5. Ceza Dairesi 2009/6752 E. , 2011/1995 K. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’in yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’ün çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkümiyeti ile atılı diğer suçtan beraetine, diğer sanıkların atılı suçlardan beraetlerine dair, Bolu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.12.2007 gün ve 2007/37 Esas, 2007/197 Karar sayılı hükümlerin süresi için…
**5. Ceza Dairesi 2009/6752 E. , 2011/1995 K.** **"İçtihat Metni"** Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’in yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’ün çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkümiyeti ile atılı diğer suçtan beraetine, diğer sanıkların atılı suçlardan beraetlerine dair, Bolu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.12.2007 gün ve 2007/37 Esas, 2007/197 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık ... müdafii ile katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Tayin edilen cezanın tür ve miktarına göre sanık ... müdafiin duruşma isteğinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanıklar ..., ..., ... ve ...’in suçu işledikleri hususunda şüphe oluşturan verilerin, esas itibariyle müşteki-katılan ... tarafından hukuka aykırı şekilde elde edilen ses kayıtlarına ilişkin olduğu ve soruşturmanın bu sanıkları da kapsar şekilde yürütülmesinin ses kaydında isimlerinin geçmesinden kaynaklandığı, bu kapsamda adı geçen sanıklar hakkında mağdurenin soru cevap şeklinde alınan beyanlarında sanıkların isimlerinin geçmesinin de temel olarak hukuka aykırı yolla elde edilen bu ses kayıtları ile ilişkili bulunduğu ve mahkemece de söz konusu delilin hükme dayanak alınmadığı, bu sanıklar hakkında hukuka aykırı yolla elde edildiği tespit edilen ses kaydı dışında savunmalarının aksini ispatlayacak mahiyet ve derecede mahkümiyetlerine yeterli başkaca kesin, inandırıcı ve kuvvetli delil bulunmadığı ve ATK. 6. İhtisas Kurulu'nun 20.07.2007 günlü raporunda da “Mağdurenin beyanlarına ancak diğer delillerle desteklendiği takdirde ve ana hatları ile itibar edilebileceğinin” belirtildiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamede sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında da mahkümiyet hükümleri kurulması gerektiği yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir. Sanık ... hakkında cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraet hükmünün incelenmesinde; Sanığın “Mağdurenin kendiliğinden evine girdiği, ancak annesinin yanlış anlamasından korktuğu için evde bulunmadığını söylediği” şeklindeki tevilli ikrar ihtiva eden savunması, katılan-müşteki ...’nin beyanları ile tanık ...’ın savcılık beyanı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğu halde dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle beraetine karar verilmesi, Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdurenin ruh sağlığında meydana gelen bozulmanın başlı başına sanık ...’un eyleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, soruşturmaya konu olan ancak delil yetersizliği nedeniyle haklarında beraet hükmü kurulan sanıklar ile yaş küçüklüğü nedeniyle haklarında kovuşturma yapılmayan şüphelilerin eylemlerinin ruh sağlığının bozulmasına etkilerinin olup olmayacağı ve sanık ...’un eyleminin mağdurenin ruh sağlığı yönünden diğer sanıkların olası eylemlerinden tıbben ayırt edilip mahkümiyete konu bu eylemin tek başına TCK.nun 103/6. maddesine mümas bulunup bulunmadığı hususunda da mütalaa içerir şekilde rapor tanzimi gerektiği gözetilmeksizin Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 7 ve 23. maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül etmeyen İhtisas Kurulu raporuna dayanılarak karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.