(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2221 E. , 2008/3630 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.10.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında soyisim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar ince
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2221 E. , 2008/3630 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.10.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında soyisim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 267, 198 ve 49 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında "..." yazan soyadının "..." olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Nüfus Müdürlüğünden gelen nüfus kayıtlarından davacı ile aynı adı taşıyan başka kişilerinde olduğu anlaşılmaktadır. Dosyada dava konusu taşınmazların tapulama tutanakları ve malikin üst soyunu gösteren nüfus kaydı da mevcut değildir. Öncelikle eksik olan bu belgeler getirtilerek kayıtta adı geçen kişi ile bu belgeler arasında bağlantı sağlanmalıdır. Tapu malikinin kayıtta adı geçen kişi ile aynı kişi olduğu hususunda tereddüt bulunduğu takdirde aynı isimdeki kişiler isticvap edilerek dinlenmeli ve gerek görülürse yerel bilirkişi ve tanıklarda hazır bulundurularak keşif yapılarak oluşan sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.