13. Hukuk Dairesi 2015/1932 E. , 2015/15580 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı,davalıdan 8.11.2007 günlü sözleşme ile fidanı satın aldığı ve 15.3.2008 tarihinde teslim edildiğini,yetişen fidanla…
**13. Hukuk Dairesi 2015/1932 E. , 2015/15580 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı,davalıdan 8.11.2007 günlü sözleşme ile fidanı satın aldığı ve 15.3.2008 tarihinde teslim edildiğini,yetişen fidanların başka çeşit çıkması nedeniyle zarara uğradığını bildirerek 25.5.2010 tarihinde davasını açarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 20.000 TL zararının faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı hakdüşürücü süre itirazında bulunmuş,esası yönünden de davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile,16.305 TL nin 24.6.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dosyanın incelenmesinde;Davacının 8.11.2007 tarihli sözleşme ile davalıdan satın aldığı ve 15.3.2008 tarihinde teslim edildiği,yetişen fidanların başka çeşit çıktığını 2009 mayıs-haziran ayında fidanların meyve vermeye başlaması ile öğrendiği,eldeki davasını 17.5.2010 tarihinde açtığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Tohumculuk Kanununun kapsam başlıklı 2.maddesinde “ Bu Kanun; tarla bitkileri, bağ-bahçe bitkileri, orman bitki türleri ve diğer bitki türleri çoğaltım materyaline ait çeşitlerin ve genetik kaynakların kayıt altına alınması, tohumlukların üretimi, sertifikasyonu, ticareti, piyasa denetimi ve kurumsal yapılanmalar ile ilgili düzenlemeleri kapsar.”şeklinde düzenleme getirilmiştir.Tohum ve türevlerinin üretim ve satışı,gerekli izinlerin alınmasının bu kanun kapsamında düzenlendiği de gözetildiğinde,kanunun bu süreçte yer alan gerçek ve tüzel kişiler için uygulanması gerekir.Üretilen fide de madde kapsamında ifade edilen tohum ve türevlerine ilişkindir. Yine,5553 sayılı Tohumculuk Kanununun 11.maddesinde” Fiillerinin ayrıca suç sayılma hâli saklı kalmak üzere, zarara neden olan kusurlu tohumluğu üreten, satan, dağıtan, ithal eden veya başka şekilde piyasaya süren gerçek veya tüzel kişiler, meydana gelen zararı müteselsilen tazmin etmekle yükümlüdür. Bunlar zararı, kusurları oranında birbirlerine rücu edebilirler. Dava, zarara uğrayanın zarara uğradığının tespit edilmesinden itibaren altı ay içinde, her hâlde zararın meydana gelmesinden itibaren iki yıl içinde açılabilir.”hükmünü içermektedir.Davacının satın aldığı fidanların Tastired/Garnem şeftali fidanlarının özelliklerini göstermediğini engeç fidanların ilk meyve verme tarihi olan haziran-mayıs 2009 tarihinde öğrendiği halde az yukarıda açıklanan madde kapsamına uygun olarak öğrenmeden itibaren 6 ay içinde eldeki davasını açmadığı anlaşılmaktadır.Yasa hükmünde bahsedilen süre,hak düşürücü nitelikte taraflar ileri sürmese bile resen nazara alınıp uygulanması gerekir. Bu açıklamalar ışığında davanın süresinde açılmadığı anlaşılmakla davanın süre bakımından reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine,2.bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 2,50 Tl kalan harcın davacıdan alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.5.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.