Başvuru, tapu iptali ve tescil davasının yargılaması sırasında taşınmaz üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin kararın uygulanmaması ve ihtiyati tedbirin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tapu iptali ve tescil davasının yargılaması sırasında taşınmaz üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin kararın uygulanmaması ve ihtiyati tedbirin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. K., başvurucu Şirketin de aralarında bulunduğu davalılar aleyhine 23/8/1999 tarihinde Trabzon Asliye Hukuk Mahkemesinde (Asliye Hukuk Mahkemesi) tapu iptali ve tescil talebiyle dava açmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesi 6/5/2010 tarihinde davaya konu olan ve Trabzon'un Çarşı mahallesinde bulunan taşınmazın kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için taşınmaza ihtiyati tedbir konulmasına karar vermiştir. Başvurucu ve davalı A.nin vekilinin 19/9/2017 tarihli ihtiyati tedbirin güvence karşılığında kaldırılması talebi Asliye Hukuk Mahkemesinin aynı tarihli ara kararı ile reddedilmiştir. Başvurucu ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunmuştur. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 23/11/2017 tarihinde, etkili deliller toplanmadan ve duruşma açılmadan karar verilmesi nedeniyle istinaf başvurusunun kabulüne, ara kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için kararı veren Asliye Hukuk Mahkemesine iadesine karar vermiştir. Başvurucu 26/12/2017 tarihli duruşmada Bölge Adliye Mahkemesinin ara kararının kaldırılmasına ilişkin kararının uygulanarak tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi bazı dava dosyalarının beklenmesine, bu dosyaların sonuçlanmasından sonra talebin değerlendirilmesine karar vermiştir. Başvurucu 9/1/2019 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesine başvurmuş ve Asliye Hukuk Mahkemesince kararın uygulanmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını gerektiren bir karar olup olmadığının tavzih yoluyla açıklanmasını talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi 26/2/2019 tarihinde tavzih talebini, şartları oluşmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Başvurucu, tavzih talebinin reddi kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Yargıtay Hukuk Dairesi 11/6/2019 tarihinde, geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati tedbir hakkındaki kararın temyiz edilemeyen kararlardan olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar vermiştir. Başvurucu, temyiz dilekçesinin reddine ilişkin kararın 15/7/2019 tarihinde kendisine tebliğinden sonra 2/8/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvuru süresi içinde yapılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesi 1/6/2023 tarihinde ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar vermiş, 10/10/2023 tarihinde de davayı usulden reddetmiştir. Kanun yolu açık olarak verilen kararın henüz taraflara tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.