Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/760 E. , 2024/6841 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/760 Karar No : 2024/6841 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU :1416 Sayılı Kanun kapsamında yüksek lisans ve doktora için bursiyer olarak yurtdışına gönderilen ve doktorayı tamamlayamadığı için hakkında borç takibine başlanılan davacı tarafından, tarafına yapılan masraflar karşılığında mecburi hizmet görevi verilmesine ili…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/760 E. , 2024/6841 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/760 Karar No : 2024/6841 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU :1416 Sayılı Kanun kapsamında yüksek lisans ve doktora için bursiyer olarak yurtdışına gönderilen ve doktorayı tamamlayamadığı için hakkında borç takibine başlanılan davacı tarafından, tarafına yapılan masraflar karşılığında mecburi hizmet görevi verilmesine ilişkin başvurusunun; 1.”Gönderiliş amacına uygun bir derece ile dönmediğinden bahisle, doktora borcunu ödemesi, borç ödendikten sonra yüksek lisans için mecburi hizmet görevi verilmesi” gerekçesiyle reddine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin ve 2. Bu işleme dayanak teşkil eden ... tarih ve ... sayılı Makam Oluru'nun iptali istemidir. DAVACININ İDDİALARI : 06/02/2012 tarihli Makam Oluru ile, Hazineye borcu olan öğrencilerin yüksek lisans veya doktora mezuniyet belgeleri ile birlikte Bakanlığa başvurmaları halinde para borçlarının mecburi hizmete dönüştürülmesine karar verildiği, lisansüstü eğitime başladığı tarihte bu kararın uygulamada olduğu, davalı idarenin 2018 tarihli yazısında; 659 sayılı KHK’nın 11. Maddesi uyarınca uyuşmazlıkların sulh yoluyla çözülmesi için 2012 tarihli Makam Oluru’nun kabul edildiğinin, bu uygulamanın tazminat yükümlülerinin borçlarının ifasına yönelik dile getirilen sorunların çözümüne yönelik bir uygulama olduğunun, tazminat yükümlülerinin mecburi hizmete ilişkin yükümlülüklerini ihlalden doğan tazminat borcunu, bu yolla tekrar görev alarak ifa etme olanağına kavuştuklarının belirtildiği, 1416 sayılı Kanun’da tazminattan görev talep edenlerin taleplerinin kesinlikle reddedileceğine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, 1416 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesinin buna imkan tanıdığı, süregelen uygulamanın tarafına da uygulanacağı konusunda haklı beklentisinin olduğu, 05/12/2022 tarihli Makam Oluru ile dava konusu ... tarihli Makam Oluru’nun iptal edildiği, düzenlemenin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davacının nihai öğrenim derecesinin doktora olduğu ve doktora öğrenimini başarıyla tamamlayamadığı, bursiyerler arasında eşitsizliği ortadan kaldırmak ve yurt dışı öğrenimlerinde suiistimallerin önüne geçmek amacıyla dava konusu kararın alındığı, kurumlarınca davacının talebinin tamamen reddedilmediği, görev talep tarihine kadar doktora eğitiminden kaynaklanan borcun faiziyle ödenmesi kaydıyla yüksek lisans için mecburi hizmet görevi verileceğinin belirtildiği, idarece borcun mecburi hizmete dönüştürülmesini zorunlu kılan mevzuat hükmünün de bulunmadığı, davacının imzaladığı kefalet senedi uyarınca öğrenimini belirtilen sürede tamamlamakla yükümlü olduğu, 1416 sayılı Kanun’da açıkça başarı ile tamamlanmayan öğrenime karşılık tazminat takibine geçileceğinin düzenlendiği, işlemin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Bozma kararına uyularak davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yüksek lisans ve doktora yapmak üzere yurt dışına gönderilen davacının gönderiliş amacına uygun bir derece ile yurda dönmediğinden bahisle Hazineye olan doktora borcunun ödenmesi ve senet alınmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E.... