaklar ı ile iflâs nedeniyle i ş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmi ş olduklar ı ihbar ve k ıdem tazminatlar ı, ... Dördüncü s ıra: İmtiyazl ı olmayan di ğer bütün alacaklar. ..." 41. 2004 say ılı Kanun'un "S ıralar aras ındaki münasebet" kenar ba şlıklı 207. maddesi şöyledir: "Her s ıran ın alacakl ılar ı aralar ında müsavi hakka maliktirler. Bir s ıra evvelki alacakl ılar alacaklar ını tamamen almad ıkça sonra gelen s ıradakiler bir şey alamazlar." Başvuru Numaras ı: 2017/14644 Karar Tarihi : 13/1/2021 942. 2004 say ılı Kanun'un "Basit tasfiye" kenar başlıklı 218. maddesi şöyledir: "İflas dairesince defteri tutulan mallar bedelinin tasfiye masraflar ını koruyam ıyacağı anlaşılırsa basit tasfiye usulü tatbik olunur. Bu takdirde iflas dairesi, alacakl ılar ı yirmi günden az ve iki aydan çok olmamak üzere tayin edilecek müddet içinde alacaklar ını ve iddialar ını bildirmeğe ilanla davet eder. Bu müddet içinde alacakl ılardan biri masraflar ı peşin vermek suretiyle tasfiyenin adi şekilde yap ılmas ını isteyebilir. Basit tasfiyede iflas dairesi alacakl ılar ın menfaatlerine muvaf ık surette mallar ı paraya çevirir ve ba şka merasime mahal kalmaks ızın alacaklar ı tahkik ve s ıralar ını tayin ederek bedellerini da ğıtır. Tasfiyenin kapand ığı ilan olunur." V.İNCELEME VE GEREKÇE 43. Mahkemenin 13/1/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Maddi ve Manevi Varl ığın Korunmas ı Hakk ıyla Bağlant ılı Olarak Etkil i Başvuru Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia Yönünden 1. Başvurucular ın İddialar ı 44. Başvurucular, açt ıklar ı tazminat davas ında ihtiyati tedbir karar ı verilmesini talep ettikleri hâlde bu yönde karar verilmemesi nedeniyle alaca ğın tahsilinin mümkün olmad ığını ileri sürmü ştür. Başvurucular, resmî kurumlar ın bilgisi olmas ına rağmen imtiyazl ı olan işçilik alacaklar ının iflas masas ına kay ıt edilmedi ğini ifade etmi ştir. Başvurucular, ceza soruşturmalar ının zamana şımı ile sonuçland ırılarak sorumlular ın cezaland ırılmamas ı ve açt ıklar ı tazminat davas ında ihtiyati tedbir karar ı verilmemesi nedeniyle zarara u ğrad ıklar ı gerekçesiyle Bakanl ığa yapt ıklar ı başvurunun reddedilmesi nedeniyle açt ıklar ı davan ın da hukuka ayk ırı olarak reddedildi ğini ifade etmi ştir. Sonuç olarak ba şvurucular; meydana gelen olay sonras ı felç kalan ba şvurucu Ya şar Demir'in hiçbir ihtiyac ını karşılayamad ığına ve 2006 yılında başlay ıp 2016 y ılına kadar devam eden yarg ılama sürecinde gerekli önlemlerin alınmamas ı sonucunda alacaklar ının tahsil edilemedi ğine vurgu yaparak e şitlik ilkesi ile etkili başvuru, adil yarg ılanma, mülkiyet, özel ve aile hayat ına sayg ı haklar ının ihlal edildi ğini ileri sürmüştür. 2. Değerlendirme 45. Anayasa n ın iddian ın değerlendirilmesinde dayanak al ınacak Kişinin dokunulmazl ığı, maddi ve manevi varl ığı kenar ba şlıklı 17. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: Herkes,... maddî ve manevî varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahiptir. 46. Anayasa n ın 5. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/14644 Karar Tarihi : 13/1/2021 10"Devletin temel amaç ve görevleri, (...) ki şinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle ba ğdaşmayacak surette s ınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kald ırmaya, insan ın maddî ve manevî varl ığının gelişmesi için gerekli şartlar ı haz ırlamaya çal ışmakt ır." 47. Anayasa n ın "Temel hak ve hürriyetlerin korunmas ı" kenar başlıklı 40. maddesi şöyledir: "Anayasa ile tan ınm ış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden ba şvurma imkân ının sağlanmas ını isteme hakk ına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili ki şilerin hangi kanun yollar ı ve mercilere ba şvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundad ır. Kişinin, resmî görevliler taraf ından vâki haks ız işlemler sonucu u ğrad ığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakk ı sakl ıdır." 48. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucular ın temel şikâyeti, uzun süre devam eden yarg ılama sürecinde kamu makamlar ının gerekli önlemleri almamas ı nedeniyle yarg ılama sonunda elde edilen tazminatlar ın tahsil edilememesine ve bu nedenle meydana gelen zararlar ının karşılanmamas ına ilişkindir. Bu nedenle ba şvurucular ın tüm şikâyetlerinin Anayasa'n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ında düzenlenen ki şinin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ıyla bağlant ılı olarak etkili ba şvuru hakk ı kapsam ında incelenmesi uygun görülmü ştür. 49. Anayasa n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ında; herkesin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahip oldu ğu belirtilmekte olup bu düzenlemede yer verilen maddi ve manevi varl ığı koruma ve geli ştirme hakk ı, Sözleşme nin 8. maddesi çerçevesinde özel ya şama sayg ı hakk ı kapsam ında güvence alt ına al ınan fiziksel ve zihinsel bütünlük hakk ı ile bireyin kendisini gerçekle ştirme ve kendisine ili şkin kararlar alabilme hakk ına karşılık gelmektedir ( Sevim Akat E şki, B. No: 2013/2187,19/12/2013, 30). 50. Maddi ve manevi varl ığı koruma hakk ı kapsam ında hukuki sorumlulu ğu ortaya koymak ad ına adli ve idari yarg ıda aç ılacak tazminat davalar ının makul derecede dikkatli ve özenli inceleme şart ını yerine getirmesi gerekmektedir. Derece mahkemelerinin bu tür olaylara ili şkin olarak yürüttükleri yarg ılamalarda Anayasa n ın 17. maddesinin gerektirdi ği seviyede derinlik ve özenle bir inceleme yap ıp yapmad ıklar ının ya da ne ölçüde yapt ıklar ının da Anayasa Mahkemesi taraf ından de ğerlendirilmesi gerekmektedir. Zira derece mahkemeleri taraf ından bu konuda gösterilecek hassasiyet, yürürlükteki yarg ı sisteminin daha sonra ortaya ç ıkabilecek benzer hak ihlallerinin önlenmesinde sahip oldu ğu önemli rolün zarar görmesine engel olacakt ır (Yasin Ç ıldır, B. No: 2013/8147, 14/4/2016, 57; Tevfik Gayretli, B. No: 2014/18266, 25/1/2018, 32). 51. Etkili ba şvuru hakk ı, anayasal bir hakk ının ihlal edildi ğini ileri süren herkese; hakk ın niteliğine uygun olarak iddialar ını inceletebilece ği makul, eri şilebilir, ihlalin gerçekleşmesini veya sürmesini engellemeye ya da sonuçlar ını ortadan kald ırmaya (yeterli giderim sa ğlama) elveri şli idari ve yarg ısal yollara ba şvuruda bulunabilme imkân ının sağlanmas ı olarak tan ımlanabilir ( Y.T. [GK], B. No: 2016/22418, 30/5/2019, 47). Başvuru Numaras ı: 2017/14644 Karar Tarihi : 13/1/2021 1152. Anayasa Mahkemesi, manevi zararlar ın ağırlıkta olduğu ihlal iddialar ında -kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ı ve özel hayata sayg ı hakk ı kapsam ında- hukuki tazmin yolunu ba şarı şans ı sunabilecek kullan ılabilir ve etkili bir ba şvuru yolu olarak kabul etmi ştir (Işıl Yayk ır, B. No: 2013/2284, 15/4/2014, 44; Asl ı Kırm ızı Demirseren, B. No: 2013/5680, 15/4/2014, 41; Gülşin Oral , B. No: 2013/6129, 16/9/2015, 47; Sümeyye Örnek , B. No: 2014/11091, 7/6/2017, 26). Ancak müdahalenin kim taraf ından gerçekleştirildiğine, müdahalenin devam edip etmedi ğine ve özel düzenlemelerin öngörülüp öngörülmedi ğine göre ihlal iddialar ının tespit edilmesi, ihlalin giderilmesi konusunda ba şarı şans ı sunan hukuki yollar farkl ılaşabilmektedir. Bu noktada etkili hukuki yollar ın bulunup bulunmad ığının belirlenmesi ve etkili olabilecek hukuk yollar ına başvurulmas ı durumunda bu yolun pratikte de etkili şekilde işletilip işletilmediğinin irdelenmesi önem arz etmektedir. 