10. Hukuk Dairesi 2023/14114 E. , 2024/182 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/113 E., 2023/255 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet ve prime esas kazancın tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı ve feri müdahil …
**10. Hukuk Dairesi 2023/14114 E. , 2024/182 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/113 E., 2023/255 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet ve prime esas kazancın tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı ve feri müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının, 15.01.2002-18.01.2012 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde kesintisiz ve asgari ücretin 2 katı ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, davacının işe giriş tarihinin 19.01.2012 olduğunu, akdin feshi sırasında davacıya çalışma belgesi verildiğini, davacının 19.01.2012-25.12.2014 tarihleri arasında çalıştığını imzalayarak ikrar ettiğini, aksinin yazılı delille ispatlanması gerektiğini, asgari ücretin 2 katı ücretle çalıştığını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacının bankadan ücretlerini çekerken ihtirazi kayıt koymadığını, ücretin bordrolardaki ücret olduğunu, davacının dilekçesi ekinde sunduğu hesap dökümlerinde davalının imzasının bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının dava edilen dönemde bildirilen hizmetleri dışında çalıştığına ilişkin herhangi bir kayda ve belgeye rastlanmadığını, ayrıca dava edilen dönemde primlerin işveren tarafından eksik gösterildiği iddiasını kabul etmediklerini beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli ve 2018/381 Esas, 2021/130 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacının 15.01.2003-18.01.2012 tarihleri arası dönemde hizmet akdine istinaden kesintisiz çalıştığının ve çalışmış olduğu dönem içeresinde prime esas gerçek ücret tutarının brüt asgari ücret tutarının 2 katı ücret olduğunun tespitine, hizmet tespiti yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF KARARI Verilen karara karşı davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine; ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 30.09.2021 tarih, 2021/1519 Esas, 2021/1491 Karar sayılı kararı ile davacı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. 10. Hukuk Dairesinin 02.03.2022 tarih, 2021/12113 Esas, 2022/2827 Karar sayılı bozma kararında; davacının dava konusu dönemde çalışmasının fiili olup olmadığının belirlenebilmesi için Mahkemece; re'sen araştırma ilkesi gereğince, dinlenen tanıkların bir kısmının hizmet cetveli dosya kapsamında ise de, öncelikle dinlenen tüm tanıkların mevcut olmaması halinde, şahsi dosyaları ve hizmet cetvelleri Kurumdan getirtilmeli, ayrıca dinlenen eczane çalışanları yönünden de; işverenlerin, işverenlik durumlarıyla ilgili olarak ilgili mercilerden (vergi dairesi, ticaret sicil kayıtları, çalışma ruhsatı için Belediye ve Kurum nezdinde bulunan bilgi ve belgelerle, meslek kuruluş kaydı ve abonelik durumları ile ilgili tüm bilgi ve belgeler) araştırılarak beyanları bu kapsamda değerlendirilmeli; dinlenmeyen dava konusu dönemde var olması halinde bordrolu tanıklar ile yine davacının çalışmasını bilebilecek, işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinin sahipleri ve iş yeri çalışanları, emniyet, zabıta, vergi dairesi, SGK marifetiyle tespit edilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davacının işyerinde tam olarak ne iş yaptığı,çalışmanın niteliği,tam mı kısmi süreli mi olduğu, işin kapsam ve niteliğine göre eylemli çalışmanın var olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenip, deliller hep birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmelidir. İnceleme konusu somut olayda; Mahkemece; tanık anlatımları ve dosya içerisine alınan bilgi ve belgeler ışığında davacının prime esas kazancının tespiti noktasında dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, 27.04.2020 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davacının, çalışmış olduğu dönem içerisinde prime esas gerçek ücret tutarının brüt asgari ücret tutarının 2 katı ücret olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Karara dayanak 27.04.