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan Milli Eğitim Bakanlığı Makamının ... tarih ve...... sayılı olurunun iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49’uncu maddesinin 2’nci fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 4’üncü fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeninden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeninden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesi, bozma kararına uymak zorundadır. Dosyanın incelenmesinden, Danıştay Sekizinci Dairesinin 01/06/2022 tarih ve E:2019/5577, K:2022/3667 sayılı kararıyla dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği; bu kararın, davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/11/2022 günlü ve E:2022/2695, K:2022/3441 sayılı kararıyla, Daire kararının bozulduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yukarıda sözü edilen maddeleri uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararında yer alan gerekçelerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ : Dairemizin 01/06/2022 tarih ve E:2019/5577, K:2022/3667 sayılı kararıyla, dava konusu düzenleme ve bireysel işlemin iptaline karar verilmiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 30/11/2022 tarih ve E:2022/2695, K:2022/3441 sayılı kararıyla kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 'İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevleri' başlıklı 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanun'un 'Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar' başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında da, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması durumunda ısrar olanağı tanınmamıştır. Bu nedenle, bozma kararı gözönünde bulundurularak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun'un 17. maddesinde, "Maarif Vekaleti her talebenin tahsilini ikmal etmesinden altı ay evvel keyfiyeti ait olduğu makama bildirir. Tahsilini ikmal ile avdet eden talebe iki ay zarfında taahhütname ile merbut olduğu makama müracaata mecburdur. Müracaatından itibaren mensup olduğu makamca bu talebeye bir vazifeye tayin edilmedikçe üç ay müddetle ecnebi memleketlerde tahsilde bulunan talebe için itası mukarrer asgari aylığının yarısı aylık tahsisat olarak verilir."; 18. maddesinin 1. fıkrasında, "Avdet ve müracaat etmiş olan bir talebe ihtisası dahilinde kendisine teklif olunacak hizmeti kabule mecburdur. Ancak bu mecburiyet müracaatından itibaren üç ay nihayetine kadar bir hizmete tayin edilmiyenler için sakıt olur."; 3. fıkrasında, "Taahhütname ile merbut olduğu makam tarafından kendisine müracaatından itibaren iki ay zarfında iş gösterilmeyen talebeyi üçüncü ay hitamına kadar Devletin herhangi bir dairesi hizmete tayin edebilir ve bu takdirde talebenin taahhütnamesindeki mecburiyeti kendisini hizmete tayin eden daireye intikal eder."; 19. maddesinde, "Geriye çağrılan talebe ile tahsillerini bitirerek iki ay zarfında avdet eylemeyen, 17 nci ve 18 inci maddeler mucibince müracaat ve teklif olunan hizmetleri kabul etmeyen talebe ile bunlardan mecburi hizmet müddeti içinde istifa eden veyahut memuriyetten ihraç cezasına uğrayanlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 34 üncü maddesine göre tahsil masraflarını faizleriyle birlikte ödemeye mecburdur..." hükümlerine yer verilmiştir. 1416 sayılı Kanun'un 01/03/2014 tarih ve 6528 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle değişik 21. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanun uyarınca mecburi hizmet karşılığı yurt dışına gönderilenler öğrenimlerini başarıyla tamamladıktan sonra mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere, adlarına gönderildikleri kurumların ilgili kadrolarına atanır."; aynı Kanun'un 4. maddesiyle 1416 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 3. maddede, "21 inci madde hükümlerinden, yurt dışına eğitim amacıyla gönderilenlerden öğrenimlerini tamamlayıp mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmeye başlayanlar (bu yükümlülüklerini bitirenler dâhil) ile hâlen yurt dışında eğitimlerine devam edenler de yararlandırılır." hükümleri yer almaktadır. 03/06/2021 tarih ve 7326 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle 1416 sayılı Kanun'un 21. maddesine eklenen 6. fıkrada ise, "...Yükseköğretim kurumları adına yurt dışına gönderilenlerden doktora öğrenimlerini başarıyla tamamlayanların, mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere adına öğrenim gördükleri yükseköğretim kurumunun atama kriterlerini karşılamaları şartıyla doktor öğretim üyesi kadrolarına, atama kriterlerini sağlamamaları halinde ise öğretim görevlisi kadrolarına ataması yapılır." hükmüne yer verilmiştir. 