53. Gerek ihtiyati tedbir gerekse ihtiyati haciz hukukumuzda geçici hukuki koruma yollar ı olarak düzenlenmi ştir. İhtiyati tedbir; uyu şmazl ık konusu olan ta şınır veya taşınmaz mallar ın devrinin önlenmesi, dava sonuna kadar aynen muhafaza edilmesi veya bir tehlike yahut zarar ın önlenmesi amac ıyla başvurulan bir yoldur. İhtiyati haciz ise para veya temina t alacağının zaman ında ödenmesini güvence alt ına alan bir vas ıtad ır. Her iki yolun da henüz talep edilebilirli ği kesin olmayan bir hak veya alaca ğın temin yahut tahsilini mümkün kılabilmek için devletin pozitif yükümlülükleri kapsam ında düzenlenen etkin ve eri şilebili r hukuki mekanizmalar olduklar ında duraksama bulunmamaktad ır. 54. Somut olayda ba şvurucu Ya şar Demir'in Şirket bünyesinde kaynak i şçisi olarak çal ışmaktayken i ş kazas ı geçirdiği ve %66 oran ında meslekte kazanma gücünü kaybetti ği tespit edilmi ştir. Başvurucular 23/3/2006 tarihinde Şirket aleyhine maddi ve manevi tazminat davas ı açm ıştır. Dava dilekçesinde, daval ı Şirketin tasfiyeye gitme, sahip oldu ğu araçlar ı ve gayrimenkulleri elinden ç ıkarma ihtimali bulundu ğu ifade edilerek Şirkete ait araçlar ve gayrimenkuller üzerine ihtiyati tedbir konulmas ı talep edilmi ştir. Ancak öncelikle başvurucular ın yukar ıda yer verilen yasal düzenlemelere göre haklar ını güvence alt ına almaya en elveri şli olan ihtiyati haciz yolunu tercih ederek talepte bulunmalar ı gerekirken, asıl davan ın konusu için talep edilebilecek ihtiyati tedbir yoluna ba şvurduklar ı anlaşılmaktad ır (bkz. 32-34). 55. Başvuru formu ve ekleri ile UYAP üzerinden yap ılan incelemede, başvurucular ın ihtiyati tedbir talebi hakk ında 23/3/2006 tarihinde ba şlay ıp 17/5/2016 tarihinde sona eren yarg ılama süresi içerisinde bir karar verildi ğine ilişkin bilgiye rastlanmam ıştır. Ancak ba şvurucular ın bu taleplerini yarg ılama s ıras ında sürdürdükleri yönünde de bir bilgi ve belge bulunmamaktad ır. Başka bir anlat ımla başvurucular, dava dilekçesiyle bu talebi Mahkemeye iletmi ş fakat Mahkemenin bir karar vermemek yönündeki olumsuz tutumunu etkileyecek ısrar veya itiraz gibi zorlay ıcı mekanizmalar ı kullanmam ıştır. Ayr ıca başvurucular vekilinin 3/4/2012 tarihli celsede Şirketin tasfiyeye girdi ğini belirterek ticaret sicil kay ıtlar ının getirilmesini istedi ği hâlde, bu tarihten sonra da ihtiyati tedbire ili şkin bir beyanda bulunulmayarak bu menfi tutumun sürdürüldü ğü görülmektedir. Kald ı ki Şirketin davan ın aç ıldığı tarihteki ekonomik durumunun alaca ğın tahsili için elveri şli olup olmad ığı da anlaşılamamaktad ır. Dolay ısıyla başvurucular ın, yarg ılama sürecinde ihtiyati tedbir karar ı verilmesine yönelik hakl ılıklar ını ve tedbir karar ı verilmedi ği takdirde dava sonunda hüküm altına al ınan tazminat bedelinin tahsilinin mümkün olmayaca ğına ilişkin yak ınmalar ını derece Mahkemesi önünde yeterince ortaya koyduklar ı söylenemez. Başvuru Numaras ı: 2017/14644 Karar Tarihi : 13/1/2021 1256. Başvurucular ın ihtiyati tedbir karar ı verilmedi ğine ilişkin şikâyetleri d ışında lehlerine verilen kararda; belirlenen tazminatlar ın tahsili için ba şlatt ıklar ı icra takibi s ıras ında Şirketin iflas etti ğini, taşınır ve taşınmaz bir mal ının bulunmad ığını öğrendiklerini, resm î kurumlar görevlerini yerine getirmedi ğinden imtiyazl ı işçi alacağının iflas masas ına yazd ırılmad ığını belirterek alaca ğın tahsil edilemedi ğinden de şikâyet ettikleri anlaşılmaktad ır. Somut olayda maddi ve manevi varl ığın korunmas ı hakk ıyla bağlant ılı olarak etkili ba şvuru hakk ı kapsam ında devletin pozitif yükümlülü ğü, başvurucular ın alacaklar ına kavuşmas ı imkân ına elverişli ve etkin hukuki mekanizmalar olu şturup bu mekanizmalar ın yeterince i şleyip işlemediğini denetlemekten ibarettir. Yoksa elveri şli ve etkin hukuki mekanizmalar ı kurup denetleyen kamu makamlar ının, bu hukuki mekanizmalar ın yeterince harekete geçirilmemesi nedeniyle ortaya ç ıkan olumsuz sonuçtan veya bu mekanizmalar ın elverişli kullan ılmas ı sonucunda dahi alaca ğın k ısmen vey a tamamen tahsil edilememesinden bir sorumlulu ğu bulundu ğundan söz edilemez. 