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ile aynı işi yapan emsal iki çalışanın, Kurum’a bildirilmiş prime esas kazancının ortalaması üzerinden 19.01.2012-25.12.2014 tarih aralığı yönünden asgari ücretin 2 katı üzerinden çalıştığı kabul edilip bu dönemler itibariyle bir belirlemenin yapılması karşısında; Mahkemenin, ilgili bilirkişi raporu (emsal ücret karşılaştırmasını 01.01.2012-31.12.2014 tarihleri arası üzerinden yapması oysa ki talep döneminin daha önceki süre olduğunun gözetilmemiş olduğu dikkate alınmaksızın) dayanak alınarak 15.01.2003-18.01.2012 dönem yönünden asgari ücretin 2 katı üzerinden bir kabule karar vermesi hatalı olmuştur. Dava konusu somut olayda talep edilen dönemle ilgili öncelikle ücret ödemesine ilişkin yazılı delilin veya banka kaydının olup olmadığı araştırılmalı, varsa bu bilgi ve belgelerde celp edilmeli, varsa banka kayıtları ile kuruma bildirilen dönem bordroları karşılaştırılarak inceleme yapılmalı, toplanan deliller değerlendirilerek ve ücretin ispatı konusunda yukarıda bahsedildiği üzere yazılı delil arandığı şayet yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belge ya da bilgi bulunması halinde tanıkla da ispatın mümkün olabileceği hususları göz önüne alınarak varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamında işaret edildiği üzere; dava konusu dönemde ücret ödemesine ilişkin yazılı belge ya da banka kaydı olup olmadığı, yazılı delil başlangıcı bir belge bulunup bulunmadığına ilişkin taraf vekillerine süre verildiği, davacının banka kayıtları dosyaya celp edilip davacının aldığı ücretlerin tespiti noktasında mali müşavir bilirkişisine tevdi olunmuş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 30.08.2023 tarihli raporu ile "talebe konu dönem asgari ücret tutarı ile davacı ile aynı işle iştigal eden ..., ... ve ... adlı kişiler adına kuruma bildirimi yapılan prime esas ücret ödemeleri gözetildiğinde davacının ortalama 2014 yılının 12. ayında aldığını ifade ve iddia etmiş olduğu (AGİ dahil kabul edilerek) 1.650,00.-TL net ücretin gerçek ücreti olduğu ve yine davacının talepleri doğrultusunda bu net ücretinin net asgari ücret tutarının yaklaşık 2 katı olduğu ifade olunarak aylık brüt ücretleri brüt asgari ücret tutarının 2 katı şeklinde hesaplama yapılmasına ilişkin" rapor tanzim edilmiş olduğu görülmüş, 10.06.2004 tarihinden itibaren 2004, 2005, 2006, 2009, 2010, 2011 ve 2012 yıllarında davacının imzasının bulunduğu tahsilat makbuzları, dosya kapsamında beyanına başvurulan dönem bordro tanık anlatımları, emsal ücret araştırması, benzer işte çalışan tanıkların ücrete ilişkin beyanları, dosyada mevcut banka kayıtları ile ücrete ilişkin diğer belgeler birlikte değerlendirildiğinde bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmeler Mahkemece usul ve yasaya uygun denetime elverişli kabul edilerek hükme esas alınmış, davacının 1027397 sicil sayılı davalı işyerinden hizmet bildirimine başlanıldığı 19.01.2012 tarihi sonrası 25.12.2014 tarihine kadar bildirimlerinin tam gün süreli olması da gözetildiğinde çalışması tam gün süreli olarak kabul edilmiş, bozma öncesi yapılan tespit ve değerlendirmeler de gözetilerek eldeki davanın kısmen kabulüne, davacının 15.01.2003-18.01.2012 tarihleri arası dönemde hizmet akdine istinaden kesintisiz çalıştığının ve çalışmış olduğu dönem içeresinde prime esas gerçek ücret tutarının brüt asgari ücret tutarının 2 katı ücret olduğunun tespitine, hizmet tespiti yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; tanık beyanları ile davanın tam kabulünün gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. Feri müdahil Kurum vekili: yazılı delille ispat gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının, 15.01.2002-18.01.2012 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde kesintisiz ve asgari ücretin 2 katı ücretle çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinin 1 inci fıkrası, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Fazla alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine, 17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi