T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/896 KARAR NO : 2025/1733 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23.03.2023 NUMARASI : 2021/11 Esas 2023/217 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 04.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 04.12.2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.03.202…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/896 KARAR NO : 2025/1733 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23.03.2023 NUMARASI : 2021/11 Esas 2023/217 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 04.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 04.12.2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.03.2023 tarih 2021/11 Esas 2023/217 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 18.07.2016 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı, dava dışı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarptığını, kaza nedeniyle davacının ağır yaralandığını, Uşak 1. Ağır Ceza Mah. 2016/257 E. 2019/148 K. sayılı dosyasında sigortalı araç sürücüsünün mahkumiyetine karar verildiğini, Uşak Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık kurulunun 12.09.2017 tarihli raporunda belirlenen %19 maluliyet oranına göre İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/54 E. 2018/248 K. sayılı dosyasında dava açıldığını, 184.387,51 TL ödeme yapılması üzerine mevcut maluliyet durumuna istinaden zararın karşılanması nedeniyle davadan feragat edildiğini, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulunun 24/01/2018 tarihli raporuna göre maluliyet oranının %40 olduğunun belirlendiğini, maluliyet oranındaki artış nedeniyle yeni bir dava açılmasının mümkün olduğunu iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 13.09.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 125.612,49 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP :Davalı vekili, davacı tarafından davadan önce müvekkili şirkete başvurulduğunu, şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını, yapılan incelemeler sonucunda sigortalı aracın kusur oranı da dikkate alınarak 202.071,61 TL tazminat tutarının 23.01.2018 tarihinde davacıya ödendiğini, ibraname karşılığında yapılan ödeme ile davacı tarafın dava konusu kazaya yönelik tüm taleplerinin karşılandığını, bu sebeple davanın konusuz kaldığını, davacı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurunun kanıtlanması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması hususlarının araştırılarak, tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararları, bakıcı ve tedavi giderlerinin müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, bu hususta sorumluluğun SGK'ya ait olduğunu, müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kaza tespit tutanağında kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın kusurunun bulunmadığı; davalı sigorta şirketi tarafından 23.01.2018 tarihinde davacıya %21 maluliyet oranı üzerinden 184.387,51 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, vekalet ücreti ve İzmir 2. ATM 2018/54 E. sayılı dosyası yargılama giderleri ile birlikte toplam 202.071,61 TL ödeme yapıldığı, davacının 07.02.2018 tarihinde söz konusu davadan feragat ettiği, ceza dosyasında alınan kusur raporuna göre sürücü ...'ın tam kusurlu olduğu, Uşak Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulunun 12.09.2017 tarihli raporuna göre davacının %19 oranında sürekli malul kaldığı, anksiyete bozukluğunun takibi ve tedavisinin devam ettiği, bu bozukluğun trafik kazasına bağlı olup olmadığının tespit edilemediğinin belirtildiği; hakem hastane olarak belirlenen İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulunun 24.01.2018 tarihhli raporuna göre davacının anksiyete bozukluğu da dikkate alınarak özür oranının %40 olduğu, hakem hastane olarak belirlenen S.B.Ü. İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulunun 27.04.2018 tarihli raporunda davacının anksiyete bozukluğu da dikkate alınarak özür oranının %40 olarak belirlendiği, İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Kurumunun 14.07.2021 tarihli raporuna göre davacının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik gereğince %25 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 ay olduğu, İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Kurumunun 16.03.2022 tarihli raporuna göre davacının %25 engelli olduğu, Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 22/09/2017 tarihli raporu, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 24/01/2018 tarihli raporu ve İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 27/04/2018 tarihli raporu ile Kurulları mütalaası arasındaki farklılığın raporlara dayanak olan son durum muayenelerdeki farklılıktan ve değerlendirme farklılığından kaynaklandığı, Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 22/09/2017 tarihli raporunda her ne kadar kişinin psikiyatrik tedavisinin devam ettiği belirtilse de, kurullarınca yapılan değerlendirmede olay tarihinden itibaren geçen 9 aylık süre zarfının kişinin psikiyatrik tedavisine yeterli görüldüğü ve sonrasındaki maluliyet ve engellilik değerlendirilmesine dahil edildiğinin belirtildiği; aktüerya raporuna göre, ödemenin yapıldığı 2018 yılı verileri ile yapılan hesaplamalar sonucunda, %25 özürlülük oranına denk gelen maddi zararın 287.050,67 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından 184.387,51 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödendiği, 2022 yılı güncel verileri ile sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme güncellenerek mahsup edildikten sonra 287.983,84 TL bakiye davacı zararı hesaplandığı; bakiye poliçe teminat limitinin 125.612,49 TL olduğu, aktüerya ek bilirkişi raporunda asıl rapordaki görüşlerde değişiklik bulunmadığının belirtildiği, davacının ilk davayı açtıktan sonra davalı ile ibraname imzaladığı 15.01.2018 tarihinde ve feragat dilekçesini verdiği 23.01.2018 tarihinde anksiyete bozukluğu nedeniyle psikiyatrik takip ve tedavisi devam ettiğinden ve bu rahatsızlığın trafik kazasına bağlı olup olmadığı henüz tespit edilmediğinden, davacının bu rahatsızlık dikkate alınmadan hesaplanan %21 maluliyet oranı üzerinden davalı ile anlaştığı ve feragat ettiği, gerek hakem hastaneleri tarafından düzenlenen maluliyet raporları gerekse ilk derece mahkemesince alınan ATK maluliyet raporları ile davacının anksiyete bozukluğunun trafik kazası nedeniyle