10. Hukuk Dairesi 2023/10666 E. , 2024/5352 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1338 E., 2023/1222 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/550 E., 2023/114 K. Taraflar arasındaki itibari hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince isti
**10. Hukuk Dairesi 2023/10666 E. , 2024/5352 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1338 E., 2023/1222 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/550 E., 2023/114 K. Taraflar arasındaki itibari hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, 03.11.2015 havale tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının TOBB Personel Yönetmeliği 3 üncü maddesine göre memur olduğunu, müvekkilinin 12.11.1991 tarihinde ... Basım Servisinde matbaa teknisyeni olarak göreve başladığını ve halen görevine devam ettiğini, müvekkilinin matbaada çalışması nedeniyle 506 sayılı Kanun'da belirtilen ve müvekkili tarafından kazanılmış hak durumunda olan erken emeklilik hakkından yararlanmak istediğini, bu nedenle 31.12.2014 tarihinde davalıya başvurduğunu, davalı tarafından gönderilen cevabi yazıda talebinin reddedildiğini, müvekkilinin basın ve gazetecilik işyeri vasfında olan yerde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vakıf vekili 10.12.2015 havale tarihli dilekçesi ile davacının 12.11.1991 tarihinde işe başladığını, ... tarafından müvekkili sandığa 20.12.1991 tarihinde bildiriminin yapıldığını, hizmet döküm listesinde görüleceği üzere meslek kodunun büro memuru olarak yer aldığını, davacının itibari hak kazandığını iddia ettiği 506 sayılı Kanun'un ek 5 inci maddesinin 01.10.2008 tarihinde kaldırıldığını, dolayısıyla matbaada çalışanların itibari hak kazanmasının bu tarihte sona erdiğini, ayrıca vakıf senedine göre itibari hizmet süresine ilişkin bir uygulamanın da bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; "1-Davacının davasının kabulü ile Davacı *********** TC kimlik no'lu ...'ın davalı ve dahili davalıya ait basın ve gazetecilik iş yeri vasfında olan yerde 12.11.1991 tarihinden 01.10.2008 tarihleri arasında çalıştığının ve 506 sayılı Kanun'un ek 5 inci maddesinde belirtilen itibari hizmet süresinden yararlanması gerektiğinin tespitine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı Vakıf vekili istinaf başvurusunda; müvekkilinin 506 sayılı Kanun'un geçici 20 nci maddesine göre kurulmuş bur sandık olduğunu, davacının çalışmasının hangi nitelikte olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, Konya Ticaret Odasının işveren konumunda ve davalı sıfatını haiz olduğunu ileri sürmüş ve Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf başvurusunda; müvekkilin davalı konumunda olmadığını, davadan ihbar edilen konumunda olduğunu, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüş, hükmün müvekkili yönünden infazının mümkün olmadığını, davacının büro memuru olarak çalıştığını ve Kanun'un ek 5 inci maddesi kapsamında olmadığını ileri sürmüş ve mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ... odasının basım işlerinin matbaa odasında bir adet baskı makinesi ile yapıldığı, ... ve davacı olmak üzere iki kişinin çalıştığı, ...'un 1998 yılında emekli olması üzerine davacının tek başına çalışmaya devam ettiği, ...'un aynı mahiyette açtığı davanın kabul edildiği ve temyiz edilmeyerek kesinleştiği, davalı ... odasının basım işlerinin matbaa odasında bir adet baskı makinesi ile yapıldığı, odaya ait basım işlerinin ve oda tarafından çıkarılan derginin matbaada basıldığı, çalışılan yerin bodrum katında ve karanlık olduğu ve boya kokusunun bulunduğu, her gün basım faaliyetinin bulunduğunun tanıklarca ifade edildiği, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile de; işyerinin solunum ve cilt yolu ile vucuda geçen gaz ve diğer zehirleyici maddelerle çalışılan işyeri niteliğinde olduğunun belirlenmesi karşısında davanın kabulüne dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Vakıf Vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacı ... vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı işyerinde geçen ve bildirilen çalışma süresine, itibari hizmet süresi verilip verilemeyeceği hususundadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2. 506 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesi olup, maddede; "506 sayılı Kanun'a göre sigortalı sayılanların aşağıda sayılan görevlerde geçen sigortalılık sürelerine, bu sürelerin her tam yılı için, hizalarında gösterilen süreler, sigortalılık süresi olarak eklenir." denildikten sonra tablonun II numaralı sırasında "Basım ve gazetecilik işyerlerinden 1475 sayılı Kanun ve değişikliklerine göre çalışan sigortalılar." ın "a) Solunum ve cilt yoluyla vücuda geçen gaz veya diğer zehirleyici maddelerle çalışan işyerleri, b) Fazla gürültü ve ihtizaz yapıcı makine ve aletlerle çalışarak iş yapılan işyerleri, c) Doğrudan doğruya yüksek hararete maruz bulunarak çalışan işyerleri, d) Fazla ve devamlı adali gayret sarf edilerek iş yapılan işyerleri, e) Tabii ışığın hiç olmadığı ve münhasıran sun'i ışık altında çalışılan işyerleri, günlük mesainin yarıdan fazlası saat 20.00'den sonra çalışarak yapılan işyerleri," koşullarında çalışanların çalıştıkları her yıl için "90 gün" itibari hizmet süresi verilmesi gerektiğini," kesirlerin hesaplanmasında tam yıl 360 gün olarak alınır. Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülü uygulanır." düzenlemesi ile de bu sürenin nasıl hesaplanacağı düzenlenmiştir. İtibari hizmet süresi, ağır ve yıpratıcı işlerde çalışanların erken yıpranmaları nedeniyle daha erken emekli olabilmeleri için Kanun koyucu tarafından belirlenmiş erken emeklilik sağlayan düzenlemelerden biridir. İtibari hizmet süresi fiilen olmayan ancak Kanun koyucu tarafından verilen imkân nedeniyle varsayılan bir sürenin sigortalılık süresine eklenmesi şeklinde ortaya çıkmaktadır. Anılan maddeye göre, sigortalının itibari hizmetten yararlanabilmesi için, yapılan işin, tablonun ilgili bendinde belirtilen işyerinde ve alt bendlerinde yazılı fiziksel dış etkenlerin ve olumsuz çalışma koşullarından herhangi birisi ile birlikte gerçekleşmesi yani iki koşulu da taşıması gerekir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.