01/03/2020 tarih ve 31055 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmelik'in "İstihdam" başlıklı 34. maddesinde, "1) Yükseköğretim kurumları ile kamu kurum ve kuruluşları adına mecburi hizmet karşılığı yurt dışına gönderilenler, öğrenimlerini başarıyla tamamladıktan sonra mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere, adlarına gönderildikleri kurumların ilgili kadrolarına atanır. 2) Bakanlıkta istihdam edilmek üzere Bakanlık adına ve hesabına yurt dışına gönderilenler, gönderildikleri ülkede doktora öğrenimlerini tamamladıktan sonra mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere Millî Eğitim Uzmanı kadrolarına atanır. (3) Adına öğrenim görülen yükseköğretim kurumları ile kamu kurum ve kuruluşlarına ataması gerçekleştirilenler, yasal süresi içinde göreve başlamak zorundadırlar. Göreve başlamayanlar öğrenim masraflarını faizleriyle birlikte ödemekle yükümlüdürler. (4) Yurt dışındaki öğrenimlerini yasal süresi içinde başarıyla tamamlayan öğrenciler, öğrenimlerini tamamladıkları tarihten itibaren en geç iki ay içinde yurda dönerek Bakanlıktan alınan mezuniyet durumlarını gösterir belgeyle birlikte görev talep dilekçelerini adına öğrenim görülen kurum veya kuruluşa vermek zorundadır. Öğrenciler hazırladıkları yüksek lisans ve/veya doktora tezlerinin basılı birer nüshası ile elektronik ortamdaki Türkçe özetini Bakanlığa ve adına öğrenim görülen kurum veya kuruluşa teslim etmek zorundadır. (5) Adına öğrenim görülen kurum veya kuruluşlar görev talebinde bulunan öğrencileri başvuru tarihinden itibaren en geç üç ay içinde ihtisasları dâhilinde göreve başlatmakla yükümlüdür. Bu kurum ve kuruluşlar öğrencilerin görev talebi başvurularını, başvuru tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde; göreve başlamalarını ise hizmet cetveliyle birlikte göreve başlama tarihinden itibaren en geç bir ay içinde Bakanlığa bildirir." hükmü yer almıştır. Anılan Yönetmeliğin "Tazminat" başlıklı 38. maddesinde ise, "1) Öğrencilerden; a) Öğrenimlerini gönderiliş amaçlarına uygun bir dereceyle tamamlamayanlar, b) Öğrenimlerinden vazgeçenler, c) Öğrenimlerini tamamladıktan sonra iki ay içinde görev talep etmeyenler, ç) Atandığı ya da durumuna uygun teklif edilen göreve yasal süresi içinde başlamayanlar, d) Yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi hükümlerine uymayanlar, e) Mecburi hizmetlerini tamamlamadan görevlerinden istifa edenler veya devlet memurluğundan ihraç edilenler, f) Mevzuata aykırı hareketlerden dolayı öğrencilikle ilişiği kesilenler ilgili mevzuat hükümleri uyarınca öğrenim masraflarını faizleriyle birlikte ödemekle yükümlüdür. (2) Öğrenim masrafları 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 34 üncü maddesine göre tahsil edilir. Uygulanan faiz oranları ise 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine göre hesaplanır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Milli Eğitim Bakanlığı Makamının ... tarih ve...... sayılı olurunda, yüksek lisans ve doktora öğrenimi görmek için mecburi hizmet karşılığında yurt dışına gönderilen ve doktora öğrenimini tamamlamadan yurda dönenlerin görev talep etmeleri halinde, başarıyla tamamlanan yüksek lisans derecesine tekabül eden süreler için mecburi hizmet yapmaları, başarısız oldukları doktora süresine tekabül eden kısmın ise tazminatını ödemeleri gerektiği belirtilmiştir. Her ne kadar, dava dilekçesinde söz konusu işlemin tamamının iptali istenilmiş ise de, uyuşmazlık, 1416 sayılı Kanun kapsamında yüksek lisans ve doktora öğrenimi görmek için mecburi hizmet karşılığında yurt dışına gönderilen ve doktora öğrenimini tamamlamadan yurda dönen davacının, doktora öğrenimine tekabül eden öğrenim masraflarını ödeyip ödemeyeceğine ilişkin olduğundan, bu işlem yönünden yapılan incelemenin "doktora süresine tekabül eden kısmın ise tazminatını ödemeleri" ibaresi ile sınırlı yapılması gerekmektedir. Davacının yurt dışına gönderildiği tarihte yürürlükte bulunan 1416 sayılı Kanun'un 17. maddesinde, Milli Eğitim Bakanlığının, her öğrencinin tahsilini tamamlamasından altı ay önce durumunu adına yurt dışına gönderildiği kuruma bildireceği ve tahsilini tamamlayarak yurda dönen öğrencinin iki ay içinde taahhütname ile bağlı olduğu kuruma müracaat etmek zorunda olduğu; 18. maddesinde, müracaat etmiş olan bir öğrencinin ihtisası dahilinde kendisine teklif olunacak hizmeti kabule mecbur olduğu; 19. maddesinde, geriye çağrılan öğrenci ile tahsillerini bitirerek iki ay içinde yurda dönmeyen, 17. ve 18. maddeler uyarınca müracaat ve teklif olunan hizmetleri kabul etmeyen öğrencinin tahsil masraflarını faizleriyle birlikte ödemek zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. 1416 sayılı Kanun'un 01/03/2014 tarih ve 6528 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle değişik 21. maddesinde, bu Kanun uyarınca mecburi hizmet karşılığı yurt dışına gönderilenlerin, öğrenimlerini başarıyla tamamladıktan sonra mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere, adlarına gönderildikleri kurumların ilgili kadrolarına atanacakları belirtilmiş, aynı Kanun ile 1416 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 3. maddede de, 21. madde hükümlerinden, yurt dışına eğitim amacıyla gönderilenlerden öğrenimlerini tamamlayıp mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmeye başlayanlar (bu yükümlülüklerini bitirenler dâhil) ile hâlen yurt dışında eğitimlerine devam edenlerin de yararlandırılacağı belirtilmiştir. 03/06/2021 tarih ve 7326 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle 1416 sayılı Kanun'un 21. maddesine eklenen 6. fıkrada ise, yükseköğretim kurumları adına yurt dışına gönderilenlerden doktora öğrenimlerini başarıyla tamamlayanların, mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere adına öğrenim gördükleri yükseköğretim kurumunun atama kriterlerini karşılamaları şartıyla doktor öğretim üyesi kadrolarına, atama kriterlerini sağlamamaları halinde ise öğretim görevlisi kadrolarına atamasının yapılacağı öngörülmüştür. Görüldüğü üzere, gerek davacının yurt dışına gönderildiği tarihte yürürlükte bulunan Kanun hükümlerinde gerekse sonradan yürürlüğe giren hükümlerde, 1416 sayılı Kanun kapsamında lisansüstü öğrenim görmek amacıyla mecburi hizmet karşılığında yurt dışına gönderilenlerin söz konusu öğrenimlerini başarıyla tamamlamaları halinde, mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere adlarına gönderildikleri kurumların ilgili kadrolarına atanacakları, eğitimlerinde başarısız olanların ise kendilerine yapılan tahsil masraflarını faiziyle birlikte ödemek zorunda oldukları kurala bağlanmıştır. Dolayısıyla, yüksek lisans ve doktora öğrenimi için yurt dışına gönderilen ve doktora öğrenimini tamamlamadan yurda dönen davacının, öğrenimini gönderiliş amacına uygun bir dereceyle tamamlayamaması nedeniyle kendisine yapılan yüksek lisans ve doktora öğrenimi masraflarını faiziyle birlikte ödemek zorunda olduğu sonucuna varılmıştır. Her ne kadar, davacının yurt dışına gönderildiği tarihteki Milli Eğitim Bakanlığı uygulamasında, yüksek lisans öğrenimlerini tamamladıktan sonra doktora öğrenimine başlayıp doktora derecesini almadan yurda dönenlere herhangi bir tazminat alınmadan görev verildiği anlaşılmakta ise de, söz konusu uygulamanın 1416 sayılı Kanun'a aykırı olması nedeniyle davacı yönünden haklı beklenti oluşturmayacağı da açıktır. Bu durumda, Milli Eğitim Bakanlığı Makamının ... tarih ve...... sayılı olurunda yer alan "doktora süresine tekabül eden kısmın ise tazminatını ödemeleri" ibaresi ile yüksek lisans ve doktora yapmak üzere 1416 sayılı Kanun kapsamında yurt dışına gönderilen davacının gönderiliş amacına uygun bir derece ile yurda dönmediğinden bahisle Hazineye olan doktora borcunun ödenmesi ve senet alınmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E.... sayılı işleminde hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarenin temyiz aşamasında yaptığı ...-TL'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 13/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.