57. Bu kapsamda, somut olayda ba şvurucular vekili, tazminat davas ının 3/4/2012 tarihli celsesinde Şirketin tasfiyeye girdi ğini belirtilerek ticaret sicil kay ıtlar ının getirilmesini istemiştir. Bu tarihte ba şvurucular, alacaklar ının tahsil edilmesi yönünde ciddi bir tehlikenin ortaya ç ıktığından haberdar olmu ştur. 2/5/2012 tarihinde üçüncü ki şi, Şirketin iflas ına karar verilmesi istemiyle dava açm ış ve bu dava 27/9/2012 tarihinde kabul edilerek 2/11/2012 tarihinde kesinle ştirilmiştir. Bu tarihten sonra iflas i şlemleri İflas Dairesi taraf ından yürütülmü ştür. 2004 say ılı Kanun'un 218. maddesinde basit tasfiye usulünde İflas Dairesinin, alacakl ılar ı yirmi günden az ve iki aydan çok olmamak üzere tayin edilecek müddet içinde alacaklar ını ve iddialar ını bildirmeye ilanla davet edece ği ifade edilmi ştir. Kam u makamlar ının, iflas tasfiyesinin ne şekilde yürütülece ğine ilişkin yasal düzenlemeleri yaparak bu işlemleri yürütecek mercileri belirledi ği görülmektedir. Somut olayda; İflas Dairesinin gerekli ilanlar ı yaparak alacakl ılara bilgi verdi ği de dikkate al ındığında, iflas tasfiyesine ilişkin işlemlerin sürdürülmesi hususunda kamu makamlar ına atfedilebilecek bir kusu r olduğundan söz edilemeyece ği gibi kamu makamlar ının başvurucular ın alacağının doğrudan masaya kayd ına yönelik bir sorumlulu ğu olmad ığı da aç ıktır. Ayr ıca başvurucular iflas ın açılmas ına ilişkin davaya taraf olmamakla birlikte, ba şvurucular vekilinin 3/4/2012 tarihli beyan ı ile iflas karar ve süreçlerinin ilan ettirilmesi kar şısında, başvurucular ın Şirketin iflas hâlinde oldu ğunu bilmedi ğine yönelik beyanlar ına k ıymet verilememi ştir. 58. Dolay ısıyla başvurucular, tazminat davas ının yarg ılamas ı s ıras ında ihtiyati tedbir taleplerine ili şkin etkili bir yöntem izlemedikleri gibi Şirketin davan ın aç ıldığı tarihteki ekonomik durumunun alaca ğın tahsili için elveri şli olduğunu ve Şirketin mal varl ığına tedbir konulmamas ı nedeniyle alacaklar ının tahsil edilmedi ğini yeterince ortaya koyamam ıştır. Ayr ıca başvurucular 3/4/2012 tarihinde Şirketin tasfiyeye girdi ğini belirterek alacaklar ının tahsil edilmesi yönünde ciddi bir tehlikenin ortaya ç ıktığından haberdar olduklar ı ve Şirketin iflas ına ilişkin ilanlar yap ıldığı hâlde alacaklar ının masaya kayd ı için ba şvuruda bulunmam ıştır. Somut olayda, etkin ve elveri şli hukuki mekanizmalar ı kurduğu anlaşılan kamu makamlar ının ortaya ç ıkan olumsuz sonuçtan devletin pozitif yükümlülükleri kapsam ında sorumlulu ğunun bulundu ğu söylenemez. Sonuç olarak tüm bu hususlar birlikte değerlendirildi ğinde, başvurucular ın alacaklar ının tahsil edilememesi nedeniyle maddi ve manevi varl ığın korunmas ı hakk ıyla bağlant ılı olarak etkili ba şvuru hakk ına yönelik bir ihlalin olmad ığının aç ık olduğu anlaşılm ıştır. 59. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının diğer kabul edilebilirlik koşullar ı yönünden incelenmeksizin aç ıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabu l edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2017/14644 Karar Tarihi : 13/1/2021 13B. Adil Yarg ılanma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia Yönünden 1. Ceza Soru şturma ve Davas ının Zamana şımına Uğrad ığına İlişkin İddia Yönünden 60. Anayasa Mahkemesi daha önce çe şitli kararlar ında suç isnad ına ilişkin olmayan ve üçüncü ki şinin cezaland ırılmas ına yönelik ihlal iddialar ının adil yarg ılanma hakk ının kapsam ına girmedi ğini belirterek ba şvurular ın bu k ısımlar ının konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle reddine karar vermi ştir (Onurhan Solmaz , B. No: 2012/1049, 26/3/2013, 20-27; A.S. ve Ö.S. , B. No: 2015/10100, 18/4/2018, 20-24). 61. Somut olayda ba şvurucular, yürütülen soru şturma ve ceza davas ının aşımı nedeniyle kovu şturmaya yer olmad ığı ve düşme karar ı ile sonuçlanmas ı nedeniyle Şirket yetkililerinin cezas ız kald ıklar ından şikâyet etmektedir. Dolay ısıyla suç isnad ına ilişkin olmad ığı ve üçüncü ki şinin cezaland ırılmas ına yönelik oldu ğu anlaşılan ihlal iddialar ı nedeniyle Anayasa Mahkemesinin belirtilen kararlar ındaki ilkelerden ayr ılmay ı gerektirir bir durumun bulunmad ığı anlaşılmaktad ır. 62. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının diğer kabul edilebilirlik koşullar ı yönünden incelenmeksizin konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. 2. Tazminat Davas ında Makul Sürede Yarg ılanma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia Yönünden 63. Başvurucular, bireysel ba şvuru konusu yarg ılaman ın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yarg ılanma haklar ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 64. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 47. maddesinin (5) numaral ı fıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı gereği, bireysel ba şvurunun ba şvuru yollar ının tüketildi ği, başvuru yolu öngörülmemi ş ise ihlalin ö ğrenildiği tarihten itibaren otu z gün içinde yap ılmas ı gerekir. 65. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyu şmazl ıklara ilişkin yarg ılaman ın süresi tespit edilirken sürenin ba şlang ıç tarihi olarak davan ın ikame edildi ği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -ço ğu zaman icra a şamas ını da kapsayacak şekilde- yarg ılaman ın sona erdiği, yarg ılamas ı devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin şikâyetle ilgili karar ını verdiği tarih esas al ınır (Güher Ergun ve di ğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, 50, 52). 66.Güher Ergun ve di ğerleri karar ında medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazl ıklara ilişkin yarg ılaman ın süresi tespit edilirken sürenin ba şlang ıç tarihi olarak davan ın ikame edildi ği tarihin; sürenin sona erdi ği tarih olarak -ço ğu zaman icra a şamas ını da kapsayacak şekilde- yarg ılaman ın sona erdi ği tarihin esas al ınacağı benimsenmi ştir. Dolay ısıyla her durumda sürenin sona erdi ği tarihin icra a şamas ını da kapsayaca ğı kabul edilemeyecektir. Ba şvurucular vekili 3/4/2012 tarihli celsede Şirketin tasfiyeye girdi ğini beyan etmi ştir. Başvurucular bu tarihte alacaklar ının tahsil edilmesi yönünde ciddi bir tehlikenin ortaya ç ıktığından haberdar olmu ştur. İflas Dairesi taraf ından Asliye Ticaret Başvuru Numaras ı: 2017/14644 Karar Tarihi : 13/1/2021 14Mahkemesine gönderilen 18/8/2015 tarihli yaz ıda, Şirketin mal varl ığı tasfiye masraflar ını karşılamad ığından basit tasfiye yap ıldığı belirtilmi ş ve iflas ın kapanmas ına karar verilmesi istenilmiştir. Dolay ısıyla İflas Dairesi yaz ısından, tasfiyenin basit usulle yürütülmesine karar verilip ilan olundu ğu, s ıra cetveli yap ılıp ilan edildi ği, işlemler sonunda sat ılacak mal ve dağıtıma esas para olmad ığından borç ödemeden aciz belgeleri düzenlenerek alacakl ılara tebliğe gönderildi ği ifade edildi ğinden 