1. Ceza Dairesi 2013/3387 E. , 2013/5547 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs ve bu suça yardım, yağma, 6136 sayılı Yasaya Muhalefet HÜKÜM : 1- Sanık ... hakkında; a) 5237 sayılı TCK 149/1-a-c-d-h, 150/2, 168/3, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis, b) TCK 81, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis, 2- Sanık ... hakkında; a) 5237 sayılı TCK 149/1-a-c-d-h, 150/2, 168/3, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis, b) TCK 81, 35/2, 39/
**1. Ceza Dairesi 2013/3387 E. , 2013/5547 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs ve bu suça yardım, yağma, 6136 sayılı Yasaya Muhalefet HÜKÜM : 1- Sanık ... hakkında; a) 5237 sayılı TCK 149/1-a-c-d-h, 150/2, 168/3, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis, b) TCK 81, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis, 2- Sanık ... hakkında; a) 5237 sayılı TCK 149/1-a-c-d-h, 150/2, 168/3, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis, b) TCK 81, 35/2, 39/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis, c) 5237 sayılı TCK 81, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca (2 kez) 7 yıl 6 ay hapis, d) 6136 Sayılı Yasanın 15/1, 5237 sayılı TCK 62, 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına 3- Sanık ... hakkında; a) 5237 sayılı TCK 149/1-a-c-d-h, 150/2, 168/3, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis, cezası ile cezalandırılmasına, b) 5237 sayılı TCK 81, 35/2, 39/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına TÜRK MİLLETİ ADINA 1- Müdahil ... vekilinin, sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...'ya yönelik öldürmeye teşebbüs suçlarından ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan açılan davaya katılma ve bu suçlardan kurulan hükümleri temyize yetkisi bulunmadığından, bu suçlara yönelen temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. 2- Sanık ...'nın, mağdur ...'u batın umlikus ve batın orta hat solunda ön aksiler hat bileşkesinde ve 12 kosta arkusu hizasından iki bıçak darbesiyle ince bağırsakta yaralanmaya, 60 cm. lik ince bağırsağın alınmasına ve yaşamsal tehlike geçirmesine, mağdur ...'ı göğüs, batın ve kalça bölgesinden ikisi göğüs ve batın boşluğuna nafiz olmak üzere, solda pnömotoraksa, kalın bağırsak ve omentum yaralanmasına ve yaşamsal tehlike geçirmesine neden olacak şekilde toplam dört bıçak darbesiyle yaraladığı olayda; teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesi ile uygulama yapıldığı sırada meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, mağdur ...'ın öldürülmeye teşebbüs suçunda üst sınıra yakın, mağdur ...'un öldürülmeye teşebbüs suçunda ise alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza yerine hiç isabet olmayan durumlarda uygulanma ihtimali bulunan alt sınırdan cezaya hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3- Sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...' ı öldürmeye teşebbüs, sanık ... hakkında mağdur ...'i öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümler yönünden; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'nın kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçları ile sanık ...'nın mağdur ...'i yaralama eyleminin sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık ...'ın öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık ... müdafiinin bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle; A) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, B-a) Sanık ...'ın bıçakla mağdur ...'i sol lomber ve sol omuz bölgesinden basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, yaşamsal tehlike geçirmesine neden olmayacak şekilde yaraladığı, bıçak darbelerinin göğüs ve batın boşluğuna nafiz olmadığı, sadece kas kesisine neden olduğu anlaşılmakla; darbelerin şiddetine, yaralarının niteliğine ve taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumet bulunmamasına göre sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğini kabule yeterli delil bulunmadığı, eylemin silahla yaralama olarak nitelendirilmesi ancak 5237 sayılı TCK nun 61. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması, b) Kabule göre; aa- Mağdur ...'e ait Adli Tıp Kurumu ... Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 28.10.2009 tarihli ve 2009/19661 sayılı raporda, mağdurun sol omuz ve sol lomber bölgelerindeki yaralanmaların kas kesisi niteliğinde olup, göğüs ve batın boşluğuna nafiz olmadığı, bu yaralanmalar nedeniyle yaşamsal tehlike geçirmediği bildirilmesine rağmen, kararın gerekçe bölümünde 10. sayfada "sırt bölgesinden iki bıçak darbesiyle yaşamsal tehlikesi olacak şekilde yaraladığı" 12. sayfada "her iki vuruşunda yaşam tehlikesi oluşturacak bölgeye isabet etmesi ve bu eylemler sonucu yaşam tehlikesi olacak şekilde yaralamanın meydana gelmesi nedeniyle" şeklinde gerekçe gösterilerek rapor içeriği ile bağdaşmayacak bir kabulle yazılı şekilde hüküm kurulması, bb-Teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK nun 35. maddesi ile uygulama yapıldığı sırada meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak al ve üst sınırlar arasında makul bir ceza yerine hiç isabet bulunmayan durumlarda uygulama ihtimali bulunan alt sınırdan ceza verilmesi suretiyle eksik ceza tayini, 4- Sanık ... hakkında yağma, sanıklar ... ve ... hakkında yağma ve mağdur ...'i öldürmeye teşebbüse yardım suçlarından kurulan hükümler yönünden; a- Bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarar uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Malın alınması veya verilmesinin temin için zilyetin üzerinde cebir ve tehdit kullanılmalıdır, kullanılan cebir ve tehdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkartmamaya elverişli olması gerekir. Bu açıklamalara göre somut olaya bakıldığında; Sanıkların savunmalarında bira almak amacıyla mağdur ...'in işlettiği işyerine gece vakti gittiklerini, sanık ...'in dolaptan aldığı üç birayı açıp içmeye başladıklarını, bira parasını kredi kartı ile ödemek istediklerinde mağdurun kabul etmediğini, yanlarında para bulunmadığı için, biraların bedelini ertesi gün ödemeyi teklif ettiklerini, hatta daha önceden alış veriş yaptıkları aynı sokakta market işleten... isimli kişiyi kendilerini tanıdığını ve kendilerine kefilolması amacıyla çağırdıklarım, ... ve ...'ın gelmesinden ve kendilerinin elindeki biraları almalarından sonra aralarında tartışma çıktığını ileri sürdükleri, Mağdur ...'in olaydan hemen sonra 26.09.2009 tarihinde alınan ifadesinde "işyerime üç şahıs geldi bana sormadan dolabı açıp bira aldılar, açıp içmeye başladılar, bana bunları yazacaksın, parasını yarın vereceğiz dediler, bende peşin alıyoruz, veresiye vermiyoruz dedim, bunun üzerine biz buranın çocuğuyuz vereceksin diye fedai gibi bana bağırdılar sen bizi tanımıyormusun lan dediler, başka şahıslar geldi araya girdiler, parasını niye vermiyorsunuz dediler, bunun üzerine iki kişi bıçak çektiler, bize saldırdılar, ben ve kendilerini ikaz eden iki kişi yaralandı" şeklinde, Mağdurun kardeşi olan tamk...'in 26.09.2009 tarihinde karakolda alınan ifadesinde " üç kişi içeri girdi direk bira dolabına giderek hiçbir şey söylemeden birer tane bira alarak dükkanın içinde içmeye başladılar, bunlar hesaba yazılıp yarın verilecek dediler biz bizde veresiye olmadığını söyledik, bunun üzerine biz buranın yıllardır müşterisiyiz diyerek bizden önceki dükkan sahibinin devamlı müşterisi olduklarını bundan dolayı, siz de bize veresiye vermek zorundasınız diyerek belinden bıçak çıkartıp bize gösterdiler bağrışmalar üzerine dükkan komşularımız geldiler, gelenlerden ... ve ... kardeşler dönerek senin zaten bana borcun var dediler, bize dönerek de bunlara borca hiçbirşey vermeyin dediler, şahısların ellerindeki biraları isteyince vermeyip, bıçak çıkartarak kavga etmeye başladılar", mahkemede alınan ifadesinde ise "bira bedelini kredi kartı ile ödemek istediler biz kabul etmedik, sanık ... siz bunları yazacaksınız, biz zamanında buradan 150-200 milyonluk alışveriş yaptık, siz bunları yazmaya mecbursunuz diye ileri geri konuşmaya başladı, ... ile birlikte veremeyeceğimizi söyledik, ancak ... elindeki bıçağı sallayarak ısrarla bunları veresiye vereceksiniz diyerek tehditvari sözler sarf ederek ısrar etti, biz bu mahallenin çocuklarıyız, biz de alacağınız mı kaldı, inanmıyorsanız üst marketteki adamı çağıralım dediler ve...'i gönderdiler, daha sonra... ı çağırıp geldi ve...'i tanıdığını söyleyip, biraları veresiye verebileceğimizi söyledi, o sırada ... ve ... geldi, ... ...yada...'i göstererek bana borcunuz var, daha bana borucunu ödemedin bunları nasıl ödeyeceksin dedi bunun üzerine ... ile kendisine borcu olduğunu söylediği şahıs arasında tartışma başladı" şeklinde, Tanık... ...'ın olaydan hemen sonra 26.09.2009 tarihinde karakolda alınan ifadesinde "Sema markete üç şahsın girdiğini gördüm, on dakika sonra şahıslardan birisi beni çağırdı, bana bir dakika gelsene dedi, bende gittim, şahıslar ... ve ... ile tartışıyorlardı, bende polisi arayın diye bağırdım ve kendi işyerime gidip polisi aradım, bıçaklama anını görmedim, aralarında alkol yüzünden tartışıyorlardı, şahıslar alkol istiyorlardı ancak parayı yarın vereceklerini söylüyorlardı market sahibi de kabul etmiyordu", mahkemede alınan ifadesinde "beni sanık ... dışarı çıkıp, bakarmısın abi diye çağırdı, ... ile ... içeri girdiler bende onlardan 10- 15 saniye sonra içeriye girdim, ... ile ..., ...ve...'in tartıştıklarını gördüm, ben ... ile tartışan ..., ...ve...'in elinde bıçak görmedim, ellerindeki bira şişelerini başlarına dikmiş içiyorlardı, ellerinde bıçak olsaydı görebilirdim, bira şişelerini başlarına dikip içenlerden ... boylu olan biz alırız şeklinde sözler sarfettiğini duydum, itişip kakışmaya başladılar, ben tartışmanın büyüyeceğini tahmin ederek...' e telefonla polisi aramasını söyledim, bende kendi işyerime gidip polise telefon açtım" şeklinde, sanıkların bira alma ve bedelini ödeme konusunda yaptıkları savunmalarını doğrular şekilde beyanda bulundukları, mağdurun ilk alınan ifadesi ile tanık... ve...'ın ifadelerinin oluşa uygun olduğu, mağdur ...'in daha sonra alınan ifadesi ile mağdurlar ... ve ...'ın aşamalarda alınan ifadelerine göre üstün tutulması gerektiği anlaşılmakla; Sanıklar ile mağdur ... arasında, sanıkların aldıkları ve içmeye başladıkları üç adet bira bedelini kredi kartı ile ödemek istemelerine rağmen, kredi kartı ile ödemeyi mağdurun kabul etmemesi, sanıkların aynı mahallede oturduklarını, daha öncede aynı markette kredi kartı ile alış veriş yaptıklarını söyleyip, veresiye yazmasını ve ertesi gün parasını ödeyeceklerini söylemelerine, tanık Hakanı kendilerini tanıdığına dair beyanda bulunması amacıyla çağırmalarına ve tanık...'ın sanıkları tanıdığını, veresiye verebileceğini mağdura söylemesine karşın mağdurun kabul etmemesi nedeniyle sanıklarla mağdur arasında tartışma çıktığı, bu tartışmaya daha sonra olay yerine gelen ... ve ...'un da katıldığı olayda; sanıkların mağdura karşı sarfettikleri "bunları yazacaksın, parasını yarın vereceğiz, biz buranın çocuğuyuz vereceksin, sen bizi tanımıyormusun lan, bunlar hesaba yazılıp yarın verilecek, biz buranın yıllardır müşterisiyiz, siz de bize veresiye vermek zorundasınız" şeklinde sarf ettikleri sözlerin yağma suçunda aranan tehditteki nicelik ve şiddet boyutuna vardığının kabul edilemeyeceği, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde yağma suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesi, b- Sanık ...'ın mağdur ...'i bıçakla yaraladığı sırada olay yerinde bulunan sanıklar ... ve...'in, ani gelişen kavga sırasında diğer sanık ... ile fikir birliği içerisinde hareket ettiklerine, olay öncesinde ve olay sırasında sanığın eylemini kolaylaştırıcı yada mağdurun direncini kırıp, savunmasını etkisiz hale getirecek nitelikte suça yardım eden olarak katıldıklarını kabule yeterli kesin ve yeterli delil bulunmadığı halde bu suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde cezalandırılmalarına karar verilmesi, Yasaya aykırı ve sanıklar ..., ...ve... müdafiileri ile müdahil ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, bozma nedenine ve tutukluluk süresine göre sanık ...'nın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu yada hükümlü değilse derhal tahliyesi amacıyla yazı yazılmasına 08.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.