(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/2090 E. , 2009/4504 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalıya ait ......plakalı aracın dava dışı ......in kaza sırasında 123 promil alkollü olarak sevk ve id
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/2090 E. , 2009/4504 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalıya ait ......plakalı aracın dava dışı ......in kaza sırasında 123 promil alkollü olarak sevk ve idaresinde iken .....'e çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, ölenin mirasçıları tarafından Niğde 2. ASliye Hukuk Mahkemesinde açılan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin dava nedeni ile davacının ölenin mirasçılarına 29.03.2006 tarihinde 23.108.00 YTL ödediğini, ödediği bu tazminatın rücuan tahsili için Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün 2007/2168 esas sayılı dosyası ile yaptığı takibe davalının itiraz ederek durdurduğunu belirterek, itirazının iptali ile % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesiyle, aracı kazadan önce haricen sattığını, kazanın salt alkolün etkisi ile meydana gelmediğini, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı istemesinin kanuni bir dayanağının bulunmadığını, belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün 2007/2168 esas sayılı dosyasındaki itirazın kaldırılarak takibin 23.108 YTL. asıl alacak üzerinden devamına ,haksız itiraz nedeni ile % 40 icra inkar tazminatı uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, trafik sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK.nun 48. maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97. maddesinde alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra konu ile ilgili olan "b-2" bendinde "alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı kenar başlığı altında; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları açıklanmıştır. Ayrıca Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Genel Şartlarının B.4.d maddesinde; tazminatı gerektirin olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Bununla birlikte Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48. Maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinde,yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve mütakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasayağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabülü de mümkün değildir. O halde, zararın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1281. Maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın reddine aksi halinde kabulüne karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (Bkz.YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları) Somut olayda kazanın oluş şekli, tarihi ve yeriyle ilgili hususlarda bir çekişme bulunmamaktadır. Dosya içeriğine göre davalıya ait aracın sürücüsünün Nihat Erdil olduğu sabittir. Sürücünün kazadan sonra alınan alkol raporunda 123 promil alkollü olduğu belirtilmiştir.Her ne kadar mahkemece alınan 21.10.2008 tarihli bilirkişi raporunda kazanın salt alkolün etkisi ile meydana geldiği bildirilmiş ise de , Niğde 2. AHM’nin onanmak sureti ile kesinleşen 2002/338 esas ve 2005/678 karar sayılı ilamı gereği ölen Kemal Esen 5/8, sürücü .... ise 3/8 oranında kusurlu olduğundan kazanın salt alkolün etkisi ile meydana geldiğinin kabulü mümkün değildir. Bu nedenle davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemitir. 2- Bozma kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma kapsamına göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22.6.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.