Başvuru, tutuklama koruma tedbirinin hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutuklama koruma tedbirinin hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesinde binbaşı rütbesinde subay olarak görev yaparken 2017 yılında kamu görevinden çıkarılmıştır. Başvurucu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olma suçundan yürütülen soruşturma kapsamında 7/7/2012 tarihli tek bir ardışık arama kaydına istinaden 7/4/2019 tarihinde gözaltına alınmış ve ertesi gün serbest bırakılmıştır. Soruşturma kapsamında, örgütün TSK yapılanmasında faaliyet gösteren asker şahıslardan sorumlu sivil kişilerin sabit hatlarla irtibat kurduğu asker kişilerle ilgili olarak gönderilen raporların incelenmesi sonucu başvurucunun ardışık ve tüm irtibat kayıtları tespit edilmiştir. Bu kapsamda örgütsel irtibat modeline uygun olarak hareket ettiği değerlendirilen başvurucunun 22/6/2021 tarihinde tekrar gözaltına alınmasına karar verilmiştir. Başvurucu 24/6/2021 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanması talebiyle İzmir Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) sevk edilmiştir. Hâkimlikteki sorgusunda başvurucu "ben İzmir'de görevliydim, iki yıl öğrenci bölük komutanı olarak görev yaptım, bu terör örgütüne hiçbir şekilde bir mensubiyetim olmadı, öğrencilerin bizi sabit hatlardan aramaları gerekiyordu, bütün aramaların hepsi bakıldığında benim gibi bölüklerden ve öğrencilerden sorumlu şahıslara yapılan aramalardır, etkinlikler, faaliyetlerle ilgili gerekli çalışmaları yapıp ilgili hocalarla gidip görüşmeler yapma gibi faaliyetler onları görevlendirdiğimizde onlar bize rapor ederlerdi, askerler ilgili komutanlarla röportajlar yapıp bize de bunu rapor ederlerdi, bunu da sabit hatlardan yaparlardı, malzemeler alırlardı, bazen paraları yeter bazen yetmez, bunu bize geri dönüşle bildirir rapor ederlerdi, bütün bunları ardışık olarak bizlere rapor ederlerdi, bu aramalar sanıyorum bu aramalardır" şeklinde beyanda bulunmuştur. Hâkimlik; 18 adet grup ardışık arama kayıtları, HTS kayıtları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamına istinaden başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğu gerekçesiyle başvurucu hakkında tutuklama kararı vermiştir. Tutuklama kararında ayrıca işlendiği iddia olunan suçun 4/12/2014 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin (3) numaralı fıkrasında düzenlenen katalog suçlardan olmasına, kaçma riskinin bulunmasına ve tutuklamadan beklenen gayenin adli kontrol hükümleri ile sağlanamayacağına dayanılmıştır. Soruşturma neticesinde Başsavcılık tarafından başvurucunun FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle 25/6/2021 tarihinde iddianame düzenlenmiştir. İddianamede, başvurucunun örgütsel iletişim modeline uygun şekilde mahrem imamlar tarafından ardışık olarak arandığına dair değerlendirmelere yer verilmiştir. İzmir Ağır Ceza Mahkemesi 29/6/2021 tarihinde yer yönünden yetkisizliğine, başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına ve dava dosyasının Ankara Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Dava dosyasının tevzi edildiği Ankara Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 11/8/2021 tarihinde yer yönünden yetkisizlik kararı ve başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vererek dava dosyasını olumsuz yetki uyuşmazlığının giderilmesi ve merci tayini için Yargıtay Ceza Dairesine tevdi etmiştir. Başvurucunun 11/8/2021 tarihli tutukluluk hâlinin devamı kararına itirazı Ankara Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 9/9/2021 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucu, bu kararı 10/9/2021 tarihinde öğrendikten sonra 4/10/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Yargıtayın merci tayini kararı sonrası yargılamayı yürüten Mahkeme 16/12/2021 tarihinde başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Yargılama neticesinde başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. Yargılama istinaf kanun yolu aşamasında derdesttir. Komisyonca adli yardım talebinin kabulüne, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.