12. Ceza Dairesi 2012/26623 E. , 2012/24531 K. Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Esas-Karar No : 2012/90 Değişik iş Haberleşmenin gizliliğini ihlâl etmek suçundan şüpheli ... Filiz hakkında yapılan soruşturma sonucunda Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15.11.2011 tarihli ve 2011/12914 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesince verilen 16.01.2012 tarihli ve 2012/190 değişik…
**12. Ceza Dairesi 2012/26623 E. , 2012/24531 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Esas-Karar No : 2012/90 Değişik iş Haberleşmenin gizliliğini ihlâl etmek suçundan şüpheli ... Filiz hakkında yapılan soruşturma sonucunda Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15.11.2011 tarihli ve 2011/12914 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesince verilen 16.01.2012 tarihli ve 2012/190 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın alenen ifşa eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklindeki 132/3. maddesi düzenlemesi karşısında, atılı suça ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına yarar delillerin etraflıca araştırılıp ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, “görüşmenin tarafı olmayan 3. kişiler tarafından kaydedilmesi durumunda atılı suçların gerçekleşebileceği” şeklinde yasal olmayan gerekçelerle ve eksik incelemeye dayalı verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 25.07.2012 gün ve 44078 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.08.2012 gün ve 2012/211022 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 132/1-1. cümlesinde tanımlanan haberleşmenin gizliliğini ihlâl suçunun oluşabilmesi için, belirli veya belirlenebilir iki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmemeleri gerektiği yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, gizliliği sağlamaya özen gösterip, elverişli araçlar (internet, telefon, telsiz, faks, mektup, telgraf, kağıt vb.) ve ortak semboller (söz, yazı, işaret vb.) aracılığıyla paylaştıkları bilgi, düşünce, duygu ve tutumlarının; özel hayata ilişkin olsun ya da olmasın, başka kişi veya kişiler tarafından, özel bir çaba gösterilerek, doğrudan veya dolaylı şekilde (zarfı açılmadan ışığa tutulan mektupta olduğu gibi), okunmak veya dinlenmek suretiyle öğrenilmesi gerektiği; aynı maddenin 2. cümlesinde ise, anlaşılabilir olsun ya da olmasın, başkalarının haberleşme içeriklerinin kaydı, yani; yazı, ses, görüntü, özel işaretler gibi ortak sembollerin, başka bir nesne üzerine taşınarak (örneğin; ses veya görüntünün, manyetik bant üzerine, yazının başka bir kağıt, defter vb. nesne üzerine geçirilmesi, kopyasının alınması, elektronik iletinin taşınabilir belleğe veya CD'ye aktarılması gibi işlemlerle) sabitlenmesi ayrı bir suç olarak düzenlenmiş olup, bu madde kapsamında yer verilmeyen kişinin kendisiyle yapılan haberleşme içeriğini kaydetmesi eyleminin, koşulları bulunduğu takdirde, 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2. cümlesi kapsamında; kişinin kendisiyle yapılan haberleşme içeriğini, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan aleni bir ortamda, ilgilisi veya ilgililerinin rızası dışında ifşa etmesi, yani; yayması, açığa vurması, afişe etmesi, ilan etmesi, kamuoyuna duyurması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunması eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 132/3. maddesi kapsamında değerlendirilebileceği anlaşılmakla; Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2012 tarihli ve 2012/190 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.