Başvurucu, alacaklı olduğu şahsın tapuya kayıtlı taşınmazının tapu sicilinde iki ayrı kişi adına tescilli gözükmesine rağmen temelde aynı borçluya ait olduğunu, Tapu Sicil Müdürlüğünce tapu kaydında isim düzeltmesinin gerçekleştirilmemesi nedeniyle alacağını tam olarak tahsil edemediğini, Maliye Hazinesi aleyhine açtığı tazminat davasının reddedildiğini belirterek, anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, yeniden yargılama yapılmasını veya tazminat ödenmesini talep etmiştir.
Başvurucu, alacaklı olduğu şahsın tapuya kayıtlı taşınmazının tapu sicilinde iki ayrı kişi adına tescilli gözükmesine rağmen temelde aynı borçluya ait olduğunu, Tapu Sicil Müdürlüğünce tapu kaydında isim düzeltmesinin gerçekleştirilmemesi nedeniyle alacağını tam olarak tahsil edemediğini, Maliye Hazinesi aleyhine açtığı tazminat davasının reddedildiğini belirterek, anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, yeniden yargılama yapılmasını veya tazminat ödenmesini talep etmiştir. Başvuru, 27/8/2013 tarihinde Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 10/1/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. İkinci Bölümün 29/1/2014 tarihli ara kararı gereğince başvurunun, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının 28/3/2014 tarihli görüş yazısı başvurucuya bildirilmiş, başvurucu vekili 22/4/2014 tarihli dilekçesinde, Adalet Bakanlığı görüşüne katılmadığını belirterek, başvuru dilekçesindeki iddialarını tekrar etmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: a. Başvurucu, Abdulhalim Ener isimli şahıstan olan alacağının tahsili amacıyla 2/8/1996 tarihinde, İstanbul İcra Müdürlüğünün E.1996/7622 sayılı dosyasında borçlu aleyhine, 150,00 TL asıl alacak ve 190,00 TL işlemiş faiz ile birlikte 340,00 TL üzerinden icra takibi başlatmıştır. b. Takibin kesinleşmesi üzerine, Ankara ili Çankaya ilçesi Yalıncak Mahallesi 27012 ada 2 parsel numaralı taşınmazın 600,00 TL bedelle, 27013 ada 1 parsel numaralı taşınmazın 665,00 TL bedelle ihalesi yapılarak satışa çıkarılmış ve başvurucu tarafından 7/7/1998 tarihinde alacağına mahsuben satın alınmıştır.c. Anılan icra takip dosyasında başka bir işlem yapılmadığı belirlenmiştir. Başvurucunun, icra yoluyla hisselerini satın aldığı taşınmazlarda Abdulhalim Ener ve Halim Ener ile başka şahısların hisseleri de bulunmaktadır. Başvurucunun borçlusu Abdulhalim Ener vekilinin talebi üzerine Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/7/1992 tarih ve 1992/486, K.1992/581 sayılı ilamıyla verilen, 27012 ada 1 parselin tapu kaydında “Halim, Hamdi oğlu” olan ismin “Abdulhalim Ener, Hamdi oğlu” olarak düzeltilmesine dair karar, 2/2/1993 tarihinde Tapu Sicil Müdürlüğünce tapu kaydına işlenmiştir. PTT Genel Müdürlüğünce, başvurucunun icra yoluyla satın aldığı parsellere yönelik olarak, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan kamulaştırmaya dayalı tapu iptali ve tescil davası sonunda, 8/10/1999 tarih ve E.1994/812, K.1999/712 sayılı kararla taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile İdare adına tapuya tesciline karar verilmiş ve anılan karar Yargıtay Hukuk Dairesince onanarak 9/11/2000 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu, icra yoluyla satın aldığı taşınmazlarına herhangi bir bedel ödenmeksizin İdare tarafından el konulduğu iddiasıyla Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2007/155 sayılı dava dosyasında PTT Genel Müdürlüğü aleyhine tazminat davası açmış olup, yargılama devam etmektedir. a. Başvurucunun icra yoluyla satın aldığı taşınmazlardaki diğer hissedarlar ve başvurucunun borçlusu Abdulhalim Ener, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davada, 8/10/1999 tarih ve E.1994/812, K.1999/712 sayılı dava dosyasında taraf teşkilinin hatalı yapıldığını ileri sürerek, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuşlardır. b. Başvurucu, yargılamanın yenilenmesi dava dosyasında borçlusunun da taraf olduğunu öğrenmesi üzerine, taşınmazları icra yoluyla satın aldığını ileri sürerek 1/7/2010 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan yargılamanın yenilenmesi dava dosyasına feri müdahil olarak katılmıştır. c. Mahkemece, 13/9/2012 tarih ve E.2008/333, K.2012/276 sayılı kararla yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.d. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 18/6/2013 tarih ve E.2013/6248, K.2013/12892 sayılı ilamıyla hüküm onanmıştır. a. Başvurucu, 30/3/2011 tarihinde, Maliye Hazinesi aleyhine Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada, 27012 ada 2 parsel ve 27013 ada 1 parsel numaralı taşınmazların tapu kaydına göre maliki gözüken Abdulhalim Ener ile Halim Ener'in aynı kişiler olduğunu, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle farklı kişilermiş gibi iki ayrı hisse oluşturulduğunu, borçlusu olan Abdulhalim Ener aleyhine yaptığı icra takibi sonucu yalnızca Abdulhalim Ener'e ait hissenin icra yoluyla satışının sağlandığını, Halim Ener isimli hissedarın, Abdulhalim Ener ile aynı kişi olmasına rağmen Halim Ener adına tapuya kayıtlı hissenin satışının gerçekleştirilemediğini, bu nedenle alacağını tam olarak tahsil edemediğini, tapu sicili doğru tutulmuş olsaydı, aynı kişiye ait iki ayrı kayıt olmayacağını ve hisselerin tamamı Abdulhalim Ener adına tescilli olacağı için yaptığı icra takibi sonucu satışı gerçekleştirilen hisse çok olacağından alacağını tahsil imkanı bulabileceğini, tapu sicilinin tutulmasında Devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, tazminat talep etmiştir.b. Mahkemece, 23/2/2012 tarih ve E.2011/172, K.2012/91 sayılı kararla; “başvurucunun Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/155 esas sayılı dava dosyasında PTT Genel Müdürlüğü aleyhine kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davası açtığı, bu dosyada Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/812 esas sayılı dava dosyasının 17/5/2007 tarihinden itibaren talep edildiği, davacının, davalının 25/7/2007 tarihli dilekçesi ekinde sunulan ve kendilerine tebliğ edilen yazıdan Asliye Hukuk Mahkemesi kararını öğrendiği, Mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyasının 17/5/2007 tarihinden itibaren birden çok defa Mahkemesinden talep edildiği, bu dosyanın 26/6/2007 tarihinde başvurucunun açtığı dava dosyasına geldiği, dolayısıyla başvurucunun 26/6/2007 tarihinde durumu öğrenmiş sayılacağı ve bu tarihten itibaren 1 yıldan fazla sürenin geçtiği, davacının sonradan haberdar olduğunu belirtmesi doğru olmadığı gibi, sonradan öğrenmiş ise bu durumun tamamen kendi kusurundan kaynaklandığı, ayrıca başvurucunun zararının taşınmazların satışının gerçekleştirildiği tarihte doğduğu ve o tarihten itibaren de 10 yıldan fazla sürenin geçtiği, yine Abdulhalim ve Halim Ener'in aynı kişi olduklarının 24/2/2009 tarihli yazıyla bildirildiği gerekçeleriyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine” karar verilmiştir.c. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 24/12/2012 tarih ve E.2012/13211, K.2012/28150 sayılı ilamıyla; “dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle temyiz itirazlarının reddine, usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına” karar verilmiştir.d. Karar düzeltme istemi aynı Dairenin 6/6/2013 tarih ve E.2013/9578, K.2013/11959 sayılı kararıyla reddedilmiştir. e. Karar, 31/7/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 27/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 22/11/2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir: “Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder.” 22/4/1926 tarih ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ittılaı tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz.” 22/7/2013 tarih ve 2013/5150 sayılı Tapu Sicil Tüzüğü’nün maddesi ile yürürlükten kaldırılan 18/5/1994 tarih ve 94/5623 sayılı Tapu Sicil Tüzüğü'nün maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Kanunlarda veya bu Tüzükte yazılı istisnalar dışında, yazılı istem olmadıkça tapu sicili üzerinde işlem yapılamaz.” 94/5623 sayılı mülga Tapu Sicil Tüzüğü'nün maddesi şöyledir:“Kütük üzerinde belgelere aykırı tescil veya yazımın düzeltilebilmesi için ilgililerin yazılı olurunun alınması ve yevmiye defterine kaydedilmesi gerekir.Belgeye aykırı yazımın veya tescilin düzeltilmesine, ilgililerden birisinin yazılı oluru olmazsa, müdür defterdarlık veya mal müdürlüğünden düzeltme için dava açılmasını, talep eder.Hazine avukatı bulunmayan yerlerde bu düzeltmeler için müdürlük tarafından re'sen dava açılır.İkinci ve üçüncü fıkralardaki durum, ayrıca kütük sayfasının beyanlar sütununda belirtilir.Kütük, yevmiye defteri ve yardımcı sicillerde belgesine aykırı olarak basit yazım hatası yapıldığının tespit edilmesi halinde, müdür tarafından nedeni düzeltmeler sicilinde açıklanarak, re'sen düzeltme yapılır.”