11. Ceza Dairesi 2012/5323 E. , 2012/14472 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek, kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet 1) Sanık hakkında sahte fatura kullanmak şuçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5271 sayılı CMK'nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, kamu davasının kaçakçılık suçu ve vergi tekniği raporlarına uygun olarak “2003 ve 2004 takvim yıl
**11. Ceza Dairesi 2012/5323 E. , 2012/14472 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek, kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet 1) Sanık hakkında sahte fatura kullanmak şuçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5271 sayılı CMK'nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, kamu davasının kaçakçılık suçu ve vergi tekniği raporlarına uygun olarak “2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek ve sahte fatura kullanmak” suçlarından açıldığı, her bir takvim yılının ve düzenlemek ile kullanmak eylemlerinin birbirinden bağımsız ve ayrı suçları oluşturduğu ve herbir takvim yılından ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde tek suç kabulü ayrıca sanığın her takvim yılında birden çok sahte fatura düzenlediği ve kullandığı bu nedenle ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında açıklandığı üzere faturaların adet ve tutarları, zarar miktarı, kastın yoğunluğu ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi ve 5237 sayılı Yasa lehe kabul edilerek zincirleme suç hükümlerinin 43. maddede belirtildiği üzere “1/4” yerine “1/6” oranında artırım yapılarak eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine: ancak; 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkranın diğer bentlerinde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyleeleştiriler dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2) Sanık hakkında defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hilesi yapmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hilesi yapmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 10.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.