18/8/2015 tarihinden evvel Şirketin mal varl ığının bulunmad ığının tespit edildi ği ve bunun da ilan yoluyla alacakl ılar ın bilgisine sunuldu ğu sonucuna var ılmaktad ır. Başvurucular ın, Şirketin mal varl ığının bulunmad ığını 18/8/2015 tarihinden evvel ö ğrendikleri hâlde tazminat davas ında 17/5/2016 tarihinde lehlerine verilen karar ı 9/6/2016 tarihinde icra takibine koyduklar ı ve tahsil etmeye çal ıştıklar ı anlaşılmaktad ır. Güher Ergun ve di ğerleri karar ında medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazl ıklara ilişkin yarg ılaman ın süresi tespit edilirken sürenin sona erdi ği tarih olarak -çoğu zaman icra a şamas ını da kapsayacak şekilde- yarg ılaman ın sona erdi ği tarihin esas alınacağı benimsenmi ş ise de en ba şından etkisiz oldu ğu başvurucularca bilinen icra takibi yolunun, yarg ılama süresinin makul olup olmad ığının tespitine ili şkin hesaplamada dikkate alınmas ı mümkün olmayacakt ır. Bu durumda da ba şvurucular, yapacaklar ı icra takibinin alacağın tahsiline elveri şli olmad ığını en geç 18/8/2015 tarihinde, 17/5/2016 tarihli nihai Mahkeme karar ını da en geç icra takibini ba şlatt ıklar ı 9/6/2016 tarihinde ö ğrenmiştir. Dolay ısıyla başvurucular ın 9/6/2016 tarihinden itibaren otuz günlük yasal süre içinde bireysel başvuruda bulunmalar ı gerekirken 11/1/2017 ve 7/12/2018 tarihinde yap ılan bireysel başvurularda süre a şımı olduğu sonucuna var ılm ıştır. 67. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının da diğer kabul edilebilirlik koşullar ı yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 3. Tazminat Davas ında İkinci Kez Kusur Bilirki şi Raporu Al ınmad ığına İlişkin İddia Yönünden 68. Anayasa n ın 148. maddesinin üçüncü f ıkras ı ile 6216 say ılı Kanun un 45. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı uyar ınca bireysel ba şvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için ola ğan kanun yollar ının tüketilmi ş olmas ı gerekir. 69. Bireysel ba şvuru yolunun ikincil niteli ği gereği Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle ola ğan kanun yollar ının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun; bireysel ba şvuru konusu şikâyetini öncelikle yetkili idari ve yarg ısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip oldu ğu bilgi ve delilleri zaman ında bu makamlara sunmas ı ve bu süreçte dava ve ba şvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olmas ı gerekir (İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, 17). 70. Somut olayda ba şvurucular, iddialar ını ileri sürebilecekleri temyiz ola ğan kanun yolunu tüketmeksizin bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. 71. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının diğer kabul edilebilirlik nedenleri incelenmeksizin başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; Başvuru Numaras ı: 2017/14644 Karar Tarihi : 13/1/2021 15A. Maddi ve manevi varl ığın korunmas ı hakk ıyla bağlant ılı olarak etkili ba şvuru hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, B. Adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddia yönünden; 1. Ceza soru şturma ve davas ının zamana şımına uğrad ığına ilişkin iddian ın konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, 2. Tazminat davas ında makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın süre aşımı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, 3. Tazminat davas ında ikinci kez kusur bilirki şi raporu al ınmad ığına ilişkin iddian ın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, C. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucular üzerinde BIRAKILMASINA 13/1/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Üye Üye R ıdvan GÜLEÇ Basri BA ĞCI