oluştuğu ve maluliyet oranının tespitinde dikkate alınması gerektiği tespit edildiğinden ve sonradan ortaya çıkan ve gelişen bu duruma bağlı zararın davacı tarafça ilk davada yapılan ibraname ve feragat tarihinden sonra öğrenildiği, her ne kadar İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu’nun 16.03.2022 tarihli maluliyet raporu ile olay tarihinden itibaren 9 aylık psikiyatrik takip ve tedavisinin yeterli olduğu, 9 aylık takipten sonra davacının trafik kazasına bağlı anksiyete bozukluğu şeklindeki psikiyatrik hastalığının tespit edilebileceğini mütalaa olarak bildirmiş ise de fiili durumda ise kaza tarihinden 14 ay geçtikten sonra Uşak Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 12.09.2017 tarihli tıbbi raporda davacının psikiyatrik hastalığının oluşup oluşmadığı, trafik kazası ile arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının hala belirlenemediği, davacının hakem hastane raporları düzenlenmeden kazaya bağlı psikiyatrik hastalığının bulunduğunu bilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla davacının kaza nedeniyle oluşan psikiyatrik hastalığını ciddi ve objektif şekilde desteklemeye ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli hakem hastane raporları ile öğrendiği, ibranamenin imzaladığı ve ilk davadan feragat edildiği tarihte henüz hakem hastane raporlarının düzenlenmediği, buradan hareketle davacının ilk davasından feragat etmesinin gelişen duruma bağlı olarak açılan ek davaya sirayet etmeyeceği, davacının %4 oranındaki gelişen maluliyet artışına ilişkin maddi tazminatı talep edebileceği, KTK'nın 111. maddesi gereği hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı gerekçesiye davanın kabulü ile 125.612,49 TL sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru üzerine talebin davalı tarafça reddedildiği 20.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, öncelikle hasar dosyası kapsamında davacı için 23.01.2018 tarihinde 202.071,61 TL maluliyet tazminatı ödendiğini, müvekkil şirketin maluliyet oranı ve zarar miktarı konusunda başvuru sahibi ile mutabık kalarak zararını tazmin etmiş olduğundan ve başvuru sahibinin müvekkili şirketi tamamen ibra etmiş olması sebebiyle müvekkili şirket hakkındaki başvurunun reddi gerektiğini, başvurunun KTK'nın 111/2. maddesi gereği hak düşürücü süre sebebiyle reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, davacının sürekli sakatlık oranında artış olup olmadığına yönelik bir rapor düzenlenmesi gerekirken buna ilişkin bir rapor aldırılmadığını, Adli Tıp 2. İhtisas Kurulundan alınan raporun kapsamlı ve detaylı bir inceleme içermediğini, hükme esas teşkil etmesinin mümkün olmadığını, bu rapor esas alınarak yapılan hesaplama ve bu doğrultusuda hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, maluliyet oranında artış olup olmadığının belirlenmesi hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, maluliyet oranındaki artışın değerlendirilmediğini, sadece maluliyet oranı tespiti yapıldığını, raporda davacının kaza ile illiyetli maluliyet oranı artışının tespit edilmesi gerektiğini, bu hususta Adli Tıp 2. İhtisas Kurulundan rapor aldırılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davada, davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın neden olduğu trafik kazasında yaralanan davacı hakkında, Uşak Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulunun 12.09.2017 tarihli raporunda %19 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğunun tespit edildiği, anksiyete bozukluğunun takibi ve tedavisinin devam ettiğinin, bu bozukluğun trafik kazasına bağlı olup olmadığının tespit edilemediğinin belirlendiği, davacı tarafından İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/54 Esas sayılı dosyasında sürekli iş göremezlik tazminatı istemiyle dava açıldığı, davalı sigorta şirketinin 184.387,51 TL ödeme yapması üzerine davacının davasından feragat ettiği, ancak sağlık kurulu raporuna karşı davacının itirazı üzerine İzmir Sağlık Müdürlüğü’nün İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesini hakem hastane olarak belirlediği, bu kurumun sağlık kurulunca düzenlenen 24.01.2018 tarihli raporda davacının %40 sürekli iş göremezliğinin bulunduğunun tespit edildiği, maluliyet oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi için hakem hastane olarak belirlenen S.B.Ü. İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulunun 27.04.2018 tarihli raporunda davacının özür oranının yine %40 olarak belirlendiği iddia olunarak, maluliyet oranındaki artış nedeniyle bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsili istenmiştir. İlk derece mahkemesince İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan 14.07.2021 tarihli raporda, davacının kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %25 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu yönünde görüş bildirilmiş, aynı kurumun 16.03.2022 tarihli raporunda daha önce davacı hakkında düzenlenen sağlık kurulu raporları ile oluşan farklılığın, raporlara dayanak olan son durum muayenelerdeki farklılıktan ve değerlendirme farklılığından kaynaklandığı, Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 22.09.2017 tarihli raporunda her ne kadar kişinin psikiyatrik tedavisinin devam ettiği belirtilse de, olay tarihinden itibaren geçen 9 aylık sürenin kişinin psikiyatrik tedavisine yeterli görüldüğü ve sonrasındaki maluliyet ve engellilik değerlendirilmesine dahil edildiği yönünde görüş bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince aktüerya bilirkişisinden alınan raporda, davalı sigorta şirketince yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle %25 sürekli iş göremezlik oranına göre yetersiz olduğu belirlenmiş, davacının rapor tarihi itibariyle bakiye iş göremezlik tazminatı 287.983,84 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece bu raporlar doğrultusunda davanın kabulü ile bakiye poliçe teminat limiti olan 125.612,49 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının mevcut yaralanmasına bağlı gelişen durum ve artan maluliyeti nedeniyle davalının zamanaşımı definin yerinde olmamasına, davacının bakiye iş gücü kaybı tazminatına hak kazanmasına, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, tazminatın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 8.580,59-TL'den peşin alınan 2.146,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 6.434,59-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.